• BIST 77.779
  • Altın 128,210
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 30 °C
  • İzmir : 33 °C
  • Ankara : 28 °C

Adanalı sanatçılar yok olma tehlikesinde

14.01.2015 07:00
Adanalı sanatçılar yok olma tehlikesinde
Yener EKİNCİ Röportajı

 

Adana’da yaşayıp da Yılmaz Gündüz ismini duymayan neredeyse yoktur. Sempatik tavırları kalplerimize, sesi de kulaklarımıza aşina olan Sanatçı Gündüz, müzik piyasasının girdiği zorlu dönemeci Adana Medya okurları için yorumladı. “Adanalı’nın sanatçısına sahip çıktığı nadir görünür” diyen Gündüz, “Sektör darboğazda. Buna rağmen halen üretmeye çabalıyoruz. İsim yapmamış yeni bir sanatçı olsam ekmeğe muhtaç kalırdım.  Dışarıdan sanatçı getirip konser organize ediyorlar. Bunların yanında bir iki de Adanalı sanatçı olsa fena mı olur?” şeklinde konuştu.

 

Yılmaz Gündüz: Müziğin geleceği karanlık

ADANA MEDYA- Adana’nın sevilen sesi Yılmaz Gündüz, “Eğer 25 yıllık geçmişim olmasaydı bugün ailemi geçindirecek kadar para kazanamazdım. Müzik piyasası sanılandan da kötü durumda” dedi. Yerel sanatçılarımızı tanıtmak amacıyla hazırladığımız sayfamızın bugünkü konuğu olan Yılmaz Gündüz, ortak sıkıntılarının vefasızlık olduğunu dile getirdi. Özellikle belediyelerin konser organizasyonlarında yerel sanatçıları es geçtiğini ifade eden Gündüz, “İsim yapmış sanatçıları getiriyorlar. Bunların yanlarında bir veya iki tane de Adanalı sanatçı bulunsun istiyoruz. Ancak talebimiz kabul görmüyor” dedi. İki çocuk babası olduğunu ve çocuklarının müzisyenlik yapmasını istemediğini söyleyen Gündüz, “Yeni bir şarkıcının bana göre hiç şansı yok. Çünkü artık para kazanılacak bir ortamda değiliz. Bu zamana kadar orta kalitede sayılabilecek bir ev ve araba sahibi olabildim. Şu an bu işten karın doyurmak bile zorlaştı” diye konuştu.        

YILMAZ GÜNDÜZ KİMDİR, TANIYABİLİRMİYİZ?

Diyarbakır’ın Hani ilçesinde 1970 yılında dünyaya geldim. İlkokul 3’üncü sınıf öğrencisiyken 9 yaşında Adana’ya yerleştim. Eğitimime burada devam ettim. 13 yaşlarında müzik eğitimi almaya başlayıp 17 yaşında Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı’na kaydoldum. Buraya 3 yıl devam ettikten sonra vatani görevimi görevi tamamlamak için Adana’dan ayrılmak zorunda kaldım. 18 aylık aranın ardından müziğe kaldığım yerden devam ederek düğün salonlarında, çeşitli etkinlik ve organizasyonlarda sahne aldım. Albüm çalışmaları ve televizyon programları derken müzikte 25 yıl geride bıraktım. Evliyim, 2 çocuk babasıyım.

KÜÇÜK YAŞLARDA MÜZİĞE BAŞLADINIZ. MÜZİSYEN OLMAYI SİZE KİM AŞILADI?

İlham aldığım birçok sanatçı vardı. Müslüm Gürses ve İbrahim Tatlıses’in şarkılarını çok dinlerdim. Müzikle aram iyiydi diyebiliriz. Şarkı dinlemeyi ve söylemeyi çok severdim. Sesimi duyan arkadaşlarım veya çevremdeki büyüklerim, şarkı söylemem için özel istekte bulunurlardı. Bu da benim hoşuma giderdi. Farklı bir meslek yapmayı hiç düşünmedim. Hayalim hep şarkıcı olmaktı. Hayallerimin peşinde yürüdüm ve bugün 3 albümüm var. Hayatımı müzikle kazanıyorum. Bu mesleği seçtiğim için hiç bir zaman da pişman olmadım.

