• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • Adana : 27 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 18 °C

AK Parti ve Adana Siyaseti Analizi

23.09.2013 19:03
AK Parti ve Adana Siyaseti Analizi
Hüseyin Acarlar

Onur insan türüne mahsustur(Çin atasözü)

 20. yıl İslam düşüncesinin son çeyreğinde kilometre taşı -  komünist partisi eski genel sekreteri, 1982 yılında Müslüman olan filozof -  R. Garaudy’nin   “tarihin kırılma evresi“  ifadesi,  Adana için söz konusu olabilecek bir seçim sath-i mailine girmiş bulunuyoruz. Kendi adıma popüler kültür - angajman kurallarımın gereği(!)-  kategorisinde gördüğüm politik içerikli günlük yazı hiç yazmadım.  Hali hazırdaki bu yazı dizisi de her ne kadar günlük politika içerikli ise de esasında düşünsel bir durum tespiti kaygısı taşımaktadır.

 Günlük politik yazıların usta kalemi sevgili Hüseyin BAYRAK’ın uzun bir dönemdir yazılarında kullandığı” kaht-ı rical (adam kıtlığı)” kavramı, sevgili Taner TALAŞ’ın “Ak Partinin Harcadıkları” başlıklı köşe yazısı, diyalog, monolog ve kulislerin satır aralarına sıkıştırılan cümleler böylesi bir yazıyı kaleme almayı elzem kıldı.  Hemen ifade edeyim ki;  söyleyeceklerim birilerinin çok hoşuna gidebilecek türden olabilir. Politika esnafınınsa hoşlanmayacağı türden hareketler olarak değerlendirilebilir. Haktan ve hakikatten kopmamak üzere bir hayat telakkisinin bize vaz ettiği üzere parlak cümlelerle birilerinin gönlünü etme, birilerini yerme düşüncesinde değilim. Bu kırılma evresinde toplumsal sorumluk adına sesli bir düşünce analizi bizim sorgulamalarımıza katkı koyabilirse yazı da hedefine ulaşmış olacak. 

 Sevgili Bayrak’a göre Adana da “kaht-ı rical(adam kıtlığı)”  sorunu var. Sevgili Talaş göre ise; AK Parti Adana da adam harcadığı için adam kalmadı.

 Kaht-ı rical(adama kıtlığı), Osmanlıdan bize miras ve birçok sorunun kaynağını iki kelimeyle ifade edebilme yönüyle muhteşem bir kavramdır. II. Abdulhamid’in kızı, babasının hatıratını ihtiva eden kitabında babasının; “Bu milletin uğradığı en büyük sıkıntı kaht-ı rical meselesidir.” dediğini nakleder.

