• BIST 77.717
  • Altın 128,110
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3020
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Adana’nın Mardinli’si

13.02.2015 12:19
Adana’nın Mardinli’si
Yener EKİNCİ Röportajı

 

Soyadından da anlaşılacağı üzeri o bir Mardinli. Adana’da dünyaya gelmiş ancak Mardin’de büyümüş. Bir süre İzmir’de yaşadıktan sonra 15 yıldan beri doğdu kentte ekmeğini kazanıyor. Müzikseverler onu daha çok ‘Oğlum bak git’ şarkısıyla tanıyor. Kadir Mardinli tam bir milliyetçi ve Atatürkçü…Babasının izinden gittiğini söylüyor. Türk Halk Müziği’nin bu güçlü ismi Adana Medya’nın konuğuydu.

 

Hiçbir müzik türü Halk Müziği’ni bitiremez

‘Oğlum bak git’ şarkısıyla eğlence mekanlarını sallayan Türk Halk Müziği kökenli sanatçı Kadir Mardinli, “Farklı illere konser vermeye gittiğimizde İbrahim Tatlıses gibi karşılanıyoruz. Ama burada salonu bile doldurmakta güçlük çekiyoruz” diyerek Adanalı’nın vefasızlığından yakınıyor. Değişen dünyayla beraber türkülerin de modern bir statü kazandığını söyleyen Mardinli, “Dünya var olduğu sürece halk müziği de değişime uğrayabilir ancak hiçbir zaman yok olmaz” şeklinde konuşuyor. Müzik ve müzik yaşamı üzerine sıcak bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Kadir Mardinli, merak ettiğimiz sorulara samimi yanıtlar verdi.  

KENDİNİZDEN KISACA BAHSEDERMİSİNİZ, KADİR MARDİNLİ KİMDİR?

Adana’da, 1977 yılında dünyaya geldim. Aslen Mardinliyim. Mardin’de büyüdüm. İlkokul, ortaokul ve liseyi Mardin’de bitirdim. Babamın işi nedeniyle ben 16 yaşındayken ailece İzmir’e yerleştik. Askerliğimi tamamladıktan sonra 2000 yılında Adana’ya döndüm ve burada evlilik yaptım. Biri 6, diğeri 14 yaşında 2 kızım var. Boş zamanlarımda, ailemle vakit geçirmeyi seviyor ve yüzme, futbol gibi spor branşlarıyla ilgileniyorum.

MÜZİSYEN OLMAK SİZİN HAYALİNİZMİYDİ, YOKSA TESADÜFLER SONUCUMU BAŞLADINIZ?

Çocukluğumda müzik aletlerine karşı bir ilgim vardı. Okulda öğretmenlerim sürekli şarkı söyletirlerdi. 14 yaşında org çalıp şarkı söylemeye başladım. Bu işte ustalaştıkça kendi bestelerim de ortaya çıkmaya başladı. İlk sahneye çıktığımda yaşım 18’di… Babamın ‘Laz Muzo’ lakaplı bir arkadaşı vardı. Bu adamın İzmir’de 3-4 tane gazinosu vardı. Bir anlamda gazinocular kralıydı. Bir gün babamla yeni gazinosunun açılışına gitmiştik. Beni tanıyan birkaç kişinin tavsiyeni üzerine Laz Muzo sesimi dinlemek amacıyla beni sahneye çıkardı. Seslendirdiğim şarkıları çok beğendi ve sanatçı kadrosuna katılmamı teklif etti. Bunu sevinerek kabul ettim. Orada yaklaşık 3 yıl boyunca, askere gidene kadar sahne aldım. Müzikte kariyer yapmama vesile olan kişi Laz Muzo’dur.  

BU ZAMANA KADAR NELER ÜRETTİNİZ VE İCRA ETTİĞİNİZ FARKLI BİR MESLEĞİNİZ VAR MI?