ALBÜMLERİNİZDEN BİRAZ BAHSEDERMİSİNİZ?

İlk albümüm 2000 yılında piyasaya çıktı. ‘Yaşamak zor’ adını taşıyan bir kasetti. İyi satış yaptı. Albümdeki bütün şarkıların bestesi bana aitti. Bu albümden sonra birçok yerden konser teklifleri almıştım. İkinci albümüm ise 2007 yılında ‘Günah’ ismini taşıyordu. Bu da iyi bir satış grafiği yakaladı. Müzik dünyasındaki ismimi pekiştirdi diyebiliriz. Son albümümü de geçen yıl hazırladık. ‘Döneceği yok’ adıyla müzik raflarındaki yerini aldı. Türkiye’nin en iyi orkestrasıyla çalıştık. Bu albümüm diğerlerinden farklı olsun istedim. Daha önce Arabesk/Fantezi tarzı şarkılar söylerken, bu albümde pop, Türk Halk Müziği türlerine de yer verdik. Çok da başarılı olduğumuza inanıyorum. Gösterilen ilgi bizi memnun etti.

ADANA’DA MÜZİSYENLİK YAPMANIN ZOR OLDUĞUNU BİLİYORUZ. KAZANCINIZ SİZİ TATMİN EDİYOR MU?

Bu memlekette 25 yıl şarkı söyledim ve farklı platformlarda Adana’yı temsil ettim. Bir evim var, bir de arabam. Kimseye muhtaç olmadan ailemin hayatını idame ettirebiliyorum ancak şartlar her geçen gün daha da zorlaşıyor. Az da olsa kazanıyorum. 25 yıllık geçmişim nedeniyle kimseye muhtaç değilim. Yeni bir şarkıcının bana göre hiç şansı yok. Çünkü artık para kazanılacak bir ortamda değiliz. Söylediğim gibi, eğer 25 yıllık tecrübem olmasaydı, bende bu işten şu an para kazanamıyordum. Adana sanatçısına pek sahip çıkmaz. Özellikle belediyeler bu konuda çok duyarsız. Dışarıdan sanatçı getirip konser organize ediyorlar. Bunların yanında bir iki de Adanalı sanatçı olsun istiyoruz. Ne yazık ki bu talebimizi kabul etmiyorlar. Umarım bundan sonra daha hassas davranırlar.

YENİ MÜZİSYENLERİN ŞANSI OLMADIĞINI SÖYLEMİŞTİNİZ, PEKİ ÇOCUKLARINIZIN MÜZİSYEN OLMASINI İSTERMİSİNİZ?

12 yaşında bir kızım, 19 yaşında da bir oğlum var. Kızım tam bir müzik tutkunu. Şarkı söylemeyi çok seviyor. Ona baktığım zaman 12 yaşındaki kendi halimi görüyorum. ‘Baba ben büyüyünce sanatçı olmak istiyorum’ diyor. Belki ileride başarılı bir sanatçı olabilir. Bu kadar tutku ve isteğin sonunda bir başarı olacağını biliyorum ancak Müzik piyasasını yakından tanıyan biri olarak, kızımın bir sanatçı olmasın istemem. Onu daha çok öğretmenlik, doktorluk, mühendislik gibi farklı meslek alanlarına yönlendirmeye çalışıyorum. Farklı meslekleri tanıması için çabalıyorum ki müzisyen olmaktan vazgeçsin diye… Bir ailede bir müzisyen bence yeter de artar bile. O da benim zaten. Oğlum için ise aynı şeyi söyleyemem. O şu an Mersin Üniversitesi’nde hazırlık okuyor. Kamu Yönetimi eğitimi görüyor. Hiçbir zaman ‘şarkıcı olacağım’ diye gelmedi karşıma. Hayali hep bir bürokrat olmaktı. Bunu sağlamak için eğitimine devam ediyor. Her iki çocuğumla da gurur duyuyorum. Hangi meslek alanında olursa olsunlar, başarılı olmalarını istiyorum.