 Peki, birçok devirde karşımıza çıkan Avrupa’nınerudit” veya “savant” dediği (allâme–nihrir)  Kaht-ı Rical gerçeği, gerçekten adam kıtlığından mı, yoksa başka sebeplerden mi neşet etmiştir. Kaht-ı Rical’in sorun olduğu her dönemde aslında adam kıtlığı filan yoktur. Yanlış olan dönemin siyasal duruşlarında mevzi kazanarak erk sahibi olmaya çalışanlardan ortaya çıkan sonuçlardır. Bugünkü sorunu  bir cümleyle özetlersek; sorunun kaynağı ,  Cumhuriyetimizin Demokratik siyasal tarihinde Demirel çizgisi ile müşahhas hale gelen pragmatist(çıkarcı), makyevelist(“hedefe giden her yol mubahtır” anlayışı), oportinist(fırsatçı)   ve de eyyamcı kombinezon kişiliğin, sırtını dayadığı rantsal finans sermayesi, önlerine düşürdükleri iyi niyetli veya yeni fırsatçı güruhu, arkalarına aldıkları şakşakçı ucubeler ve demokrasimize has reflekslerle oluşan lobi ile milletin Sefine-i Nuh hükmünde umutlarını yığdığı AK Partinin çadırına mevzilenmeleridir. Adam çoktu. Ama etkili yerlere bir şekilde gelmiş nedenleri çokça tartışılabilecek ipin ucunu tutanların maharetleri bu tabloyu oluşturdu. Tabloyu tamamlayanlar ise maktullerdi. Sonradan sonraya katillerine âşıklar, bugünkü tablodan şikâyet hakkı olmayanlardır. En hafifinden cinayete yardım ve yataklık suçu işlemişlerdir. Müşahhas örnek mi? Hadi biraz pandoranın kutusunu açayım. AK Partinin iki dönem Büyükşehir adaylarına bakalım. Biri Aytaç Durak,  diğeri Mehmet Ali BİLİCİ. İkisi de AK Partili kadrolara çok emek vermiş olacaklar ki(!) teşkilat ve dönemin vekillerince taltif edildiler. Aytaç Durak ismini dönemin AK Parti milletvekillerinin sekizinden yedisi(hayır diyen vekilin ismi bende mahfuz) Başbakana isim olarak AYTAÇ DURAK ismini vermedi mi? Dönemin il Başkanın itiraz söylemine karşılık yapılan teşkilat teamül yoklamalarından Aytaç Durak ismi çıkmadı mı? Bu durumda Adana teşkilat ve Milletvekillerinin talebini onaylayan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan mı kabahatli olur? Tırnak içinde dünün “Particilik küfürdür” bugünün ben zaten muhafazakar demokrasiyi hep savundum deyip koltuk kapan zonta bilge, kerameti kendinden menkul İslamcı düşünürlerimizin(!)   kutsal ilah pozisyonuna sokup Aytaç Beyin Nirvana dergahında poz verme yarışını, birlikte bir yemek için kapıdaki bekleşmelerini hangi ahlaki ilkeyle açıklayacaksınız? Aytaç Bey kendi çizgisi içinde tutarlı geçmişiyle gereğini yaptı. Sonrada niye eleştiriyorsunuz ki? Mazlumluk insanda onur arması olarak durmadıkça vaveylanız sadece tutunamayışınızın nişanesi olur. Bu tür şahıslarla hepten sorunlu oldum. Birincisi onlara hiç güvenmedim, onlarda beni sevmedi. İkincisi beni hiç yanıltmadılar. Sayın Bilici ye gelince; 28 Şubatın dayatmacı zihniyetini(örneğin kesintisiz eğitim) mecliste oy vererek destekleyen -geniş bilgi için “kesintisiz cinayet” Akit yayınlarına bakabilirsiniz - Sayın BİLİCİ demi kabahat var? Yoksa onu Adananın siyasal medarı iftiharı olarak AK Parti yetkili kurularına taşıyıp seçim kaybettirenlerde mi kabahat? Sonrasında Üçüncü selimin şu dizlerini barındıran sitemler edebi bir çeşni olmaktan öteye gitmedi

Sakın aldanma gönül âlemde yok zerre vefâ 
Devletin tâlii bozuk ver ona yâ rab şifâ 
Zevk eyyâmı değil şimdi harâm oldu safâ 
Lâyık olursa cihânda bana taht-ı şevket 
Eylemek mahz-ı safâdır bana nâsa hizmet

 Sevgili Hüseyin Bayrak’ın elinde fener, ”adam arıyorum adam” Diyojenliği ile sitemi, var olanlarında sıraya girip popüler kültüre kurban olmalarının ötesine geçmeyecekti. Böyle kuşun da böyle kuyruğu olur. Birilerinin ya da bir yerlerin adamı olduğu için etkin pozisyonlarda karar verici olanların niteliğinden çok niceliğinin ve de ilişkiler siyasetinin ilkeler siyasetinin önüne geçmesini eleştirmek daha doğru bir tutum olması gerekir. Yoksa adam olamayanların birilerinin adamı olmakla şeref duymaları tarihsel bir gerçektir. “şerefül mekan bil mekin(makamdan şeref alınmaz makama şeref verilir)” ilkesi yerel siyasetin bütün katmanlarında düşünsel olarak nüfuz etmedikçe ilkeler üzerinden siyaset üretenlerin politikada varlığını beklemek hayaldir. (devam edecek)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim