- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
“Adana Ermenileri” veya “Erȃmine-i Acem”

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
1915… Türk Milletinin I. Dünya Savaşı’nda ölüm-kalım yılları. 1911- 1912 Balkan Savaşları; Trablus ve Libya Savaşı... Bu savaşların doğurduğu yaralar henüz sarılmamışken birden bire kendimizi içerisinde bulduğumuz Cihan Harbi. 15 yaşındaki çocukların bile cepheye gönderildi yıllar…
İşte Ermeniler, Millet-i sȃdıka diye bildiğimiz Ermeniler böyle biz zamanda ortaya sürüldüler. Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmak için bir bahane olarak görülen ve zaman zaman kışkırtılan Ermeniler, bu sefer de Ruslar tarafından Osmanlılara karşı yardımcı asker olarak kullanıldı. Ordularımızın cephe güvenliği tehlikeye girince alınan bir kararla Osmanlı ülkesinin başka taraflarına zorunlu göçe tabi tutuldular.
Burada iki noktaya özellikle dikkat etmek gerekiyor: 1. Osmanlı Ermenileri sınır dışı edilmemiş, ülkenin diğer kesimlerine Irak ve Lübnan gibi topraklara gönderilmişlerdir. 2. Zorunlu göç sırasında Osmanlı askerleri yol güvenliği için gerekli tedbirleri almışsa da bu tedbirler savaş şartları içerisinde yetersiz kalmıştır. Bundan yararlanan bir kısım aşiretler tehcir kafilelerine saldırarak zarar vermişlerdir. Burada Osmanlı askerleri tarafından yapılan bir saldırı değil, eşkıya çeteleri tarafından yapılan saldırı söz konusudur. İşin ilginç olan yanı ise bu saldırıları yapan eşkıya çetelerinin daha sonra Ermeniler tarafından taşeron olarak kullanılmaya başlanmış olmasıdır.
XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti asker ve vergi problemlerini çözmek için Nüfus Sayımları yaptırmaya başladı. 1831 yılında yoğunlaşan bu sayımlarda sadece erkek nüfus sayılmaktaydı. Bütün erkek nüfus, 1 aylık olan da; 125 yaşında olan da bu defterlere yazıldı. Amaç vergi ve asker almak olunca Müslim ve Gayrımüslim bütün çocuk ve yetişkin erkekler tek tek, adı, baba adı, aile lakapları, vücut özellikleri ile yazıldı. En alta da kaç yaşında olduğu kayıt edildi: Sinn (yaş): 5, sinn: 47, sinn: 84 gibi. İşte bu Nüfus Defterleri’nden yararlanarak erkek nüfusun etnik yapısını, yaş kategorilerini kolayca tespit edebilmekteyiz.
BOA, 3699 nolu Adana Nüfus Defteri, Mahalle-i Akça Mescid içerisinde yaşayan Ermeni milleti.
Fransız Vital Cuinet 1891 yılında yayınladığı kitabında ana kaynak olarak bu Nüfus Defterlerini ve bunlara dayalı olarak hazırlanmış olan Vilȃyet Salnȃmeleri’ni kullanmıştır[1]. Cuinet, Adana Vilâyeti'nde 158.000 Müslümana karşılık çeşitli mezheplerde 173.389 Hristiyan ve 72.050 inancı bilinemeyen kimsenin olduğunu iddia etmektedir. Cuinet'nin bu tablosunda, Tahtacı diye anılan Torosların Türkmen toplulukları bile inanışı belli olmayanların arasına konularak Müslümanların sayısı kasıtlı olarak düşük gösterilmiştir. Cuinet'nin rakamlarını yüzde cinsinden ifâde edersek toplam nüfusun % 42,9'u Hristiyandır.
XVI. yüzyıl Osmanlı Tahrir Defterleri verilerine göre Adana sancağında yaşayan Ermenilerin toplam nüfusa oranı % 2 civarındadır. Adana’nın 28 mahallesinden birisi “Tȃ’ife-i Ermeniyȃn” olarak kayıtlıdır. Şehirde yaşayan Ermenilerin tȃ’ife olarak kayıt edilmeleri vergi ve cizye toplanması ile ilgilidir. Aslında Ermeniler Tepebağ, Kayalıbağ gibi mahallelerde yaşamakta, çoğunlukla Adana çevresindeki bahçelerde sebzecilik ve meyvecilik yapmaktaydılar.
