- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
'Adana algısı' için

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Adana algısını/imajını değiştirmek, yüceltmek ve geliştirmek gereklidir.
Dünyanın şehirleri ve şehirlerin dünyası vardır. Kimi coğrafyanın nimetiyle kimi tarihi, turistik ve kültürel özellikleriyle öne çıkar. Bazısı arkeolojik özellikler barındırır. Yapılmış modern, teknolojik hizmetler şehirlerin tanınmasına vesile olur. Avrupa’nın bazı şehir girişlerinde, şehir amblemlerinde “üniversite şehri” diye ek ibareler yazılmıştır.
Savaşlarda çok tahrip edilmiş, arkeolojik kalıntısı zengin ve korunmuş, doğa harikasının içinde konumlanmış, bilgi ve sanat merkezi olmuş, keşiflerin yapıldığı üniversiteler, uydu rampaları ve rasathanelerin bulunduğu şehirler ünlüdür.
Bölgelerin istasyon merkezleri, askeri garnizon şehirler, savaşlarda stratejik şehirler, devrimlere, yıkımlara merkez olmuş şehirler, Waşington ve Leningrad gibi şahısların isimleriyle anılan şehirler ünlü olurlar.
Kültür merkezleri, spor kulüpleri, yarışmalar, kültürel etkinlikler nedeniyle şehirler anılır ve görülür. Şehirler küçük ve fakat sihirli, efsunlu bir havaya sahip olurlar. Yılda bir yapılan etkinlikler, bu şehirleri, güzellikleri tanımaya vesile olur. Gıda ve beslenme özellikleri bakınmandan da şehirler, bölgeler dikkat çeker.
Önemli olan, şehirdeki bölgedeki insanın böyle algılaması değildir. Önemli olan başkasının bu kanıda olmasıdır. Yoksa kendi söylemiş ve kendi dinlemiştir.
Günümüzde insanlar pozitif değerlerle öğünmektedir. Biz şöyle bir ordu idik, şu kadar askeri yendik dönemi geride kalmıştır. Gerçi bu da bir özelliktir ve hem her halkta bulunmayan bir karakterdir.
Büyük tiyatro yazarı Bertolt Brecht’in şöyle bir ikili konuşması var:
-Ne mutluyuz, bizim kahramanlarımız var.
-Ne kara bahtlıyız ki kahramanlara muhtaç oluyoruz.
İşte böyle.
Ama “düşmez-kalkmaz bir Allah” denmiştir. Zor durumda bir kurtarıcının çıkması ve milletin onun çevresinde kilitlenmesi, kaderleri birlemesi ve kurtuluşa ermesi, ruhumuzda yüce yankılar uyandırmaktadır. Hamd olsun ki böyleleri eksik olmamıştır.
Ama bu durum, bir noktaya dikkati çekiyor: Uzun soluklu, çatışmasız bir yönetimi, ortamı kurup sürdürülemediğine de işaret etmektedir.
Asıl olan barıştır. Barış içinde anlaşmak ve özgür kalmak, refahı bölüşmektir. Acıyı, zahmeti, ölümü bölüşüyoruz da maddi refahı bölüşmekte, hakka riayet etmekte cimri davranıyoruz. Bunun ve buna benzer eksik konuların öne çıkarılıp düzeltilmesi için bir kültür programına ihtiyaç vardır.
Bizim bir Kültür Bakanlığımız var, resmi işlemler yapıyor, diğer kurumların çalışmalarına destek oluyor. Bazı turistik yörelerin arkeolojik, tarihi eserlerini onarıyor. İyi güzel de kalplerdeki, dillerdeki eksiği kim onaracak, düzeltecek?
Milli Eğitim, okulların tedris programı ve öğrencilerin yönetimi ile meşgul. Bunca yıl okuma ve eğitim çalışmalarının eserini, izlerini maalesef sokakta göremiyoruz. Kişilerin davranışları, ellerlindeki diplomalara göre farklı ve yetersiz.
Yaşama sevinci verecek, insanı araştırmaya, kültürel bölüşmeğe ve birlikte çalışıp bilgilenmeğe itecek bir teşvik uygulaması yok. Herkes kendi muhatabıyla ve resmiyetin istediğini yapmakla meşgul. Bunlar elbette gerekli ve fakat hani halka ait ve onu önceleyen uygulamalar, programlar, etkinlikler nerede?
Belediyelerin kültür hizmetleri de var. Ama halk katında bir etkinlik görülmüyor.
Belediyeler, şaibelere kaynak olan masraflı büyük etkinlikler yapıyor. Kış ayazı gibi, gelip geçiyor ve sonrasında bir ton dedikodu. Bölgede, şehirde yaşayan, kültür emekçilerine yer ve imkân yok. Herbiri, kendine göre birkaç kişi belirliyor ve dostlar sahnede görsünler isteniyor.
Bunlar genel ve ülke kültür politikası açısından ortak ve önemli konular.
*
Adana, aslında bir kültür, barış ve birlikte yaşama şehridir.
Ne yazık ki basında, medyada negatif unsurlarla öne çıkmaktadır: Adliye savaşları, uyuşturucu ve fuhuş olayları, kumar kavgaları vd. Bu olumsuzluklar ülke genelinde kıyaslanarak bir sonuca varmalı. Nedenleri saptanıp, hal çareleri bulunmalıdır.
Bunlar toplumsal sorunlardır. Başka şehirlerde “Adanalıyız” denildiğinde, “Oo, Adanalı” deyip bizi süzmekte, davranışımızı adeta yargılamaktadır. Kimisi açık söylüyor; “Adanalı kavgacı ve Allahsız olur”.
Ben bu söze ve imaja itiraz ediyorum. “Mert” olarak bilinmek varken, niçin kavgacı ve ortaklık kurulmaz, şüpheli olarak anılsın, bilinsin. “Adana kirli şehirdir, içinde herşey var” ifadesi hangimizi incitmez. Televizyonlara haber olan adliye kavgaları hangimizi üzmez. Hele son zamanlarda hepimi zi kahrettiğine inandığım ”swing tipi fuhuş” haberleri. Yani korsan/kaçak evlilik(!?)lerle toplu ne partileri.
Bu olumsuz haberler, yapılan güzel işleri de gölgeliyor.
Adana’da gerçek ve güzel imajın/algının öne çıkası için; resmi, sivil kuruluş ve ilgili şahısların bir program içinde etkinlikler düzenlemesi ve bunu halka ulaştırması şarttır. Festivaller, yerel değerleri öne çıkarmalı, bunlara destek olmalı ve imkânlar sağlamalıdır. Şu kadar yazar, çizer, sanatkâr, şair, hatip, âşık vardır. Bunlara bir tanışma mekânı sağlanmalı ve her zaman açık bulundurulmalı. Tiyatro etkinlikleri Belediyelerce finanse edilip gösterileri sağlanmalıdır. Yazarların kitapları alınıp Fuarlarda sergilenmeli, imza gün ve saatleri yapılmalı, Belediye-Valilikçe satın alınmış kitaplar ücretsiz okullara dağıtılmalıdır. Yerel yazar-çizer grupları, basında ve TV’lerde, yüksek “Adana algısı” için halkla sohbetleri temin edilmelidir.
Bu şehrin(Adana), Çukurova’nın tüm güzelliklerini, sıcak sevgisini, turuncunu, ovalarını, dağlarını, nehirlerini, üveyiklerini, geyiklerini, âşıklarını, yiğitlerini, kalem erbabını, tarihini, kalelerini, tüm insanlarını; hepsisini, hepsini işleyip tanıtmalıyız. “Hepimiz Adanalıyık”.
Özellikle kitap Fuarları, Adana için bir tanıtım platformu olarak kabul edilmelidir. Adana bu imkânı kullanmak ve imajını/algısını layık olduğu yüksek makama getirmelidir.
Not: 9.Adana Kitap Fuarı etkinliklerine(09-17 Ocak 2016) katılanları selamlıyor ve kutluyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