Bahsettiğim gibi küçük yaşlarda başladı müzik hayatım. Askerde bile orduevinde sahneye çıkardım. Sürekli programlar hazırlardım. Bütün bunları yaparken aynı zamanda beste çalışmalarımı da sürdürüyordum. Bu zamana kadar 50’ye yakın beste yaptım. Bunlardan 20 kadarını saklıyorum. Zamanı geldiğinde piyasaya süreceğim. 3 albümüm var. Bütün hayatımı sadece müzikten kazanıyorum. Farklı bir mesleğe yönelmedim ve yönelmeyi de düşünmüyorum. Babam Mehmet Veysi Güldiken, alanında usta bir gazeteciydi. Günaydın, Hürriyet ve Sabah gazetelerinde makale yazardı. Mesleğini aşık biriydi. Onu çok sevmeme ve her yönünü örnek almama rağmen, yaptığı işe karşı ilginçtir ki hiçbir ilgi duymadım. Belki de bunda babamın yaşadığı mesleki sıkıntılar neden olmuştur.

BABANIZ GERÇEKTEN USTA BİR GAZETECİYDİ. NE GİBİ SIKINTILAR YAŞADIĞINA TANIK OLDUNUZ?

Mardin’de yaşadığımız dönemlerde terör örgütleri babamı tehdit ederlerdi. Fakat o her şeye rağmen ne kalemini ne de sözünü sakınırdı. Cesur bir duruşu vardı. O dönemler 13-14 yaşındaki küçük çocukları kandırıp dağa çıkarırlar ve terörist yaparlardı. Babam ise ‘Bunlara kanmayın. Vatınınız milletinizi sevin’ tarzında yazılar kaleme alırdı. Bu nedenle terör örgütü babamın öldürülmesine karar vermişti. İzmir’e yerleşmemiz bu yüzden oldu. Babam tam bir milletçiydi. Atatürk’ü çok sever ve onun izinden gittiği gibi bizi de öyle yetiştirmek için elinden geleni yapardı. Ne yazık ki vatanını-milletini seven bu güzel insan, 2013 yılında yakalandığı bir hastalık sonucu aramızdan ayrıldı. Onu çok özlüyoruz. Ben ve çocuklarım mesleki anlamda olmasa da onun dünya görüşünün izinde yaşantımızı sürdürüyoruz.

TÜRK HALK MÜZİĞİ SANATÇISISINIZ. BİRAZ HALK MÜZİĞİNDEN BAHSEDELİM. TÜRKÜLERİN POPÜLERLİĞİNİ YİTİRDİĞİ SÖYLENİYOR. SİZ BUNA KATILIYORMUSUNUZ?

Halk müziği söylemeseydim sanırım müzisyen olmazdım. Bana göre müziğin özü halk müziğidir. Anadolu’da yüzyıllar boyunca binlerce ozan yetişmiştir. Bu ozanlarımız bizim kültürümüzün de temelini oluşturmuşlardır. Eserleriyle, bugün bizlere hala ilham veriyorlar. Türkülerimizin hemen hemen tamamı yaşanmış hikayelerden yola çıkılarak yapılmıştır. Halk müziğinin mazide kaldığı yönünde yaygınlaşan dedikodular, sadece dedikodudan ibarettir. Bugün rap, pop, caz, arabesk ve hatta yabancı müzik dinleyenler bile yeri geldiğinde türkü dinlemeye zaman ayırmaktadır. Arabesk seven biri pop dinlemez ve pop seven biri de arabesk dinlemez ama her iki grup da türkü dinleyebiliyor.  Sahne hayatımdan edindiğim tecrübelere dayanarak söylüyorum ki, 5 tane art arda fantezi türü şarkı söyledikten sonra hemen ardından bir türküye yer verdiğimde salon adeta yıkılıyor. Dünya var olduğu sürece halk müziği modernleşebilir ancak hiçbir zaman yok olmaz.

SAHNE ÇALIŞMALARINIZI ADANA’DA SÜRDÜRÜYORSUNUZ. BİLGİDİM KADARIYLA FARKLI ŞEHİRLERDE DE SAHNE ALMIŞTINIZ. ADANA İLE DİĞER ŞEHİRLER ARASINDAKİ FARKI KIYASLARMISINIZ?

