- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
1683 Viyana Bozgunu ve Devlet Bahçeli

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Türk tarihinde “inad”, “sert”, kin tutucu”, “kalp kırıcı” gibi sıfatlarla anılır. Köprülü Mehmed Paşa’nın yetiştirmesi olup sonra da ona “damad” olmuştur.
1683 Viyana Seferi’ni büyük bir zafer kazanmak hülyasıyla zorla açtırmış ve Osmanlının yıkılışı da bu Viyana Bozgunu ile başlamıştır.
1683 Viyana Bozgunu’nun bütün sorumluluğunu Merzifonlu’ya yıkmak da haksızlık olur. Düşman ordusunun Tuna’yı geçişini “seyir eden” Kırım Hanı Murad Giray da en az onun kadar suçludur. Emrindeki 23.000 kişilik orduyu alarak izinsiz çekilerek ordunun arkasını açıkta bırakan Uzun İbrahim Paşa’yı da unutmamak gerekir.
Yenilgiden sonra Yanıkkale’ye çekilen Merzifonlu, burada Uzun İbrahim Paşa’yı idam ettirdi. İbrahim Paşa idamı hak etmediğine inanıyordu. Buna rağmen ölmeden önce kendisini idam ettiren Merzifonlu Kara Mustafa Paşa hakkında görevden alınmaması, bu kötü durumu ancak onun düzeltebileceği yolunda vatanseverliğin abidesi sayılabilecek güzel sözler söyledi[1].
Merzifonlu sefere çıkarken İstanbul’daki rakiplerini saf dışı etmeden çıkmak hatasını yapmıştı. Büyük Bozgun İstanbulda üzüntüye sebep oldu ise de Merzifonluya kılıç ve kaftan gönderilerek kendisine olan güvenin devam ettiği açıklanmıştı. Oysa ki düşmanları Kızlar ağası Yusuf Ağa ve Büyük Mirahur Boşnak Sarı Süleyman Ağa bu büyük fırsatı kaçırmak istemiyorlardı. Sadrazamın Budin’de kışlamak ve düşman saldırlarını durdurmak çabaları bunların işine yaradı. İstanbul’da istedikleri gibi fitne ateşini alevlendirdiler. Sadaret Kaymakamı unvanıyla Sadrazamın İstanbul’daki vekili olan Kara İbrahim Paşa üzerinde çalışmaya başladılar. İbrahim Paşa, Sadrazamın yetiştirmesi idi ve dolayısıyla en güvendiği adamlarından birisi idi. Ancak bu iki ağa “Sadrazam yapmak” vaadiyle onu kendi yanlarına çekmeyi başardılar. Bu gücü arkalarına alan iki ağa Sadrazamın idamı için ferman çıkartmayı başardılar. İddialarına göre bu kadar büyük bir yenilgi cezasız kalırsa devletin işleyişinde çok kötü bir örnek olur bundan sonra hiç kimse yenilmekten korkmazdı.
Kapıcılar Kethüdası Gazzâz Ahmed Ağa ve Çavuşbaşı Kadıköylü Mehmed Ağa büyük bir gizlilik içerisinde Belgrad’a doğru yola çıktılar. Yanlarında iki ferman vardı: Birinci fermanda Yeniçeri Ağası Bekrî Mustafa Paşa Nemçe serdarı olarak atanmaktaydı. İki ağa önce Yeniçeri Ağa’sının çadırına inerek durumu ona açıkladılar. Onu da yanlarına alarak Sadrazam Merzifonlu’nun çadırına girdiler. Gazzâz Ahmed Ağa, “mührün, Sancak-ı şerîfin ve emanetlerin” istendiğini bildirdi. Sadrazamın:
-“Bize ölüm var mı?” sorusuna ise:
- “Olmak gerek, Allah imandan ayırmasın” diye cevap verdi. Merzifonlu:
- Rıza Allah’ın” dedi. Vakit tam öğle vaktiydi. İzin alarak öğle namazını kıldı. Kendi eliyle kürkünü çıkarıp yerdeki halıyı kaldırttı. Cesedi doğrudan toprağa düşsün istiyordu.
Ona duyulan saygının bir ifadesi olarak başı kılıçla kesilmedi. Osmanlı şehzadeleri gibi boğduruldu.
Bir gün önce 200.000 kişilik ordunun komutanı olan, vezirler idam ettiren Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, İstanbul’dan gelen iki ağanın karşısında boyun eğip baş teslim etmişti. İstese iki ağayı da idam ettirip kesik başlarını İstanbul’a gönderebilirdi. Ama öyle yapmadı. Fermana itaat etti. Çünkü o fermanın padişahın fermanı idi. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de:
“Allah’a itaat ediniz, Resulüne itaat ediniz, Ulu’l-emre itaat ediniz” diyordu. Fermana itaat etmemek Allah’a baş kaldırmak demekti. Kaza ve kadere razı oldu. Celladın ipini boynuna geçirdi. Hiç telaş etmedi. “Bu dünyamı kayıp ettim, bari öbür dünyamı kayıp etmeyeyim” diye düşünüyordu.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa devletin başına çok büyük bir bela açmıştı. Bu hezimetten sonra Osmanlı’ya karşı bütün Avrupa’da “Kutsal İttifak” kuruldu. 4 cepheden birden saldırıya geçtiler. Osmanlı belini bir daha toparlayamadı.
Birçok tarihçi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın idamının yanlış bir hareket olduğuna inanmaktadır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idam edilmeseydi orduyu yeniden toparlayarak zararı en aza indirebilecek bir kudrette idi.
***
1 Kasım seçimlerinde büyük bir yenilgiye uğrayarak 80 milletvekilinden 40 milletvekiline düşen MHP lideri Devlet Bahçeli, gelen istifa taleplerini “bütün kadrolarıyla görevlerinin başında olduklarını” bildirerek cevaplandırdı.
Şimdi Bahçeli’yi “ayak divanı”na çağıranlar, “kelle isteyenler” “yeni bir genel başkanla” bu yenilginin yarasını sarabileceklerine mi inanıyorlar? Yoksa, “artık o gitsin de, kim gelirse gelsin” mantığı ile mi hareket ediliyor. Bahçeli, bu yenilginin acılarını saracak bir Merzifonlu Kara Mustafa Paşa olabilir mi? Yoksa bu kadar büyük bir yenilgiden sonra o makamda oturmaya hakkı olmayan bir işgalci mi?
Elbette bu soruların cevabını ülkücü hareketin çilesini çekmiş olan ve çekmekte olan kadrolar verecek. Hayatî kararın 300- 500 delegenin oyları ile değil de daha geniş bir tabanın katılımıyla verilmesi en doğru yol gibi görünmektedir. Aksi durum, “bu milletin çimentosu” olarak tanımlanan ülkücü kadroların iç çekişmeye sürüklenmesi gibi korkunç bir sonuç doğurabilir. Böyle bir şeyi de hiçbir vicdan sahibi ülkücü istemeyecektir.
Milleti suçlamak yerine milletin kararına saygı göstermek nasıl bir erdem ise, parti içi yarışmada da aynı demokratik tavrı sergileyebilmek büyük bir erdemdir.
Ne mutlu bu erdemi gösterebilen gerçek ülkücülere.
[1] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, III/1, 3. Bs., Ankara 1983, s. 458- 459.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir23 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












