• BIST 77.779
  • Altın 128,105
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

AbdulCAMBAZ ve İki “M”

09.06.2014 09:52
AbdulCAMBAZ ve İki “M”
A.Kadir Tunçer'in kaleminden

 

Genellikle meramımızı daha iyi, daha seri ve daha geniş bir kitleye anlatabilmek için bu tür atraksiyonlara ihtiyaç duyuyoruz. Bu tarz yöntemleri uygulamak, hem meramınızı daha geniş kitlelere ulaştırıyor, hem de nispeten de olsa kamuoyu adına amacınıza ulaşabiliyorsunuz.

Sizin anlayacağınız; biz yazarların sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir “Kelimelerle raks!

Gelelim meramımıza!

İki “M” nin ilkinden kastımız Mısır’dır!

Orada yaşananları en iyi anlayacak milletlerin başında biz geliyoruz. Ülke ve toplum olarak yaşadığımız ve yaşatılmak zorunda bırakıldığımız onlarca “darbe”nin ardından, Mısır’da yaşananlar öyle çok izah gerektiren bir durum değil bizim için… Ne de olsa aşinayız biz darbelere! 

Vesayet; Türk Dil Kurumu’nda  “vasilik” olarak tanımlanır. Bizim anlayacağımız şekli ise; himaye altında olmak/almak demektir. Bir devletin herhangi bir kesim ve/ya gurubun vesayeti (himayesi) altına girmesi, açık ve net olarak özgür iradesini ipotek altına sokması anlamına gelir.

Mısır’da 03 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleştirilen, AbdulCAMBAZ el SİSİ imzalı bir askeri vesayet halinden söz ediyoruz!  ABD, Suudi Arabistan ve İsrail onaylı, BM ve AB’nin görmezden geldiği ve Müslümanların başına oynanan çirkin bir oyun! Oligarşinin ve monarşinin hâkim olduğu Müslüman coğrafyalardaki süfli anlayış mensuplarının ve hegemonyaların korkulu rüyası haline gelen “Arap Baharı” fırtınasının önüne set olarak çekilen, planlaması önceden yapılan/yaptırılan ve emperyalistlerin meşhur bir “B Planı” olarak gerçekleştirilen askeri bir devrim!

Yaşanan ve yaşanmakta olan; “demokrasi elbisesi” giydirilmiş acımasız cellâtların zulüm ve entrika kokan çirkeflikleri hepinizin malumu! Sisi’nin uluslararası camia nezdinde, elini ve ‘kabul edilebilirlik’ hamlesini güçlendirmek için ardı ardına aldırdığı insanlık dışı toplu idam kararları, politik ve diplomatik hedefler içeren, sindirme ve korku amaçlı stratejik, son derece acımasız ve çirkef kokan hamlelerdir. İnsan hayatı üzerinde pazarlık yapmak; çirkinlik ötesi bir durumdur!

Meseleye dini açıdan bakılması kadar, insani ve vicdani pencereden de bakılması gerekmez mi? Peki nerede İnsan Hakları Savunucuları? Bir ağaç için önemli ve gerekli olarak görülen bir eylemi, bir değil, yüzlerce, binlerce insan için gereksiz görmeyi aklın, vicdanın ve savunulası değerlerin neresine oturtabilirsiniz? Hak savunuculuğunu; diyelim ki dini hassasiyeti yoğun olan kesimler yapınca  “öteki”, kendileri yapınca “bizimki” oluyorsa, “adalet, eşitlik, özgürlük ve insanlık” kavramlarımızı yeniden sorgulamamız gerekir!

Tam da bu noktada; STK’larımız üzerlerine düşeni yerine getirme derdinde olmalı! Doğrusu AS PLATFORM, ADYAR, ÜLFET, AGD gibi bazı sivil toplum kuruluşlarımız kendi çaplarında takdire şayan gayretlerin içine girdiler. Yeri geldiğinde ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar ama maalesef “olması gereken” karşılığı bulduklarını söyleyemem. Bunda hepimizin eksik ve yetersiz yaklaşımının çok büyük etkisi ve katkısı var! Bireyden topluma gidilen yolda; “katılımcı payımız” sınıfta kalacak cinsten! Bu konu; kendi iç dinamiği içinde açıklık isteyen pek çok değişik mevzu barındırıyor.

Meramımızın ikinci “M”sine gelince…

“Nerede olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana!” muhteşem sloganları, gerek ülke içinde ve gerekse uluslararası platformlarda gerçekleştirdikleri sayısız ve önemli icraatlarla diyebilirim ki, Toplumumuzun övünülesi yüz akı oldular! Mazlumder!

Pek çok olayda olduğu gibi Mısır konusunda da defalarca eylem yaptılar ve yapılanlara iştirak ettiler. 5 gün süren ve son günü 9/Haziran, P.Tesi günü akşam saatleri bitecek olan İdamlara karşı Mısır Halkına Destek için karikatür ve resim sergisi düzenledi. 5 Ocak Meydanında.

Bilinç; aktifleştikçe bilenir. Bunun da en sağlıklı ve etkin yöntemi, katılımcılık anlayış ve ruhudur! Bizler; maalesef mazeretleri bol bireyleriz. Konu; konuya ne kadar “imtihanımız” boyutu ile baktığımızla ilgilidir. Bu yazı ile serginin kapanışına denk gelen günde, bir nebze de olsa “bilinç açılışı”nı sürdürmek istedim.

Sıkıntılarımız çok! Aslında sıkıntı akılsızlıkta değil, daha çok ve kalpsizlikte galiba!

Sevgi ile Kalın…

akt

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim