• BIST 77.717
  • Altın 128,110
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3020
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

15 Temmuz gecesi düşündüklerim

18.07.2016 10:31
15 Temmuz gecesi düşündüklerim
Sedat Memili (özel)

BU TOPRAKLARDA ORDU MİLLET; MİLLET ORDU’DUR…

Erken uyumuştum. Önce İstanbul’da yaşayan kızım, sonra Ankara’da yaşayan oğlum aradı: “merak etmeyin biz iyiyiz” diye. Neden merak etmem gerektiğini anlamak için televizyonu açtım. Olayları daha duyar duymaz acı bir tebessüm geçti yüzümden.

Şaka değil, tebessüm kendi kendime gülmeye dönüştü.

Trajikomik olaylar yaşanıyordu. Kendini dünyayı korumak, düzene sokmakla görevli zannedenler yine Atlantik ötesinden Ortadoğu’ya burunlarını sokuyorlardı. Atlantik ötesini önceleri sadece ABD için kullanırdım, şimdi FETÖ Örgütü için de kullanmaya başladım.

Ancak üç beş dakika seyrettikten sonra, bu girişimin asla başarıya ulaşamayacğını hissettim.

Çünkü, her hareketin bir kokusu vardır.

Bu harekette bir “ihtilal” kokusu değil, bir “ihanet”,  bir “varoluş çığlığı” kokusu vardı.

Ben 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’de hava “ihtilal” ve “ölüm” kokuyordu. Bunda o kokuyu hissetmedim... Kendi kendime elbette ölenler olacaktır. Ancak bu hareketten bir şey çıkmaz, sabaha her şey düzelir diye düşündüm.

Olaylar ilerlerken, 12 Eylül saat 05.00’te anonslarla uyandığımız o sabah geldi aklıma.

12-eylul-askeri-darbesi-ve-35-yil-once-yasananlar18jpg-728x728.gif

12 EYLÜL’E GELİŞ

Bir sabah uyandım.

Daha doğrusu öyle zannettim. O sabahtan sonra uzun müddet uyutulacağımı bilmiyordum.

Radyoda Hasan Mutlucan; Önce rastlantı zannettim.

Ardından Müşerref Akay... Daha da ardından ; "Yüce Türk Milleti" diye başlayan nutuk.

Duyduğum nutka göre bu ülkeyi Atatürk bize emanet etmiş.

"Yüce Türk Milleti!" diye nutka başlayanların, bu emanete nasıl ihanet ettiklerini görme talihsizliğiyle yüzleştim.

Sokaklar bomboştu. Askeri araçlar devriye geziyor.

Belediye araçları da güvenlik nedeniyle halkın sokağa çıkmaması gerektiğini bağırıyordu.

Askeri darbe zamanlarında en iyi halk sokağa çıkmayan halktı.

En makbul insan ise konuşmayandı. Konuşan, makbullerde vardı elbette.

Havada "ihtilal" kokusu vardı. Bu kokunun ne kadar pis olduğu çok sonraları ortaya çıkacaktı.

Evet, sokağa çıkmayacaktık ama eşimin dişi ağrıyordu. Bir gece önce konuştuğumuzda onu diş doktoruna götüreceğime söz vermiştim.

12-eylülde-bu-resmim-yüzünden-problem-yaşadim.gif

İHTİLALLER İNSANA İNSAN OLDUĞUNU UNUTTURUR

İhtilallerde bütün sözler ertelenir. İhtilallerde insani bütün ihtiyaçlar askıya alınır. İhtilaller insana insan olduğunu unutturur ve insan gibi yaşama değerinin ne olduğunu anımsatır.

İhtilaller, sözünde durmamanın yasal gerekçeleridir.

Yerine getirilmeyecek yeni sözlerin verilmesidir ihtilal. İnandırıcılık için, namlular yeterliydi.

Demokrasilerle, tutulmayacak sözler ikna edilerek verilir; ihtilallerde yine tutulmayacak sözler, namlularla ikna edilir.

Demokrasi zamanının sözleri, ihtilalde namluya dönüşür.

KURŞUNUN ŞAKASI YOKTUR

Sözlerin şakası veya "pardon"u vardır; ama kurşunun şakası yoktu.

Ama eşimin diş ağrısının da şakası yoktu. İki sesin arasında kaldım.

Evren'in "Yüce Türk Milleti." ile eşimin "Ah! Dişim ağrıyor." Eşim sanki Vatan'dı.

Bir an vatanın dişi ağrıyor diye düşündüm. Evren ağrıyan dişi çekecekti.

Eşimin mikrop toplayan dişi abse yapmıştı. Evren de vatanda mikrop toplayan dişleri çekecekti. Sonra kafam takıldı. Mikrop toplayan dişler hangisiydi?

O zaman karpuzlar bile "solcu" ve "sağcı" olarak ikiye ayrılmıştı. Kimler temizlenecekti; solcular mı sağcılar mı? (Temizlemek; ne kadar kirli bir kelime)

Sağcılar, bu vatanı mikrop saydıkları solculardan kurtarmak için çalışıyorlardı. Solcularda aynı vatanı kurtarmak için mikrop dedikleri sağcılara savaş açmışlardı. Bu vatanı kurtarmak isteyenler, birbirlerini temizlerken, vatanda neler olup bittiğini kimse göremiyordu. Sonunda vatanı ele geçirmeyi başaran uluslararası şirketler, vatanı kurtarmaya çalışanları toptan temizleme girişimini başlattı.