Kesin olan bir şey söylemem gerekirse, Adana’da sanata ve sanatçıya değer verilmediğidir. Mesela Siirt’e konser vermeye gittiğimde oranın halkı tarafından ‘İbrahim Tatlıses’ gibi karşılanıyorken, Adana’da konser düzenleseniz bin kişiyi toplayamıyorsunuz. Adana’da sanat kültürü sıfır. Memleketimizde çok sanatçı olduğu için mi böyle oluyor diye düşünüyorum ancak Ankara’da da en az Adana kadar sanatçı sayısı fazla. Oradaki yerel sanatçılar bizim burada kazandığımız 3 katını kazanıyorlar. Durum böyle olunca biz de sanatımızı Adana’da değil de başka şehirlerde icra ediyoruz. Bir nevi ekmeğimizi gurbette kovalamak zorunda kalıyoruz. Kentin önde gelenleri, belediyeleri ve işadamları sanatçılarına sahip çıkmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü bir kentin kimliğini en iyi sanatçıları yansıtır.

SÖYLEMLERİNİZDEN ADANA’DA SANATÇI ENFLASYONU OLDUĞUNU ANLIYORUZ. PEKİ HEPSİNİ AYNI STATÜDE KABUL ETMEK NE KADAR DOĞRU OLUR?

Adana’da eline saz alıp ben sanatçıyım diye meydana çıkarlarda var. Kazancını yine müziğe yatırıp albüm ve klip çalışmalarında hedeflerini gerçekleştirmek isteyenlerin önüne engel koyuyor bu gibiler. Ayrıca, bakkal dükkanı işleten biri bile albüm yapabilecek imkanı bulabiliyor. Kısacası parayı veren albüm çıkarabiliyor ancak bu işe hayatını koyan, gönlünü vermiş asıl sanatçılar ise ekmeği aslanın ağzından almaya çalışıyor. Bu bizim üretkenliğimize de mani oluyor. Dinleyicilerin seçici olmaları gerekiyor. Bugün bir Fatih Ürek, iki saatlik program için 80-90 bin lira ücret alıyor. Biz ise 2 bin lira istediğimizde mekan sahiplerine çok geliyor. Halbuki biz sanat yapıyoruz. Fatih Ürek ve onun gibi şarkıcılar şovmen statüsünde. Onlara itibar ediliyor ancak bizim sanatımız görmezden geliniyor.

İNTERNETTE FENOMEN OLAN ‘OĞLUM BAK GİT’  VİDEOSUNDAN ESİNLENEREK BİR ŞARKI HAZIRLADINIZ VE BU ÇOK TUTTU. NERDEN GELDİ AKLINIZA BÖYLE BİR ÇALIŞMA YAPMAK?

Herkes benim olduğunu sanıyor ama bu şarkının söz ve müziği arkadaşım Doğan Nurlu’ya aittir. Bu şarkıya bir demo hazırlamışlardı. Bende tesadüfen bunu dinledim. Şarkı çok hoşuma gitti. Biraz da Ankara havasını andırıyordu. Dinleyenlerin de hoşuna gidebileceği düşüncesiyle Nurlu’dan bu şarkıyı okumam için ricada bulundum. O da sağolsun beni kırmayıp verdi. Albüme renk katan güzel bir şarkı oldu. Belirttiğiniz gibi çok da beğenildi. Radyolardan özel istek alıyor.

BESTELERİNİZİ YAPARKEN NELERDEN İLHAM ALIYORNUSUZ. MESELA ‘ALLAH BELAMI VERSİN’ İSİMLİ BİR ŞARKINIZ VAR. BU VE BENZERİ ESERLERİ NEYE DAYANDIRARAK HAZIRLIYORSUNUZ?

Hayatım boyunca hiç bir zaman beddua etmedim. Kimseye değil hep kendime zararım oldu. Sözlerim hep kendime döndü. Sitemli olduğum birine yazmıştım bu şarkıyı. Ama Allah belanı versin diyemedim. Diyemem de zaten. Yine bu şarkıda da kendime sitem ettim.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim