• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Adana'yı tanımak (1)

23.06.2015 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

“Santral Garajı”

Dr.Ömer Uluçay

 

Heyemola Yayınevi, kentlerimizi tanımak için bir proje geliştirmiş. Şehrin semtlerini merkez alarak bütünüyle tanınmasını amaçlamıştır. Bu klasik bir araştırma olmayıp, daha çok anılara ve yorumlara dayanmaktadır. Daha önce yayınlanmış İstanbul, İzmir ve Trabzon örneklerinde de bunlar görülmektedir. Bir seri oluşturan bu çalışmalar, çokça ince kitap/fasiküllerden oluşmaktadır .

Yayınevi, yayın programının amacını şöylece anlatmaktadır: “Bir kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal hayatını, geçirdiği değişimleri, insan tiplerini, atmosferini, doğal güzelliklerini, unutulan değerlerini, yeme içme ‎kültürünü, gecesini gündüzünü, yazını kışını, folklorunu, eğlence hayatını, daha bin türlü özelliğini, herkes kendince görür. Tarihçi başka, coğrafyacı başka, ‎turizmci başka, asker başka, öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister. Ama bir yazar-edebiyatçı, kendince bir duyarlıkla ‎yaklaşır kentine. Çevresine gönül gözüyle bakar. Kendisini değişik insanların yerine koyar, onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır, öylece yazar… Yazar ‎yazdığı zaman, birçok kimse o yazıda kendi duygularını, düşünüp de söyleyemediklerini bulur. Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister”.

Bu sunum ve hedef, bence isabetlidir. Özellikle incelediğim Adana serisi için bunu söyleyebilirim. Arkadaşlarımın yazdıkları bu güzel çalışmalardan söz etmek, şehrimizin farklı semtlerini bir de onların gözünden görmek, anılarında şehrin iklimini solumak, Adananın renklerini görmek, farklı seslerini işitmek ne güzeldir.                                              

ADANA Serisindeki Kitaplar ve Yazarları:

1. Zafer Doruk: Kanalköprü ve Denizli           

2. Tuncer Uçarol: Taşköprü - Karşıyaka                                

3. Süreyya Köle: Abidinpaşa Caddesi′nde Dev Bir Çınar ve Adım Sesleri     

4. Sabit Kemal Bayıldıran: Halklar Mahşeri Kocavezir                          

5. Refiye Okuşluk Şenesen: Adana Efsaneleri                                  

6. Mustafa Emre: Adana’nın Yüreği Karasoku           

7. Mehmet Hameş: Şeytanın Meleklerle Zılgıt Çektiği Yer Melekgirmez                       

8. İbrahim Oluklu: Karalar’dan Hürriyet Mahallesi’ne

9. Adnan Gül: Santral Garajı

10. Duran Aydın: Hergele Yolu

11. Adnan Gerger: Tepebağ

12. Bünyamin Hazar: Sular

13. Bülent Habora: Benim Başkentim Adana

*

Adnan Gül  (1960), şair-yazar olarak kitaplar yayınladı, edebi etkinliklerde bulundu, yazdı ve konuştu. Yerel ve ulusal birçok edebi dergilerde yazıları yayınlandı. Dergi kuruculuğu ve yöneticiliği yaptı. Edebi uğraşı içinde araştırma yazıları ve öykü/roman da denedi.

Kendisiyle röportajlar yapıldı  ve ilginç çıkışlar yaptı:

“Türkiye Edebiyatı 32 harfli bir alfabeden oluştuğu halde bütün yaşamsal kurallar baş harfe göre, yani a’ya göre, şekillenmiştir. Bu gerçek, yüzyıllık utançtan yalnızca biridir… Yüzyıldır adam gibi bir edebiyat eserinin çıkmaması biraz da bu faşizan donanımın yürürlükte olmasından kaynaklı. Şahsen sözlü kültürün olanaklarını ve demokratik tavrını daha çok önemsiyorum. Yazı kültürüne karşıyım, diyebilirim. Yine de yazmaktan başka çare yok. Günümüzde en faşizan olanlardan biri de edebiyat dünyasıdır. Kapitalizmle kucak kucağa demokratlar, en çok bu mahalde iş tutarlar… Bugüne kadar bir toplumun kaderini, yaşamsal öğelerini, kısacası dilini, inanç şeklini, şarkısını, türküsünü, yer, mekân, çocuk adlarını ve ağıtlarını bile bu yaklaşımın zatıâlileri belirlediler. Bu söylemin ritüelleri yazı kültürüne bağlı olarak sürdürüldü; nerdeyse tapınma merkezleri oluşturuldu. Çünkü yazı kültürü, devlet ve iktidar olmanın en geçerli karşılığıdır. Yazısız ( fermansız ) bir iktidarın olabileceğini kim düşünebilir!.. Şahsen sözlü kültürün olanaklarını ve demokratik tavrını daha çok önemsiyorum. Yazı kültürüne karşıyım, diyebilirim.”

Adnan Gülün şiir kitaplarını   “Çukurovada Şiir ve Şiirde Çukurova”  adlı eserimde incelendim.

“Ali Ozanemre: Şair Adnan Gül İle "Sıcak Vesika" Üzerine  ” başlıklı ve özellikle şiir içerikli bir röportaj yayınladı. A.Gül, kendisi ve şiiri hakkında birçok şeyler söylemektedir:

“Çok imge-marazi şiir, az imge-fakir şiir, ya da yerinde imge-doğru dize-iyi şiir. Bu formüller, aslında benim şiir anlayışımın karşılığı, başkası bunu nasıl uyarlar bilemem, ama zamanla el ele verdiğimde, dediğin yığınaktan bile yararlanılabileceğini savunabilirim... İlle de imge demek durumundayım ve geçmişe yaslanarak bir şeyler yapmak derdindeyim… "Tekrar" dediğimiz neyse, öncesini aşmasıdır önemli olan. Küçücük bir örnek, otoriteyle sorunum her zaman vardı, bu benim şair yanımdan önce insan kimliğimle ilgiliydi. Oysa bana reva görülen sürgünler, ayrı bir şiiri kucağıma bırakmadı... Bu da hep tekrar ama ben onu, olanaklara döndürdüğüm onuncu tekrar diyerek yeniden farklı bir yanıyla konu edebilirim”.

 

1  Ancak, bir konuya dikkat çekmek gereklidir. Bu bir ansiklopedik ve bilimsel bir çalışma ve baskı değildir.  Bütün olarak, hacmi itibariyle fiyatlandırma isabetsiz ve pahalıdır. Bu şekliyle kitapların değerinden çok ticari gaile öne çıkmış görünmektedir. Aslında bu kadar çok sayıda ve küçük hacimli parçalara ayrılması yerine, örneğin iki cilt şeklinde, iyi bir baskı olabilirdi. Böylece, seçmece almak yerine, hepsi bir bütün olarak hizmete sunulurdu.

2  Adnan Gül’ün eserleri:

Her Mevsim Gülde Hüzün, 1996

Dört Köşeli Dünyam, 2000

Önce Bulut Sonra Suyum, 2003

Sıcak Vesika, 2005

Zem ve Sahi: 2011

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim