Acılardan Doğan Bir Bilge!

Memleketin yüreği yandı kavruldu. Analar, babalar kendi kızları olarak kabul ettiler. Kardeşler kardeşleri olarak. Özgecan'ın hanelere şıvan olarak düşen dramı, bir ağıt oldu düğümlendi boğazımıza. Ölen bizdik, ölen kızımızdı, ölen kardeşimizdi.
Her felaket bir kahramanı doğurur demişler. Kahramandan da öte bir bilgeye tanık olduk. Tüm acılarına rağmen yüreğinin derinlerinden akan merhamet pınarının sesini dinleyen bir baba.
Bin yıllık Anadolu topraklarının damıtılmış bilgeliğini gördük Özgecan'ın babasında. Vakur ve ne konuştuğunu bilen bir adam. En derin sosyolojik ve psikolojik tahlilleri yaşayarak bize hal dili ile anlatan bir baba. Bakmayın siz medyada yer alan gerçeğin özüne inememiş unvanı uzun adamların köksüz yorumlarına. Olay olup bittikten sonra "hele bir çocukluğuna inelim" tarzı değil beklediğimiz. Bize lazım olan hayatın içinde, hayatın kitabını yazmak. Suçu birilerine yıkma kolaycılığına kaçmadan. Yaranın dibinin derinine inebilmek.
“Özgecan dünyanın en ünlü psikologu olmak isterdi. Sanırım bir şekilde de; böyle bir şekilde de olsa, oldu gibime geliyor” sözleriyle büyük bir mesaj veriyor baba Mehmet Aslan. Yaşayarak anlatılan öykülerin olağan üstü etkileme gücü vardır. Hayat acılardan ders almayı gerektiren en büyük okuldur.
Ülke topraklarında yüreğinde merhamet taşıyan, insanlığını unutmamış, her şeyi siyasi malzeme konusu yapmayan, mezhep tüccarlığı yapmayan, insan olan herkese Özgecan ve babası en büyük psikoloji kitabını sundular. Yapraklarının arsasındaki güllerin canla, canla beslendiği büyük bir hazine sundular.
Canımızdan can alanlara inat, canımıza can verdiler.
Özgecan'ın babasının insanlığa anıt gibi yükselen cümlelerini aklımızın bir köşesine kazımamız lazım.
“Yürüyenler, bağıranlar, yazanlar, çizenler hiç kimse nefreti ve şiddeti dile getirmesin. Bunlar konuşuluyorsa hala başka Özge’ler ve başka meleklerin kanatları da kırılacak. Bütün meleklerin bu ülkede yaşama hakkı var. Her çocuğun ilk öğretmeni anne ve babasıdır. Ben fakirlerin fakiri, gariplerin garibi bir insanım. Bir insana yapılan kötülük bütün insanlığa yapılmıştır. Kızımla hayalimiz aynıydı. İnsanların bilinç seviyelerinin yükselmesini istedik”
“Dünyayı değiştirmek için var gücüyle çalışan devlet adamları ve siyasetçiler var. Ben şunu öğrendim, dünyayı kimse değiştiremez. Değiştirmek istiyorlarsa bunun bir tek yolu var. Eğer kişi kendini ve düşüncelerini değiştirirse, karşıdakine, arkadaşına, dostuna, erkeğe, kıza, küçük ya da büyüğüne kin gütmeden sevgiyle, saygıyla, merhametle şefkatle yaklaşırsa dünya değişmeye başlar. İyiyi, doğruyu, güzeli yapabilmek için sabah kalkıp işlerine okullarına gidecekler, giderken ‘Ben bugün insanlara nasıl yardımcı olabilirim?’ diye sorsunlar”
“Bu memlekette artık ikilik olmasın. Memlekette herkes bir şey söylüyor; biz ne ocuyuz, ne bucuyuz, şanı yücelerden yüce olan Türk milletinin bir ferdiyim, evladıyım. Allah devletimize zeval vermesin. Güzel gönüllere sahip olan bu milletten Allah razı olsun. Ben milletimizden çok şey bilmem, ama Ma’un Suresi’ni, Ali İmran Suresi’nin 103. ayetini ve Asr Suresi’ni okumalarını tavsiye ediyorum. Bu ayetler bana göre çok önemli”
Aslan, “Doğru yolu bulmak, doğru yolu seçmek, doğru yolda yürümek çok zor. Malum, dünya geçimini sürdürmek için çalışıyoruz. Gözümüz körleşiyor, kulaklarımız sağırlaşıyor. Bütün dünyada Şahmeran’ın yavruları kol geziyor. Herkes kalbindeki sesi iyi dinlesin. Bana yıllarca neler olabileceğini anlattılar ama ben anlamadım. Gözlerim kör, kulaklarım sağır vaziyette dünyanın peşinde koştum durdum. Elbette ki çalışacağız, memleket için, ailemiz için, çocuklarımız için ama arada sırada da şöyle bir durup düşünmemiz lazım”
Bu işte, insanlık bu, bilgelik bu. Babalık bu.
Mehmet Beyi dinlerken Yedi Güzel Adam dizisindeki Yemenici Abi'yi dinliyormuşum gibi hissediyorum. Bazen Mehmet bey Yemenici oluyor, bazen Yemenici Mehmet Bey oluyor.
Gerçek olan şu ki; bu toprakların damalarından akan merhamet pınarları bu insanlar. Bakmayın siz Özgecan adına abuk sabuk eylem yapanlara. Bu toprağın senin dinlemek uzak diyar adaletlerine öykünenlere.
Gerçek olan bir şey var; kendimiz olmak ve değerlerimize sahip çıkmak. İnsan olduğumuzu unutmamak. Mücadele ettiklerimizin bile var oluş haklarının olduğunu asla unutmamak. İyiler omuz omuza saf tutarlarsa kötüler, kötülük yapacak cesaret ve alan bulamazlar.
Dileğim; başka Özgecan'lar olmasın.
Başka analar, babalar ağlamasın.
Başka yürekler dağlanmasın.
Benim başıma gelmez vurdumduymazlığı bizi gaflete sürüklemesin.
Ders alalım Özgecan'dan.
Ders alalım Mehmet Arslan'dan.
Selam sana acıların doğurduğu çağın bilgesi.
Allah sabrına Asr suresinin gücünü katsın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












