Adana'daki Suriyeli yarası..

Ülkelerindeki savaştan kaçıp Türkiye'ye sığınarak Adana’da yaşayan Suriyelilerle ilgili elde kesin bir rakam yok.. Adana İnsani Yardım Derneği'nin (ADYAR) saha çalışmalarında edindiği kanaat, Adana’da 60 bin civarında Suriyeli yaşadığı şeklinde.. Bu sayının 10-13 bini AFAD Kampında, geri kalan 50 bin kişi şehrin farklı bölgelerinde kendi imkanlarıyla barınıyor..
Suriyelilerin yüzde 80-90’ı Seyhan ve Yüreğir'de yaşıyor.. Sarıçam ilçesi, şehir merkezine uzak kalması ve Çukurova ilçesi de kiraların ve geçim şartlarının yüksek olması nedeniyle Suriyelilerce pek tercih edilmiyor.. Suriyelilerin sadece varlıklı kesimi Çukurova’da yaşıyor ki; bunların kentimizdeki Suriyeli nüfusa oranı %2 ila 5 arasında..
Dipnot olarak belirtelim, güney Adana'da kiralık ev sayısının gittikçe azalması dikkati çekiyor..
ADYAR'ın raporunda şu bilgiler de yer alıyor:
"Adana'da barınakta olan Suriyelilerde genç nüfus yüksek olduğu için toplumun ok çağındaki kişi sayısı yüzde 25 oranındadır.. Buna göre okula gitmesi gereken kişi sayısı 12 bin 500 civarı.. Yaşam koşulları, Suriyelileri küçük yaştaki çocuklarını çalıştırmaya zorluyor.. Bu çerçevede çalıştırılan ve imkânsızlıktan dolayı okuyamayanların sayısı 5 bin olarak tahmin edilirken, eğitim talebinde bulunan Suriyeli çocuk sayısı yaklaşık 7 bin 500."
Suriyeli mülteciler, Türkiye'de sosyal ve siyasal olduğu kadar ekonomik açıdan da sorun teşkil ediyor..
Mülteciler, başta tarım ve inşaat olmak üzere birçok sektörde kaçak olarak hem düşük ücretle hem de sigortasız çalıştırılırken, bölgemizde işsizliği ve sosyal patlamaları tetikleyecek boyuta geldiler..
Adana'da, yaz aylarında hızlanan inşaat sektöründe yüzlerce Suriyeli göçmen istihdam ediliyor.. Geçimlerini sağlamak üzere bunun yanısıra seyyar satıcılık, hamallık vs. işlerle de uğraşan Suriyeliler;
Adana'da,
Hatay'da,
Mersin'de,
Gaziantep'te,
Şanlıurfa'da
Konya'da
Manisa'da,
Tarımın en ucuz işgücünü oluşturuyor..
Bölgemiz için daha da sancılı günlerin habercisi olan soruna birçok perspektiften bakmak mecburiyetindeyiz..
Örneğin;
1- Ülkemizde işsizlik doruk noktasındayken ve Adana da bu alanda ilk üçte iken Suriyeli mültecilerin de bu lomokotife binmesi yarayı alabildiğine derinleştiriyor..
2- Sigortasız çalıştırılan Suriyelilerle kendilerine küçük çaplı işyeri açanlar, kayıt dışı ekonominin ve haksız rekabetin bir unsuru haline geldi..
3- Suriyeli kadın ve kızlar bölgemizde fuhuş sektörünün en önemli ayağı haline dönüştürüldü..
4- Suriyeli sığınmacıların kalıcılığının, zaten hassasiyet arzeden bölgemizde istenmeyen olayların yaşanmasını tetiklemesinden korkuluyor..
5- Bu vesileyle, AKP iktidarının (Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun) bölgesel dış politikasının ne kadar öngörüden yoksun ve beceriksiz olduğuna tanıklık ettik..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şehit babası: İdam gelene kadar 'Vatan Sağolsun' demeyeceğimTunceli’de polis noktasına terör örgütü tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen saldırıda şehit olan polis memuru Kaan Kılıç'ın babası "İdam gelene kadar 'Vatan Sağolsun' demeyeceğim." dedi.
Darbeci pilotların devlete maliyeti en az 27 milyon TLDarbe gecesi kendi halkını havadan bombalayan pilotların, emekli olana kadar devlete maliyeti 100 milyon TL'yi buluyor.
Hande Fırat: Gelecek için Sayın Cumhurbaşkanımız dedimCumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajını telefonuyla CNN Türk'ten Türkiye'ye duyuran sunucu Hande Fırat, 15 Temmuz ve sonrası duygularını anlattı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