Şehir merkezinde yaşayan bu Ermenilerden başka Milvan, En-nahşa, Parsıbeyt gibi kalelerde Ermeniler yaşamakta ve kalelerin bakımı ile görevli bulunmaktaydılar. Kırsal kesimde Ermenilerin yaşaması çok da güvenlikli değildi. Çünkü Adana sancak nüfusunun % 84’ü konar-göçer Türkmen aşiretlerinden oluşmaktaydı. Küçük köyler Hrıstiyanlar için de Müslümanlar içinde de bu bakımdan fazlaca güvenli yerler değildi. Bu yüzden Adana sancağında bulunan tek Ermeni köyü Ceyhan yakınlarında bulunan Tavudi (Davudi) köyü idi. Menemencioğlu Ahmed Bey de hatırȃtında zengin bir Ermeni köyüne ganimet almak için yapmış oldukları hücumdan söz eder[2].
Çukurova Ermenilerinin son kaleleri olan Sis'de oran bu sebeple biraz değişmekte ve % 16,9'a çıkmaktadır[3]. Buna rağmen Sis, 5.333 vergi nüfusuna sahip küçük bir sancak olduğundan Çukurova düzeyinde oranı fazla etkilemez. Yine tahrir defterleri verilerine göre Tarsus Sancağı'nda 1572 yılında yaşamakta olan 17.871 vergi mükellefinin 338'i gayrımüslimdir. Bunun oranı ise % 1,9'dur[4]. Bu durumda Vital Cuinet'nin rakamlarını doğru kabul edersek XVI. yüzyılda % 5'i bile bulmayan gayrımüslim nüfusun % 42'ye nasıl yükselmiş olduğunu da açıklamak gerekir.
Şimdi de XVI. Yüzyıl ile XIX. Yüzyıl arasında bir tarihe bakalım: 1170 H./ 1756 M. yılında Adana eyaletini oluşturan Adana, Sis (Kozan), Tarsus ve İçil (İçel) sancaklarında cizye sorumlusu toplam 4.735 Hrıstiyan ve Yahudi yaşamaktaydı. Bu 4.735 kişiden 443’ü zengin (a‘lȃ), 3.588’i orta halli (evsât) ve 704’ü fakir (ednâ) olarak belirlenmişti[5]. Adana Şer’iye Sicilinde cizye grupları sayılırken “Yehûd ve Nasâra ve Erâmine-i Acem tâ’ifelerinin” şeklinde bir gruplandırma yapılmış olması ve Ermenilerin Hrıstiyanlardan başka bir grupmuş gibi gösterilmesi de ilginçtir[6]. Marcel Leart, Ermeni patrikhanesinin istatistiğine göre Adana Ermenilerinin 1882 yılındaki nüfusunu 180.000 olarak gösteriyor[7]. Şer’iye sicil kayıtlarında Müslüman nüfus ile ilgili istatistik bir veri olmadığı için Müslim-Gayrımüslim oranı konusunda bir rakam vermemiz mümkün değil. Ancak 1756 yılında Gayrımüslimlerin 4.735 yetişkin erkek nüfusu olduğuna göre toplam Gayrımüslim nüfusun 30-40.000 civarında olduğunu düşünebiliriz. Yaklaşık 100 yıl sonra görülen bu artışı Kilise’nin ne ölçüde desteklemiş olduğunun araştırılması ayrı bir çalışma konusudur. RamazanoğullarıVakfına ait Bakırcılar Çarşısı denilen 8 Kapılı Çarşı’daki dükkȃnların Ermenilere nasıl satıldığını belki bu makalede açıklama imkȃnımız olur.
Adana Ermenileri üzerine yazmaya devam edeceğiz.
[1] Vital Cuinet, La Turquie D’Asie, c. II, Paris 1891, s. 5
[2] Menemencioğlu Ahmed Bey, Menemencioğulları Tarihi, Haz.: Yılmaz Kurt, Akçağ Yay., Ankara, 1998.
[3] Yılmaz Kurt,"Sis (=Kozan) Sancağı Mufassal Tahrir Defteri Tanıtım ve Değerlendirmesi", OTAM, Sayı: 1 (1990), s. 291.
[4] Yılmaz Kurt, "Ramazanoğulları Beyliği", Tarihte Türk Devletleri, c. II, Ankara 1987, s. 522
[5] Adana Şer’iye Sicili, Defter no: 1, varak 15b, tarih: 1174/ 1760.
[6] Adana Şer’iye Sicili, Defter no: 1, varak 16a, tarih: 1174/ 1760.
[7] Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge Yayınları, 2. Bs., İstanbul 1987, s. 138. Asıl kaynak Marcel Leart, La question Armeniénnè a La Lumière Des Documents, Paris 1913, s.59, Ek : 1)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir23 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