Bu olay tarihe 12 Eylül olarak geçti.(Bu yazıyı 12 Eylül 2009’da yazmıştım.12-eylülün-paşalari-tarihe-kara-harflerle-geçtiler.gif

HİSSETMEYEN BİR TOPLUM

Vatanı kurtarmak isteyenlerin birbirlerine sıktığı kurşunlarla, Vatan’ı “vatanı kurtarmak isteyenlerden” kurtarmak için emniyet güçlerinin birbirine sıktığı kurşunlar havada uçuştu.

Ölenler öldü; kalanlar fark etti ki, kurşun onların hissetme duygularını kalbinden vurmuş.

Kurşunlananlar ölmüş, ölmeyenler ise hissetmez olmuştur.

Evet, şakasız hissetmeyen bir toplum olduk; örneğin artık hırsızlık seçim tercihlerini engellemiyor. İstismar, kayırmacılık, adaletsizlik, kendi lehine haksızlık bırakın karşı konulacak bir durumu tam tersine, ele geçirilmek ve sahip olunacak bir meziyet haline gelmiş.

Ölenler, öldükleri için hissetmiyorlardı; kalanlar da hayatta kaldıkları için hissetmiyorlardı.

Hissetmeden yaşayanların ülkesi olduğumuzu 15 – 20 yıl sonra fark ettik.

Coğrafyamızın bir geleneğidir; Hükümdara hata yapılmazdı. Hükümdara ve kararlarına karşı olmak günahların en büyüğü idi…

HATA YAPANLAR BESLENMEDİ

Hükümdara hata yapanlar beslenmezdi; beslenmedi de… (Birde asılmayıp beslenenlerin hikâyeleri yayınlandı. Keşke asılsaydık ta beslenmeseydik diye feryat ediyorlardı)

Hükümdar öylesine adi(l)di ki, bazen beslenmeyip öldürülecek olan küçükse, adaleti yerine getirerek, yaşları büyütüldü.

Çağ atladık dedi, bu karanlıklaştırılan topraklardan büyüyen siyasetçiler; doğruydu. 21. Yy’dan 15. Yy’a hızla geçiş yapmıştır. Bizim gibi, Köy Enstitülü öğretmenlerin yetişdiğdiği cahiller bu dönüşü anlayamadı. İmam Hatiplerden bu dönüşümü anlayan, yarım metre çaputla neremizi örteceğimiz konusunda yıllarca ahkam kesen profesörler yetişti.

Ama bu çaputla örtünenlerin, sosyal hakları, sigortalıkları, istihdam sorunları, insan yerine konmaları gibi onlarca sorun, bilim ile birlikte karanlığa gömüldü.

Görmek istemediklerimizi yaşarken, hayal ettiklerimizi ekranlarda izledik. Sanallaştı her şey.

Solon’dan beri yeni bir demokrasi çıktı; “Artık zincirlerimizi kendimiz seçecek kadar özgürdür…”045.gif

ZİNCİRLERİ SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜ

Zincirleri kırmak aklımızdan ve hayalimizden geçmiyordu; çünkü, cep telefonlarımız, kredi kartlarımız, Facebooklarımız ve laklakalarımızla o denli meşgulüz ki, özgürleşmek, zincirlerimizi kırmayı düşünmeye vaktimiz yok.

Ama övünecek başka değerler bulduk; benim zincirim seninkinden parlak…        

Ben, filanca cemaatin müridiyim, diye övünenler Türkiye’nin ne kadar demokrasiye yaklaştıklarını iddia ettiler; oysa iradenin teslim edildiği yerde demokrasinin olmayacağını unutmuştuk.

*

Evet, o 12 Eylül’dü…

Buna neden olanlar yatacak toprak bulamasınlar…

Ama onların da çığırtkanları ve savunucuları ve çanak yalayanları vardı elbette.

15 Temmuz Akşamı Türk Tarihi’nde yaşanmamış bir olay cereyan etti.

Ordu Halkın üzerine ateş etmişti.

Bu ihtimal dahi verilmeyen bir hareketti. Anadolu topraklarında “Ordu – Millet” ayırımı yoktur. Bu topraklarda ordu millettir, millet ordudur.

Ordu kalbine nişan almıştır.

İkinci önemli husus, millet namluların üzerine yürümüştür.

Dolayısıyla hissetmeyen toplum, hissetmeye başlamıştır.

12 Eylül tarafından katliama uğramış olan “Hissetme Duygusu” yeniden yeşermiştir.darbe-heveslilerine-ithaf-olunur.gif

KAFAMA TAKILAN

Bu hain girişim başarıya ulaşsaydı, acaba kaç dalkavuk, niteliksiz, kişiliksiz mahlukat birden dönüş yapıp, bu darbenin erdemlerini anlatacaktı? (Maalesef bunu bilmem imkansız.) 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim