51 Yıl Hapis İstemi!

Sadece gazetecilik yaparak skandal belgeleri kamuoyuna duyuran Mehmet Baransu, Arzu Yıldız ve Hüseyin Özkaya hakkında toplam 51 yıl hapis isteniyor. Siyasilerden ve hukukçulardan, açılan soruşturmalara tepki yağdı.
Gazeteciler Mehmet Baransu, Arzu Yıldız veHüseyin Özkaya yaptıkları haberler nedeniyle devlet kurumlarının hedefi oldu. MİT’in, Almanya’yı Türkiye’ye karşı savaşa tahrik etmekle suçladığı Özkaya hakkında 26 yıl hapis istemiyle suç duyurusunda bulunuldu.
‘Gülen Cemaati bitirme’ belgesi olarak tarihe geçen 2004 Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarını kamuoyuna duyuran Baransu hakkında Başbakanlık, MGK Genel Sekreterliği, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından yapılan 3 ayrı suç duyurusunda toplam 23 yıl hapis istendi. Bir kamu kurumundaki dinleme skandalını ortaya çıkaran Yıldız’a ise 2 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
TOPLAM 23 YIL İSTEDİLER
Fethullah Gülen Cemaati’ni bitirmeye yönelik kararların alındığı 2004 tarihli MGK belgesini haberleştiren gazeteci Mehmet Baransu hakkında Başbakanlık, MİT ve MGK Genel Sekreterliği ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu.
MGK, Baransu’nun TCK 329. maddesi kapsamında gizli belge yayınlama suçlamasıyla 5 ile 10 yıl arasında hapsini istedi. Başbakanlık, Müsteşar Efkan Ala hakkında yapılan haberlerle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemli dilekçe verdi. MİT de teşkilat kanununun 27. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle Baransu’nun 8 yıla kadar hapsini istedi.
MGK BELGELERİNİ YAYINLADI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararı vererek dosyayı gönderdiği Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu dün soruşturma başlattı. Cumhuriyet Savcısı Sıddık İlgar’ın, Baransu hakkında “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken belgeleri açıklama”, “Siyasal ve askeri casusluk” ve “Yasaklanan bilgileri açıklamak” suçlarından resen başlattığı soruşturma, görevsizlik kararı verilerek Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesi ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
BÖCEKLERİ HABER YAPMIŞTI
Gazeteci Arzu Yıldız, Türkiye Gazetesi’nde çalıştığı dönemde Başbakanlık’a bağlı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nda bulunan böcek adı verilen iki dinleme cihazının bulunmasını haberleştirdi. Yıldız hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin suç duyurusu ile İstanbul’da ‘soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçundan dava açıldı. Yıldız’ın 6 aydan 2 yıla kadar hapsi istendi.
‘Savaşa tahrik’ suçlaması
Taraf Gazetesi’ni Almanya Başbakanı Angela Merkel’i Türkiye’ye savaş açması için tahrik etmekle suçlayan MİT, haberde imzası bulunan muhabir Hüseyin Özkaya’nın 26 yıl hapsini istedi. MİT, “gizli” damgalı suç duyurusunda Özkaya’nın “Devlete karşı savaşa tahrik” ve “İftira” suçlarını işlediğini iddia etti.
Özkaya 5 ve 6 Ağustos’taki haberlerinde Almanya’nın kırmızı bültenle aradığı ve nükleer malzemeleri Türkiye üzerinden İran’a gönderdiği iddia edilen İran uyruklu Hüseyin Tandeh’in MİT tarafından Almanya’dan kaçırıldığı ardından da basit bir suçtan yargılanıp Almanya’ya iadesinin önlendiği iddia ediliyordu.
Ortada gizlilik yok ki
12 Eylül, 28 Şubat, Eşref Bitlis, Malatya Zirve cinayeti, Kozmik Oda ve Turgut Özal soruşturmalarında da haber yaptığını belirten Arzu Yıldız, hiçbirinde ‘gizliliği ihlal’ konusunda soruşturma geçirmediğini söyledi. “Basit dinleme olayında neden dava açılıyor” diye soran Yıldız, “Diğer soruşturmalarda kimse rahatsız olmuyor da bunda kim rahatsız oluyor ki gizliliği ihlal davası açılıyor? Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, olay başka parti için olsaydı suç duyurusunda bulunur muydu? Ortada gizlilik yok ki gizliliği ihlal de olsun” diye konuştu.
Gazeteci Zeyrek ceza almamıştı
Radikal Gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek, 2003 yılında yayınladıkları MGK belgesi nedeniyle 3 kişiyle birlikte 10 yıla kadar hapis istemiyle haklarında açılan davada ceza almadıklarını söyledi.
ÖRNEK 2 DAVA İLE BERAAT
Zeyrek, 2003’te dönemin Bağcılar Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır’ın MGK’nın ‘çok gizli’ damgası taşıyan ve Türkiye’nin hangi psikolojik harp yöntemleriyle yönetildiğini gösteren yönetmeliğini yayımladıkları için Radikal hakkında soruşturma başlattığını aktardı. Zeyrek, iddianamesini bile göremedikleri dava sürecini şöyle atlattı: “Hakkımızda ‘gizli belge’ yayımlamaktan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis istenen TCK 132/2 ve cezanın alt sınırını 3 yıldan 5 yıla çıkaran TCK 136/1 maddelerinden dava açılmıştı.
5 seneden fazla ceza almamız durumunda TCK’nın 33. maddesine göre babalık ve kocalık haklarından mahrum kalabilirdik. Benzer 2 ayrı örnek dava bulduk. Biri, bir meslektaşımızın ‘gizlilik’ dereceli bir belgeyi yayımladığı için yargılandığı davaydı. Mahkeme belgenin aslını devletin ilgili biriminden istemiş, ancak belge ‘gizli’ olduğundan orijinal belge mahkemeye göndermemişti.
Islak imzalı orijinali mahkemede olmayınca da mahkeme suçlamayı ‘gizliliği iddia edilen belge yayımlamak’ olarak değiştirmişti. Cinayet romanların ünlü repliğindeki ‘ceset yoksa cinayet davası da düşer’ sözü gibi ‘gizli’ belge mahkeme tarafından görülmediği için de meslektaşımız beraat etmişti. İİstanbul DGM Başsavcılığı hakkımızda soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.”
Uzmanlar ne dedi?
Fişleme suç yayınlamak değil
İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman: MGK kararlarının yayınlanması suç kapsamında değerlendirilemez. MGK’nın Anayasa’da yer alması antidemokratik bir durum. Kaldırılması gerekir. MGK’da hükümet yetkililerin bir kısmı ile askerler bir araya geliyor. Alınan kararlardan hükümet yetkililerinin hepsi haberdar olmaz. MGK toplantılarında gizli karar alınıyor. Burada esas olan MGK kararlarının yayınlanması değil bu karaların gizli alınmasıdır. Halktan gizli kararların alınması faşizan rejimlerde olur. Gizli olarak fişleme yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmalı. Fişleme suçtur. Bu kararın alınması ve açıklanmamasıdır suç olan ama Türkiye’de her şey tersine işliyor.
Asıl fişleyenler araştırmalı
Emekli Yargıtay Başsavcısı Reşat Petek: Özellikle 2011 yılından sonra yapılan fişlemelerle ilgili yayınlar üzerine yapılan suç duyurusunu basın özgürlüğü açısından doğru bulmuyorum. Çünkü gazeteci kaynağına ulaşır, haberini yayınlar. Buradaki devlet sırrı da MGK kararlarının gizliliği meselesi. Bu kurulun zabıtlarını tutan ve bu kurula katılan kişilerin sorumluluğunu gerektirir. Bu konu soruşturulmalıdır ama tahkikat bunu kim sızdırdı tahkikatı olmamalıdır.
Zira siyasi iradenin ‘insanlar dininden, inancından dolayı fişlenmeyecek’ dediği ve buna paralel siyasal düzenlemelerin yapıldığı dönemde kimdir devlet içinde devlet rolünü üstlenip insanları hala fişleyenler araştırılmalıdır. Asıl bunun soruşturulması lazım. Çünkü biz geçmişte TSK içindeki oluşumlarla ilgili bunları kim sızdırdı soruşturması yapıp da bu işi yapanlar hakkında idari soruşturma yapmayan askeri yetkileri de eleştirmiştik.
