• BIST 77.689
  • Altın 128,066
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3054
  • Adana : 36 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 30 °C

5. Yılında Suriye Devrimi ve Çanakkale

20.03.2015 06:43
Aziz Terzi / Yazar

Aziz Terzi / Yazar

 

 

 

4 yıl önce ihlâslı Müslümanların başlattığı Suriye devrimi, büyük zulümlere, işkencelere ve katliamlara tanık oldu. Bugüne kadar yüz binlerce Müslüman kardeşimiz şehit oldu. Kayıplar, işkenceye uğrayanlar, iffeti kirletilen Müslüman kadınlar ve daha niceleri. Yaşanan bunca acılara rağmen Suriye devrimi iman ve sabırla, azim ve hırsla devam ediyor.

 Suriyeli Müslümanlar, devrimin başladığı 2011 Mart ayından bugüne kadar, sadece katil Esed rejimini karşılarına almadılar. Amerika, Rusya ve tüm Batı’yı karşılarına aldılar. Esed’in destekçisi mücrim İran’ı ve Yahudi varlığı İsrail’i karşılarına aldılar. Suriye devrimine sırtını dönen, içlerinden Amerika ve Batı ile işbirliği yapan, devrime ihanet ederek kimin değirmenine su taşıdığı belli olan! sahte oluşumları da karşılarına aldılar. Suriye devrimini karalamak ve tüm dünyaya kötü göstermek için kesmekten ve yakmaktan başka bir şey yapmayanları karşılarına aldılar.

Peki, Arap Baharının yaşandığı ülkelerde süreci yönetmeyi başaran hatta tersine çeviren Amerika ve Batı neden Suriye’de hala mücadele ediyor?

Bunun nedeni, görmek isteyen gözler için gayet açık, çünkü Suriye Devrimi küresel güçlerin Büyük Ortadoğu planlarının bir parçası olmayı kabul etmedi. Suriye Devrimi, bunun tam aksine İslam’ın rayesini sağlam bir murabıt gibi ayakta tutmayı ve ümmete ışık olmayı seçti.

İşte bu sebeple Amerika ve Batının onlarca ülkeyi safına kattığı haçlı koalisyonuyla Suriye ve Irak topraklarına yönelik saldırı başlattı. Amerika’nın kurduğu bu haçlı ordusu, terörizmle mücadele adı altında her gün Suriye ve Irak topraklarında mazlum ve masum çocukları katlediyor.

Ayrıca yıllarca Amerika ve “İsrail” düşmanı olduğunu söyleyen ve Müslümanları direniş ekseni yalanıyla kandıran mücrim İran’ın, Suriye devrimi ile gizlediği çirkin yüzü ve gizli ortaklıkları meydana çıktı. Katil Beşar’ın dostu, dayanağı ve tedarikçisi olarak Müslümanları katlettiler. Amerika ile yaptığı gizli ortaklık artık herkes tarafından biliniyor.

Türkiye’nin ise, Suriye devrimini kuşatmak isteyen Amerika ile birlikte hareket ettiği artık ortaya çıktı. Türkiye’nin İslamcı! Yöneticilerinin Suriye halkının yanında olduğuna dair yaptığı ateşli konuşmaların sahada bir karşılığı olmadığı da görülüyor. Nasıl mı? Şu sorunların cevaplarını bana açıklayın bende size nasıl olduğunu anlatayım.

- Bombalar altında can veren kadınların ve çocukların feryatlarını işittiği halde harekete geçmeyen fakat bir türbenin yerini değiştirmeyi zafer sayan kim?

- Türkiye sınırının 500 metre ilerisindeki Atme kasabasına bomba yağdıran haçlı koalisyon uçakları nereden kalktı?

- Suriye Devrimi’nin önemli komutanlarının konumlarını bildiren koordinatları Amerikalı yetkililere kim verdi?

- Bir Amerikan planı olan eğit-donat projeni kim uyguluyor?

Sizler bu soruların cevabını düşünürken ben sizlere bundan tam 100 yıl öncesinden, Çanakkale devriminden o zamanın haçlı koalisyonuna karşı kazanılan büyük zaferden bahsetmek istiyorum.  Burada sözü Başbakan Davutoğlu bırakıyorum. Sayın Davutoğlu Şam'dan 6 bin, Halep'ten 4 bin şehit var. Nasıl o dönemde böyle bir kader birliğini Şamlı Halepli kardeşlerimiz bizimle yaptılar, biz de şimdi aynı kader birliğini onlarla yapacağız.” demişti. Çanakkale’de bizler o zamanın haçlı koalisyonuna karşı devrim yaparken 10 bin Suriyeli kardeşimiz bizimle beraber şehit olmuştu.

Yani tablo şu; bundan tam 100 yıl önce bizler, zamanın haçlı koalisyona karşı Çanakkale devrimini kazanırken bizlerin yanında olan Suriyeli kardeşlerimiz, Çanakkale devriminden 100 yıl sonra Suriye devrimini yalnız bırakan bizler!

Şimdi ben buradan Başbakan Davutoğlu’na sormak istiyorum; şimdi biz sizin sözlerinize mi inanalım yoksa yaptıklarınıza mı?

Son söz niyetiyle; evet bu ümmet kader birliği yapacak. Bu kaçınılmaz bir süreçtir. Çanakkale devriminde bir ve beraber olanlar Suriye devrimiyle başlayan bu süreçte de tekrar bir ve beraber olacaktır. Öyle görünüyor ki bu süreçte bazıları kaybedenlerden olacak.

Rasulullah (sav) buyurdu ki: "Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz.” (Buhari, Mezalim 3)

Aziz Terzi

m.azizterzi@gmail.com

@m_azizterzi

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim