Ah Ümit Özgümüş, nerelerdesin!

Ak Parti Il kongresine katılmak üzere 13 Aralık'ta Adana'ya gelecek olan Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun ziyareti hakkında "Başbakana hazır mısın, Adana?" diye sormuştum..
Gördük ki Adana maalesef hazır değilmiş!
Sorunlar sarmalında boğulmakta olan, ama geleceği bir o kadar da parlak kabul edilen kentin ekonomik zirvesi maalesef sınıfta kaldı.. Bir siyasi iktidarın temsilcisinin önüne hangi proje ve beklentilerle çıkacağını bilemeyen makam ve etiket düşkünleri iş başındaymış..
Ah Ümit Özgümüş.!
Sana yapmadık eleştiriyi bırakmadık ama tam da senin yerinmiş.. Maalesef gerçek bu.. At sahibine göre kişniyormuş..
Bana bunları yazdırtan etkenlere gelince..
Geçen hafta sonuna baktığımızda Başbakan Davutoğlu'nun Adana iş dünyasında buluşmasında iki önemli ayrıntının damgasını vurduğunu gözlemledik.. Geride sadece iki büyük skandal hafızalarımızda kaldı, başka ne var ki?
İlki..
Adana Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan'ın zirveye katılmasına Başbakanlık talimatıyla yasak konulmasıydı.. Çalışkan'a vetonun bir zamanlar Gülen cemaatine çok yakın olmasından kaynaklandığı biliniyor..
Bana, habere ilişkin iki farklı tepki geldi..
Kimileri "Muammer Beyin yaşadığı bu olaya hiç üzülmedik.. 17-25 Aralık operasyonundan sonra cemaatten kimseye selam bile vermedi.. Kendini soyutlamıştı" dedi..
Kimileri de "Muammer Çalışkan'ın görüşü ve inancı ne olursa olsun, Borsa Başkanına vetoya evsahibi ATO Başkanı Atilla Menevşe karşı koymalıydı" yorumunu yaptı..
Diğer skandal,
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ekonomi zirvesinde kendisine sunum yapan oda başkanlarına ve kurmaylarına duyduğu hayal kırıklığını sert tonda ifade etmesiydi.. Davutoğlu'nun "Bula bula bu projelerle mi karşıma çıktınız" şeklindeki söylemi, yukarıdaki satırlarda vurguladığım Adana'daki 'yeteneksiz ekonomik temsil iradesinin' bir yansımasıdır..
Kentimizin sorun ve beklenti önceliklerini sıralamada yetersiz kalan proje fukaralarının üye markajıyla yönetime gelmelerinin acı sonucunu bu kent halen yaşamakta.. Çünkü onlar koltuk işgalinden başka amaca hizmet etmezken, Adana'nın açmazları katlanarak büyüyecek..
Temel yanlışımız,
Adana'nın dinamiği olan kurumlara önder seçerken liyakatine ve becerilerine değil, 'odaları elegeçirme stratejilerine hizmetteki' kilit duruşlarına öncelik tanınmasıdır.. Bilhassa Atilla Menevşe özelinde vizyonu olamayan isimler köşe başlarını tutmaya devam ettikçe Adana'dan bi halt da olmaz..
Eee haliyle,
Vizyonsuz oda başkanları Başbakan'dan da fırça yer, ona karşı koyacak direnci de gösteremezler..
Bu vesileyle,
Ümit Özgümüş'ü yeniden anmadan geçemeyeceğim..
Adana'yı her boyutuyla avucunun içi gibi bilen, siyasi görüşü ne olursa olsun dik duruşuyla tanıdığımız ADASO eski başkanı Özgümüş iki şeye asla müsaade etmezdi..
* Şartlar ne olursa olsun, Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan'ın zirveye katılımı noktasında Atilla Menevşe ve Zeki Kıvanç gibi teslim olmaz; gerekirse organizasyonu protesto ederdi..
* Başbakana "Bula bula bu projelerle mi karşıma çıktınız" rencidesini söyletmeyecek ciddi hazırlıklar yapardı.. Buna rağmen o söylemle karşılaşırsa da eminim ki altında kalmazdı..
Diyecek daha çok söz var.. Ama şimdilik bu kadarı yeter..
En başta Adana Ticaret Odası'nın başındaki Atilla Menevşe'nin Adana'ya bu rezaletleri yaşatmış olması kent onuru açısından bir kenara mutlaka not düşülmeli..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












