Adana'da işgal var!

Unutmayalım, özellikle kaldırımlar halkın malıdır. Buraları kiraya vermek, gasp etmek ya da işgal etmek ya da buna göz yummak, ortak kullanım alanlarına olan saygımızın ölçüsünü gösterir.
Adana bu konuda evvel zamanlardan beri problemli bir kenttir. Kaldırım işgalleri, işgallere yönelik zabıta operasyonları gibi devinimleri hiç bitmeyen bir şehir. Kent gündeminden hiç düşmese de bu konuda üretilebilmiş bir çözüm hala yok. Dolayısı ile yaşanabilirlik ile ilgili ciddi sıkıntıları vardır.
Ben bu konuda ortak kullanım alanlarının koşulsuz olarak iade edilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Ancak modern kapital dünyada imtiyazlı olarak izin verilen kullanımların da olmasına karşı duramıyoruz.
Denetimi tamamen kontrol altına almış olan ülkelerin dahi bu gibi simge sokakları ve caddeleri vardır. Kentlilerin kullanabileceği alanlara saygı göstermek kaydıyla sosyolojisine uygun olarak cazibe merkezi haline getirilmiş sokaklar ve caddeler, bulunduğu şehirleri markalaştırır, güzelleştirir.
Mesela Ziyapaşa Bulvarı’nı buna örnek verebiliriz. Bu örnekler modern dünyada kentler için çok önemlidir. Özellikle marka şehir olma ve turizme göz kırpmak için postmodern bir işgal olsa da gerekli görülüyor.
Ancak Adana için bu türden bir olumlama yapma şansımız da yok. Çünkü şehir merkezi olduğu gibi işgal altında. Bırakın yaya trafiğini, araç trafiğini bile olumsuz etkileyecek cinsten bir işgal söz konusu. Hasbelkader kente gelen bir turist, Küçük Saat, Çakmak Caddesi, İnönü Bulvarı ve Saydam Caddesi-Vakıflar Sarayı bölgesindeki Adana tablosunu savaştan yeni çıkmış, izbe bir Ortadoğu çarşısına benzetir.
Ayrıca Çakmak Caddesi mevcut konumu ile kentin şehir merkezi için can damarıdır. Bu bölgede toplu taşıma araçları travması ile birlikte işgalin oluşturduğu keşmekeş, insan psikolojisini bozacak cinsten. Halbuki Çakmak Caddesi için öteden beri “Adana’nın İstiklal Caddesi” olabilir diyoruz. Ancak bugüne dek bunu sağlayacak bir siyasi ya da yerel yönetim iradesi göremedik.
Çakmak Caddesi bu konuda temsili. O caddenin işgal edilmesi psikolojik olarak kentin işgale yatkınlığı ve denetimsizliğini, yerel yönetimden vazgeçilmişliğini simgeliyor. Ayrıca diğer bölgelerdeki işgal ve başıboşluğu da tetikliyor.
Adanalıların yürüyerek alışverişini yapabileceği, barındırdığı kültür sokağında vakit geçirebileceği, şehrin göbeğinde kendisine ayrılmış bir yaşam alanı olduğunu hissederek bu vesileyle yerel yönetim algısında iyileşme gerçekleşeceği çok değerli bir done.
Bugünlerde Büyükşehir Belediyesi bu konuda ciddi irade gösteriyor. Caddeyi işportadan, seyyar işgalinden arındırıyor. Bu konuda Sayın Hüseyin Sözlü’nün şahsında büyük özveri gösteren başta zabıta birimlerini tebrik etmek gerek.
Lütfen ama lütfen yılmayın. Dünyanın hiçbir modern şehrinin göbeği işgal ve keşmekeş altında olamaz, bırakılamaz. Kararlılıkla bu bilinç yerleştirilmeli ve yayılmalı. Bunun için bilgilendirici çalışmalar da yapılmalı. Vatandaşın da desteğini alarak şehrin göbeğini işgalden kurtarmak şart.
Aksi halde bırakın modern ve marka kimliği, “kent” olduğumuzu bile iddia edemeyiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












