Adanalı sanatçılar başarı için imkan istiyor

Adana sanatçısına vefasız
Maddi imkansızlıklar onun eğitimini ilkokuldan sonra devam ettirmesine izin vermedi. Küçük bir çocukken bir mobilya imalathanesine çırak verildi. Kanepelerin ve koltukların iskeletlerini oluşturacak tahtaları sırtında taşırken, söylediği şarkılarla yükünü hafifletiyordu. Aradan geçen sürede hem işinde usta oldu hem de müzikte… Sanat hayatında kariyer yapmaya başlayan isimlerden biri olarak dikkat çeken Adanalı Sanatçı Ersin Ay, söz ve müziği kendisine olan eserleriyle dinleyenlerin beğenisini topluyor. Müzik serüveni ve Adana’da müzisyenlik yapmanın meşakkatı hakkında sorularımızı cevaplayan Ersin Ay, diğer meslektaşları gibi Adana’nın sanatçılarına sahip çıkmamasından yakınıyor.
********************************************
Adanalı sanatçılar başarı için imkan istiyor
ADANA MEDYA – Söz ve müziği kendisine ait olan ‘Yar diyemedim’ isimli şarkısıyla şöhret basamaklarını tırmanmaya başlayan Adanalı müzisyen Ersin Ay, “Biz yerel sanatçılar kalıcı ve kaliteli eserler üretiyoruz. Şarkılarımızı kitlelere ulaştırabilirsek, müzikte yeni bir akım dahi başlatabiliriz” dedi. Adana Medya’nın sorularını yanıtlayan Ay, destek görmeleri halinde Adana’ya katkı sağlayacak başarılara imza atacaklarından kuşku duymadığını söyledi. Şarkılarını Adana dışına taşımakta zorlandıklarını dile getiren Ay, “Kapalı bir kutuda kalmış gibiyiz. Şarkılarımız da bu kutunun içinde saklı kalmış bir hazine gibi. İnanıyorum ki bir gün bu servetin farkına varılacaktır.” dedi.
ERSİN AY KİMDİR, BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDERMİSİNİZ?
Adana’nın Salmanbeyli Mahallesi’nde 1978 yılında dünyaya geldim. İlkokulu tamamladıktan sonra maddi sıkıntılar nedeniyle eğitimime devam edemedim. Bir mobilya atölyesinde çırak olarak işe girdim. Bunun yanı sıra tarlalarda ırgatlık yaparak da aile geçimimize destek oldum. İyi bir mobilyacı ustası olarak kendimi kanıtladıktan sonra 25 yaşına geldiğimde Kıbrıs’a yerleştim. Burada 8 yıl kalarak mobilyacılık mesleğimi sürdürdüm. Çocukluğumdan beri müziğin içinde yer aldım.
MÜZİK HAYATINIZA NASIL BAŞLADINIZ?
Henüz 6-7 yaşlarında küçük bir çocukken, en sevdiğim şey şarkı söylemekti. Bu öğretmenimin de dikkatini çekmişti. Sesimin güzel olduğunu fark ettiğinde, babamı okula çağırıp, ‘Ersin’i konservatuvara gönder. Müzik eğitimi alsın. İleride büyük bir sanatçı olabilir” dedi. Ne yazık ki maddi imkansızlıklar, o yıllarda müzik eğitimim almama imkan vermedi. Öğretmenimin babama olan telkinleri, benim için sanki hayal da olsa, sanki ilerisi için ışık tutmuştu. İlkokuldan sonra mobilya imalat atölyesinde çalışmaya başladım. Mobilya işi emek ve sabır ister. Bir koltuğu ya da bir kanepeyi oluştururken, konsantre olmak zorundasınız. Bende işime hep müzikle konsantre oldum. Bir yandan çalışırken, diğer yandan hayallerime dalıp şarkı söylerdim. Sesim iş arkadaşlarım tarafından da beğenilirdi. İleride bir müzik albümü çıkarma fikri ilk o zamanlar oluştu bende.
KAÇ ALBÜMÜNÜZ VAR VE ŞARKILARINIZIN BESTELERİ KİMLERE AİT?
Bir buçuk yıl önce piyasaya çıkan ‘Sevgimin katili’ isimli albümüm ilk çalışmamdır. 10 şarkıdan oluşan bu albümde yer alan ‘Yar diyemedim’ adlı şarkım çok tuttu ve insanlar beni bu şarkıyla tanıdı. Şu an yeni bir albüm çalışması hazırladığındayım. Şarkılarımı genelde kendim yazıyor, kendim besteliyorum. İlk albümümde 7 şarkının söz ve müziği bana aitti. Yeni albümümde de ağırlıklı olarak kendi ürettiğim şarkıları kullanacağım. 16 yıldan beri söz yazıyor, beste yapıyorum. Şu an birikmiş 70’e yakın eserim var. Art arda albüm çıkararak bunları eritme amacındayım.
SPONSOR SIKINTISI ÇEKİYORMUSUNUZ?
Yolumun açık olduğuna inanırken, sponsor eksikliğinden dolayı umutsuzluk yaşıyorum. Aslında bu bir tek benimle ilgili değil, bütün yerel sanatçıların sorunu. Adana’da müzisyenlik yapmak gerçekten çok zor. İmkansızlıklar içerisinde ilerlemeye çalışıyoruz. Destekçimiz yok. Burada belediyelerimize ve siyasilerimize görev düşüyor. Dışarıdan büyük meblağlar ödeyerek sanatçı getirmek yerine, kendi içlerindeki sanatçılara sahip çıksalar, Adana’nın sanat açısından bir yere gelmesine katkı sağlamış olurlar. Çünkü biz müzikten kazandığımız parayı yine müziğe yatıracağız. Bu zamana kadar 3 klip çektim. 3’ünü de kendi çabalarımla oluşturdum. İnanıyorum ki, bu kliplerden herhangi biri müzik kanallarında yayınlansa, büyük ilgi toplayacaktır. Bu ilginin dönüşü de, Adana’ya yarar sağlayacaktır.
SESİNİZ İSMAİL YK’YA BENZETİLİYOR. BUNUN NE GİBİ ARTILARI VE EKSİLERİ OLUYOR?
Taklit her zaman aslını yüceltir diye bir söz vardır. Buna tamamen katılıyorum. İsmail YK ile ses tonlarımız birbirine benziyor ancak tarzımız birbirinden çok farklı. Bildiğim kadarıyla kendisiyle yaşıtız ve müzik serüvenimiz aynı yıllarda başladı. Onun bahtı benden daha açık oldu. O Almanya’dan ben ise küçük bir köyden var oldum. Benden daha başarılı olduğu reddedilemez bir gerçek. Açıkça söylemem gerekirse yaşantısıyla ve duruşuyla çok sevdiğimi sanatçılardan biridir. Daha da iyi yerlere gelmesini isterim.
KENDİNİZİ BAŞARILI BULUYOR, HEDEFLERİNİZE ULAŞTIĞINIZI VE HAYALİNİZİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİZİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?
Evet, sanırım başarılıyım, ama bu tamamen subjektif bir soru. Kendi kişisel başarı tanımım belli.. Arzularımı gerçekleştirmek ve genel olarak mutluluk yaratmak. Ancak her zaman yazılacak daha iyi bir şarkı vardır.
BAŞKALARI SİZİN HAYALİNİZİ GERÇEKLEŞTİRMENİZ İÇİN FEDAKARLIK YAPIYOR MU?
Diğer insanlar öğüt veriyor, bağlantı kurmanı sağlıyor ve parasız yapılabilecek şeyleri yapıyor… Hepimiz gelecekte bir şey elde etmek için zamandan fedakarlık yapıyoruz. Borçlarım da var, bir çok insanın olduğu gibi… Ama sorunun ilk kısmına cevap olarak kimse bir şeyleri gerçekleştirmek için benim kadar çok çalışmıyor. Ama herhangi bir şekilde çalışırlarsa da hoşuma gidiyor.
YENİ BİR ŞARKI YAPARKEN NE TÜR ÖN HAZIRLIKLAR YAPARSINIZ?
Şarkı yazmak benim için hazırlık yapılacak bir uğraş değil. Daha çok anlık bir hal ile başlayan bir süreç. Bazen bir küçük melodi ya da söz cümlesi düşer aklıma. Ya da her ikisi beraber. Sonra da bazen aynı gün içerisinde şarkının devamını oluşturmayı başarırım. Bazen de o küçük yola çıkış fikri aylarca ya da yıllarca bir kenarda bekler ve bir gün tamamlanıverir. Sonra oturur sözlerini ve müziğini son bir kez şekillendiririm. Ama bütün bunlardan sonra o şarkı ne zaman kaydedilir, ne zaman dinlemeye hazır hale gelir, orası meçhul. Ben her şarkının kendi kaderi ve kendi hikayesi olduğuna inanırım. Bir fikrin ya da yapboz misali bir araya gelmiş fikirlerin sese dönüşmesi her zaman doğru zamanda olmalıdır ve bence olur da.
GÜNÜMÜZDE ARABESK YAPILMAMASININ SEBEBİ NE SİZCE?
Aslında arabesk çok fazla yapılıyor ama adına arabesk demek istemiyorlar. Yaptıkları müziği arabesk olarak nitelendirmekten utanıyorlar. Bunda 80′li yıllardaki arabesk şarkıcılarının kabahati var. Arabesk, 70′lerin sonuna doğru gayet renkli bir sentez olarak ortaya çıktı. Halka daha yakındı. 80′lerde arabeskin şımarma dönemi oldu. Üretim olarak doruğa çıkılmış ama kalite olarak düşüş yaşanan bir dönemdi. Arabeskçiler, şarkılarında sefillikten bahsediyor ama limuzinlere biniyordu. Şu an halen rock müzik yaptığını söyleyen gruplar, basbayağı arabesk yapıyor.
SON OLARAK MÜZİKSEVERLERE NE TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİN?
En çok tavsiye ettiğim şey, mutlaka konserlere, projelere, özel canlı performanslara özelliklede müzisyenlerin yaptığı canlı performanslara mutlaka gitsinler. Çünkü onu hazırlamak inanılmaz bir süreç ve gerçekten çok büyük hazırlık evresi var. İkinci tavsiyem, olabildiğince lütfen albümleri hak ettiği gibi alsınlar. Parçayı indirirken bile emeğiyle indirelim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












