- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Adana'nın kurutuluşu

Sedat MEMİLİ / Yazar
Erkenden kalkmam gerekirdi; çünkü Adana’nın Kurutuluş Törenlerine katılmalıydım.
Akşamdan Nokia marka cep telefonumu kurdum; karşı camiinin minaresindeki baz istasyonundan gelen sinyalle erken uyandım.
Günler kısa olduğunda yarısı Avusturyalıların olan EnerjiSA’nın elektriği ile aydınlandım. Ne var ne yok diye, Google ve Facebook’ta gezinti yaptım.
Migros ve CarrefourSA’dan alınmış gıda maddeleri ile kahvaltı yaptım.
Ben Adanalıyım; elbette Adana’nın Kurutulmuşluğuna tanıklık etmeliydim.
Bridgestone lastikli, Peugeot marka minibüs ile Ziyapaşa Bulvarına kadar gittim.
Uğur Mumcu Meydanı’nda tören yapılacaktı. Erken gelmiştim. Colombia Marka ayakkabılarım ve Nort Face ceketim olduğu için soğuk bana işlemiyordu.
İngiliz’in ayakkabısını, Almanın otomobilini, Amerikalının ceketini ve
Suriyelinin de sığınmacısını almıştık.
Şükürler olsun ki Adana’yı Fransızların emperyalizminden kurtarmıştık.
Kurtarmış olduğumuz Ziyapaşa Bulvarında çevremi seyrederek dolaşmaya başladım; Gar Tarafından aşağı doğru inerken; The Nord Shield, önünden geçip Tchibo’yu geride bıraktım. Caribou Coffe’nin önüne gelene kadar, MHP’li arkadaşlarla Adana’nın kurtuluşu için birbirimizi kutladık. Sevincimizden Starbucks’ta bir kahve tellendirdik.
Arkadaş hesabı ödemek için Fransızlara ait olan TEB Kredi kartını verdi.
Sonra, bankadan aldığı kredilerle satın almış olduğu Alman arabasına bindi.
Ona söylemeyi unuttum, Colombia marka montu çok yakışmıştı.
Hemen arka sokaktaki Amerikan Kültür Derneği’nde bir arkadaşımı ziyarete gidecektim ama vaz geçtim.
Şinasi Efendi caddesi üzerinde bulunan Anemon Bar’a girdim henüz servis açılmamıştı.
Adana düşman işgalinden kurtulmuştu.
Sevinçten için içime sığmıyordu.
Az sonra, şehrin ileri gelenleri Fransız emperyalizminden nasıl kurtulduğumuzu anlatacak, marşlar okunacak, gaziler resmi geçide katılacak ve alkışlayacağız…
Biz bu törenlerle meşgul olurken, satılan limanlarımıza yüzlerce yabancı bandıralı gemiler gelecek, bizim olmayan telefonlarla görüşülecek…
O an aklıma geldi. (Adı Bende Saklı) Bir belediye başkanımız, bulunduğu ilçenin kurtuluşu için iş adamlarından destek alamıyor. Belediye bütçesi de tören harcamalarını karşılayamıyor.
Hasbel kader o ilçeden bulunan en güçlü firma yabancı.
Ve belediye başkanımız, ilçenin kurtuluş törenlerinin giderlerini bu firmanın karşıladığını öğünerek anlattı.
Ve belediye başkanımız, Adana’nun Kurutuluşunda da hazır bulundu.
İnanamıyorum; sanki bir rüya görüyorum.
Bankalarından, tohumuna, sigorta şirketlerinden telekomünikasyon şirketlerine; limanlarından, fabrikalarına kadar yabancılara ait olan bir ülkede neyin kurtuluşu kutlanır.
Neyse ki Parkın adı Atatürk idi…
Gittim. Aşağıdan Atatürk Heykeli’ne baktım.
Atatürk sessizdi; Ben sessiz kalamadım ve fısıltıyla:
“İyi ki Adana’yı kurtarmışsın Paşam, yoksa Allah Korusun, neredeyse yabancı devletlerin ekonomik, kültürel ve siyasi sömürgesi olacaktık” dedim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












