- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
12 Eylül ve milli irade

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
12 Eylül 1980’de Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Yıllarca sürecek karanlığın başlangıç noktasıydı bu tarih...
O günden sonra partiler kapatıldı, meclis feshedildi, yüzbinlerce eve baskınlar yapıldı, yüzbinlerce genç gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi ve onlarcası idam edildi. Kitapların suç unsuru sayıldığı, insanların ülke gündemiyle ilgili konuşmaktan korktuğu günlerdi.
Vahşi kapitalizmin acımasızlığını yoksul halk üzerinde uygulayacak koşulları oluşturmak için yapıldı 12 Eylül darbesi. Ülkenin içinde bulunduğu terör ortamı da gerekçe olarak gösterildi. Sadece siyasi partiler ve meclis kapatılmadı. Örgütlü toplum yok edildi; sendikalar da kapatıldı, işça hakları gaspedildi.
Sanki terörün suçlusu işçilermiş gibi...
1982’de de yeni Anayasa için (güya) referandum yapıldı. Ama referandum tarihine kadar Devlet Başkanı Kenan Evren şehir şehir gezip, yeni anayasanın ne kadar özgürlükçü olduğunu anlattı. Anayasa aleyhine konuşmak ve yazmak ise yasaklandı. Onlarca gazeteci ve aydın anayasa aleyhine propaganda yaptığı için tutuklandı.
Beklenen oldu ve yeni anayasa yüzde 91.37 oranında oy alarak kabul edildi. Hayır oyları yüzde 8.63’te kaldı.
Hafızam beni yanıltmıyorsa evet oyları için kırmızı oy pusulası, hayır oyları için de mavi oy pusulası kullanılıyordu. Oy pusulasının konulduğu zarf o kadar inceydi ki içindeki oyun rengi seçilebiliyordu. Bu da Cunta’nın halkı baskı altına alabilmek için kullandığı yöntemlerden biriydi.
Sonraki yıllarda iktidara gelen tüm partiler 12 Eylül Anayasası’nın anti-demokratik bir anayasa olduğunu, Türkiye’ye yakışmadığını söyleyerek özgürlükçü anayasa vaadinde bulundular. Ancak hiçbiri bunu yapmadı.
Çünkü hepsinin işine geldi 12 Eylül’ün baskıcı anayasası...
Bugün iktidarda olan AK Parti de özgürlükçü anayasa söyleminde bulundu 12 yıl boyunca. Ama her seçimden başarıyla çıktıkça baskıyı artırdı. Hem de “milli irade” diyerek.
Yukarıda ifade ettim; 12 Eylül Anayasası da yüzde 92’e yakın evet oyu ile kabul edilmişti. Yani “milli irade” orada da tecelli etmişti! Milli iradeye biraz da bu açıdan bakmak gerekmiyor mu? Çünkü milletin tamamına yakınının evet oyu verdiği anayasaya bugün söylediğimizi bırakmıyoruz.
İşin aslı elmayla armutu karşılaştırmamak lazım. 12 Eylül Anayasası’nın kabul edildiği dönemle bugünü kıyaslamak insafsızlık olur. Ne olursa olsun bugün muhalefet var, işlevi kalmasa da sendikalar ve sivil toplum örgütleri ile az sayıda bağımsız gazeteci ve aydınlar var.
Ama sandık konusunda biraz daha esnek olmak gerekiyor.
Sandıktan çıkan her şeyin mutlak doğru olduğunu kabul etmemek lazım.
Sandıktan çıkana saygı göstermek koşuluyla tabi ki...
Dileriz Türkiye bir daha 12 Eylül ve benzeri rejimleri yaşamaz...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












