- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Adaylar üzerine güzellemeler!

Mahmut KORKMAZ / Yazar
Adaylar belli oldu. Her seçimde aday belli oluşundan sonra olan klasik serzenişler başladı.
Bu artık darbı-mesel haline geldi.
Bizim memlekette adam mı yoktu da, elin yabanını getirdiler.
Herkes lokal ve klasik kasaba milliyetçiliğinin çukurlarında siyaset yapmanın kolaycılığı ile en rahat vurulacak konu olarak işe buradan başlıyor.
Kim yerli, kim yabancı önce buna bir göz atalım. Türkiye Cumhuriyeti anayasasına ve diğer alt yasalara göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes yerlidir.
Nüfusun yüzde sekssen beşinin köylerde yaşadığı günlerden, yüzde on beşinin köylerde kaldığı günlere geldik.
Orta Asya'dan, Mezpotamya'dan başlayan göç devam ediyor. Memleketin beşeri haritası sürekli değişiyor.
Bunu görmeyenlere yazıklar olsun. Eski zamanlarda köyden vilayete askere gidenler için gurbet türküleri söylenirmiş. Şimdi gurbet sadece içimizde kaldı.
İnsanların doğum yerlerini, kavimlerini, mezheplerini(değiştirmek mümkün olsa da çok maliyetli olduğu için çok nadiren olabiliyor), ana ve babalarını, cinsiyetlerini tercih etme hakları yok. Öyle bir hak olsa yoksul babaların hanesinde doğmayı kaç kişi tercih eder ki?
Hal ve vaziyet böyle iken, tercih hakkı bizde değilken, bizim elimizde olmayan Alemlerin Rabbinin tercihleri ile ortaya çıkan olaylar yüzünden öğünmek ve yermek cahiliye adeti değil midir?
Önemli olan; nerede doğduğun değil, nasıl bir adam olduğundur.
Önemli olan; hangi kavme mensup olduğun değil hangi yaraya merhem olduğundur.
Önemli olan; soy ve boy öğünmesi değil, soyun, boyun hayrına ne yaptığındır.
Önemli olan; hangi ilçenin gülü olduğun değil, memleket sathını gülistana çevirebilmek için gül yetiştiren adam olabilmektir.
Önemli olan; Orta Asya'nın bozkırlarından gelenlerle, Mezopotamya'nın yanık topraklarlından gelenleri ayırarak düşman yapmak değil, bin yıldır devem eden kardeşliği daha bir pekiştirmektir.
Önemli olan Çanakkale'de koyun koyuna yatan Kürt, Türk, Arapların torunlarının oy için düşman yapmak değil, dost kılabilmektir.
Arabası Alman malı, cep telefonu ABD malı, kliması Japon malı, televizyonu, bilgisayarı ve hayatını devam ettiren ürünlerin çok önemli kısmı ithal mallardan oluşan insanların, insan ayrıştırma noktasında bu kadar gaddar olmalarını çıkarcılıktan başka bir şekilde izah etmek mümkün değil.
Pazarlarda Niğdeliler, ticarette Darendeliler, Mekanlarda Mardinliler, İnşaatlarda Kürtler olmasa Adana nasıl olur hele bir düşünün Allah aşkına.
Günlük hayatta alışveriş yaparken terciklerimiz kalite ve fiyattan oluşmaktadır.
AVM'lerdeki alışverişlerde kim kimin anası güzel mi, çirkin mi, nereli sorusunu mu soruyorlar. İşine gelene bakıyor.
Kahve dükkanlarında İngilizce adlı kahveleri höpürdetirken adayları nasıl yerli yabancı diye tasnif ediyorlar.
Adaylar pizzamı, hamburger mi kardeşim.
İş siyasete gelince maalesef manzara değişiyor. Türkler boylara, Kürtler aşiretlere ayrılmaya çalışılıyor.
Bunu yapanlar aslında siyaset simsarları.
Bunu yapanlar tüm mesafelerin bir saatlik uçuş mesafesi olduğunu fark etmiyorlar.
Tam buraya bir örnek vermek vacip oldu.
Mahallede inek besleyip süt satan bir Hatice bacı vardı. Kocası sakallı olduğu için ve de sakalını kesmediği için Sümerbank'dan işten atıldı. Vakıflar aileye sahip çıktı. Devletin darbesini geçersiz kıldı. Hatice bacının çocukları okudu. Oğlu mühendis oldu Amerika'ya yerleşti. Kızı başörtüsü yüzünden Avusturya'da okudu doktor oldu.
Hatice bacının oğlu bir Japon kızla evlendi. Kız Müslüman oldu.
Hatice bacı Face hesabı açtı. Arada bir Amerika'ya gittiğinde 'Hatice Amerika'da' diye havasını atıyor. Sakalı zorla kestiren darbeciler gitti, başörtüsü yasağı da bitti. Hatice bacı dimdik ayakta.
Dünya böyle bir dünya. Sakalı kesilen enişte Karslı, Hatice bacı Karaisalılı, torun Amerikan vatandaşı.
Arasında elli kilometre bulunan ilçeler için bile 'bu bizden değil' diyerek yerel milliyetçilik yapanlara bu yaşanmış hikaye kapak olsun.
Kasaba milliyetçiliği yapan akıllıları millet seçimlerden seçime silkeleme operasyonuna tabi tutuyor.
Birde şöyle bir durum var; Amerikan filmlerinde bir zenci başka bir zenciye 'pis zenci' diyor ya aynen öyle tarzı olanlar var. Kendi sınıfından olanlara zenci muamelesi yapan beyazlaştırılmışlar var.
Sözün özü: insanı değerli kılan doğum yeri değil, adamlığı, aklı, bilgisi, çalışkanlığı, insanlara olan yakınlığı, inanç değerlerine samimiyeti, adaleti, merhameti önemlidir. İş yapar oluşu önemlidir. Topluma katkısı önemlidir.
Bu kolay ayrıştırıcı siyasetle ayracı ile adayları ayıranlar yanılmaya devam edecekler.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Millet korku duvarlarını yıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Büyük laf konuşma12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00
- İç restorasyon veya nefis muhasebesi!27 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Şimdi millete hizmet zamanı26 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Paris ve Ankara katliamlarının karşılaştırılması17 Kasım 2015 Salı 06:00
- Bir trajedi ve ihanetin adı cemaat!10 Kasım 2015 Salı 06:00
- Adana seçim analizi06 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Çelik irade, siyasi deha RTE05 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Seçim sonuçlarına bakış04 Kasım 2015 Çarşamba 06:00
- Bu yangın yağmurlarla bitecek!10 Ekim 2015 Cumartesi 07:25
- Geçmişi unutmadan yolda yürümek!29 Eylül 2015 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