YAKLAŞIK 10 YIL ÖNCE TELEVİZYONDA BİR YILMAZ ŞOV FURYASI VARDI. ÜNLÜLERİN KATILDIĞI KALİTELİ PROGRAMLAR HAZIRLARDINIZ. NEDEN SON VERDİNİZ?

Evet, 2003 yılında ‘Yılmaz Şov’u hazırlayıp sunardım. Çeşitli kanallarda yayınlandı. Gerçekten de müzikseverlerden büyük ilgi görürdü. Latif Doğan, Selahattin Özdemir, Bülent Serttaş, Muhittin Seçen gibi önemli isimler konuğumuz oldu. Adanalı sanatçılara yer vermeye özen gösterirdim. Ali Turaç, Cemo Can, Etkin, Müslüm Kılıç ve Nehru gibi isimler müdavimlerimizdendi. Adanalı meslektaşlarımın hep yanında olmaya, onlara omuz vermeye çalıştım. Sanatçı dostlarımız arasında birlik ve dayanışmaya çok önem veririm. Program 5 yıl boyunca devam etti. Bunca yıl program yapmamıza karşın bunun maddi bir getirisi olmadı. Bulduğumuz reklamlardan masrafları çıkarmaya çalışırdık. Zor şartlar altında programı 5 yıl devam ettirdik. Götürüsü, getirisinden çok fazla olunca mecburen son vermek zorunda kaldı. Benzer televizyon projelerim var. Ancak şu an alt yapısını oluşturmaya çalışıyoruz. Birkaç ay sonra netleşecek.  

SİZ BİR ARABESK MÜZİK SANATÇISISINIZ. FAKAT SON ALBÜMÜNÜZDE POP VE HALK MÜZİĞİ OKUDUNUZ. ARABESKE OLAN İLGİNİN GÜNDEN GÜNE ERİDİĞİNİ SÖYLENEBİLİR Mİ?

Arabesk müziğin 1980’li yıllardaki gibi popüler olmadığı açık bir gerçek. Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur veya Orhan Gencebay gibi sanatçıların geleneğini devam ettirecek isimler çıkmadı. Ayrıca kültürümüz de bir değişime uğradı. Mesela Müslüm Gürses de bun ayak uydurmak için son dönemlerde pop müzik söylerdi. Kendini jiletleme devri tamamen kapandı. Arabesk müziği başlı başına farklı bir kültürdür. Bu kültür zamanla değişime uğrayabilir ancak hiçbir zaman yok olmaz. Bizler de bunun birer temsilcisiyiz. Arabesk söylemeye ve bu tarzda besteler yapmaya devam edeceğiz. Pop veya halk müziğiyle çeşitlendirebiliriz ancak arabeskten hiçbir zaman vazgeçmeyiz.

ADANALI SANATÇILARIN YAŞADIĞI SIKINTILARI NASIL SIRALARSINIZ?

Adana’da mevcut çok sayıda sanatçımız var. Bunların her biri başlı başına bir cevher. İmkan bulsalar Türkiye’yi sallayacak şarkıları var. En büyük sıkıntımız tanıtım eksikliğinden kaynaklanıyor. Bugün kliplerimizin yayınlanması için müzik kanallarına başvurduğumuzda, binlerce lira para talebinde bulunuyorlar. Zaten güç şartlar altında ayakta durmaya çalışıyoruz. Müzik kanallarına para verecek kadar kazancımız yok. Kentteki yerel televizyonlara başvurduğumuzda ise ‘Müzikle uğraşamıyoruz. Klibinizi yayınlayamayız’ diyorlar. Yerel radyolar ise aynı şekilde duyarsız davranıyor. Şarkımız çalmak için para talebinde bulunanlar bile oluyor. Şu an sanatçılarımız albümlerini Kasetçi Kerim’de hazırlıyor. Kerim Erdem olmasaydı, bir çok arkadaşım albüm çıkaramazdı. Çünkü Kerim bey, Adanalı sanatçılara sahip çıkmaya çalışıyor ve kar amacı gütmeden piyasaya hizmet veriyor.    

    

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim