- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Adana'm...

Sedat MEMİLİ / Yazar
Bekir Kamışlı’nın dikkatine…
Adana’m
Mevsimleri çalınmış kentim; Yarınları çalınmış çocuklar gibi durmaktasın.
Senin sararan yaprakların vardı. Güneşin yorgun ışıklarında doğudan batıya esen rüzgarların, bulutsuz gecelerin ay ışığında kuzeyden güneye eserdi. Çocukların sevinçli çığlıkları karışırdı uğultularına. Toprağın can veren kokusu yayılırken Torosların güneyine, uyanırdı Bereket Tanrısı Telepunis. Lokman Hekim’in arayışlar içinde dolaştığı Seyhan’ın iki yakası tanıktı buna.
*
Adana’m
Renkleri çalınmış kentim;Tablolarını yitirmiş ressam gibi durmaktasın.
Mitolojik mimarların Adanos ve Saros’un emeklerinin ürünü kentim, yeşilin egemenliğine tutsaktı. Saros’un boydan boya bereket kattığı toprakları, Adanus yeşil renkleri ile ödüllendirirdi. Bu yeşillerin, güneş rengi kızıllığa bürünmesi, hüznü ve neşeyi birlikte yaşatırdı. Öyle teslim almıştı seni tanrılardan, Fenike kralı Agenor’un oğlu Kilik. Renklerle öyle bütünleşmişti ki kral ve kent, sana Kilikya dediler. Tanrıların bağışladığı, nar kırmızısı, başak sarısı, çam yeşili, gök mavisi renklerin nesilden nesile aktarıldı. Kristal bir vazoda korunan kristal bir miras gibi…
Tarih tanıktır buna.
*
Adana’m
Umutları çalınmış kentim; Mutluluğu çalınmış komedyenler gibi.
Hani bir umut kapısıydın. Alabildiğine uzanan ovalarında, toprakla yaşayan insanların vardı. Beyaz altınların gizine kapılan işsizlerin güvenli yarınlarıydın. Her kızılçam gölgesi, her meşe ağacının dalları umutların salıncağıydı. Doğaya ihanet etmeyen insanla, insana ihanet etmeyen doğanın uyumunda göklerde uçurtmalar kaynaşırdı. Geceleri sessiz bir mutluluğa gömülen kentin atmosferinde, Yılankale, Toprakkale ile fısıldaşır, Seyhan şarkılar söylerdi.
Halk türküleri tanıktır buna.
*
Adana’m
Yarınları çalınmış kentim;Hücreye atılmış özgürlük savaşçısı gibi.
Şimdi sedir ağaçlarının gölgelediği o yollarda “otomobil totemi”nin uğursuz kolları gezinmekte. Çam, sedir ve meşe ağaçlarının yerleri ise, betonun egemenliğine tutsak. Beyaz altının ovaya yayılan kokusu, bacalardan çıkan duman ile eksoza karışarak mavi gök kirletilmekte. Sevinçle ovalara bakan gözlerde yılgınlık ve umutsuzluk var. Çağdaşlık adına ilkelliğin en görkemlisi sergilenmekte, tüketilen bereketin anılara teslim edilmektedir. Seni bu hale getiren belediye başkanları tanıktır buna.
*
Şimdi, mevsimlerimi, renklerimi, umutlarımı, yarınlarımı ve türkülerimi istiyorum. Betonlarınız, otomobilleriniz ve çağdaşlığınız sizin olsun.
Verebilir misiniz?
*
2004 Yılında İşçi Partisi’nin İl Başkanı sıfatıyla, İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesinin Genel Kuruluna davetli idim. Herkes siyasi bir konuşma yapmamı beklerken, bu konuşmayı yapmıştım. Sayın Bekir Kamışlı ile görüşürken konu oldu. Konuşma metnimi yeniden yayınlıyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