Türkiye’de basın özgürlüğü diye bir şey yok
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto: DGM’lerin olduğu dönemde de bir meslektaşımız hakkında soruşturma açılmış ve arkadaşımıza 4 yıl ağır hapis cezası verilmişti. Daha sonra Yargıtay bu kararı bozmuştu. Şimdi ‘Devlet sırrı’ deniliyor ama evraklar bürokraside elden ele dolaşıyor. Böyle garip bir durum varken gazetecilere yayınladı diye soruşturma açılması kabul edilemez. Türkiye’de gazetecilerin her yazdığı tehlike altında. Maalesef yasalar da buna çok müsait. Artık şunu söyleyebiliriz; basın özgürlüğü açısından kaygı duymuyoruz çünkü; Türkiye’de basın özgürlüğü diye bir şey yok.
‘Gerçekleri halktan saklama girişimi’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski bakanlardan Mehmet Gölhan’ın cenaze töreninin ardından soruları yanıtladı. Taraf gazetesi ile gazeteci Mehmet Baransu hakkında Başbakanlık, MGK Genel Sekreterliği ve MİT Müsteşarlığı‘nın suç duyurusunda bulunduğunun hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
DEMOKRATİK BİR HAK
“Gazetelerin ve gazetecilerin özgürlüğünü sınırlarsanız halkın haber alma hakkını sınırlamış olursunuz. Taraf önemli bir gazete, yayın yapıyor. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Ama gazetecilerin özgürce yayın yapmaları demokrasinin temel koşullarından birisidir. Buna herkesin özen görmesi lazım. Suç duyurusunda bulunulması, iktidarın halktan gizlediği bazı gerçeklerin, halk tarafından öğrenilmesini önlemeye yöneliktir. O açıdan doğru bulmuyorum.”
CPJ: Belgeler suç teşkil etmez
Merkezi New Yok’ta bulunan uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Taraf Gazetesi ile gazeteci Mehmet Baransu hakkındaki suç duyurusuna sert tepki gösterdi. Taraf’ın yayınlamış olduğu MGK kararlarının Türk toplumunun tamamını ilgilendirdiğini belirten CPJ İdari Müdürü Joel Simon, “Halkı ilgilendiren şeyleri yayınlamak gazetecilik görevi ve sorumluluğudur” dedi.
Taraf’a yapılan suç duyurusunu, “halkın bağımsız haber alma özgürlüğüne bir engel’’ diye yorumlayan Simon şöyle devam etti: “Hükümetin tavrı benim için sürpriz olmadı. Belgenin doğruluğundan şüphe yok; işte bu sebeple daha fazla zarar verme potansiyeli olduğu düşünülüyor. Çok açıkça görülüyor ki, belgenin yayınlanması onlar için bir utanç olmuş ve buna çok kızmışlar. Hükümetin tavrı çok kışkırtıcı. Yapılan sadece bir gazetecilik. Saygı duyulmalı.”
TGF: Börtü böcek haberciliği isteniyor
Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Atilla Sertel, Taraf Gazetesi ve Mehmet Baransu hakkında suç duyurusu için “En yüksek makamlar aracılığıyla basın özgürlüğüne ağır bir darbe daha vurulmuştur” dedi.
Sertel, yaptığı yazılı açıklama şunları söyledi: “Mehmet Baransu’nun yaptığı ‘bavul gazeteciliği’ni uygun bulmasak da kamuoyuna yansıyan iddialar haberciliktir. Başbakanlık, MGK ve MİT’in bu haberler hakkında suç duyurusunda bulunması ise tam anlamıyla basın özgürlüğüne darbedir. Bunun temelinde; gazeteciler arasına yeni bir korku daha salmak, gazetecilerin ve dolayısıyla toplumun gerçekleri öğrenmesinin önüne geçmek, bunun yerine suya sabuna dokunmayan börtü böcek ve magazinsel haberlerin yapılmasını istemek vardır.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












