- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
AK Parti yara aldı!

Osman PALAMUT / YAZAR
MHP Genel Başkanı,
"Aklanda gel" dedi,
Bunu fırsat bilen AK Parti, iki aylık geçici süreyi sürekli hale getirerek, görevden aldığı Aytaç Durak'a başkanlık yaptırmamak için dört yıldır görevini iade etmedi.
Aklandığı halde MHP, “Aklanda gel” sözünü 4 yıldır hatırına getirmedi,
Ve en önemlisi;
AK Parti’nin her fırsatta savunduğu, "Milletin getirdiğini ancak millet götürür" görüşü koskoca bir yalandan ibaret olduğu ortaya çıktı.
Sonuçta milletin sandıktan çıkan iradesini siyaset kurumu gasp etti gitti.
AK Parti'nin milli iradeyle ilgili görüşlerine baktığımız zaman, söylemleriyle uygulamaları arasında tezatlar olduğu açıkça görülmektedir.
İşte somut örneği;
Başbakan hafta sonu toplu açılışlar ve Belediye Başkan adayını açıklamak için Muğla’daydı,
Sayın Başbakan Muğla’da çok güzel bir konuşma yaparak, milletin gücünün üzerinde bir güç olamayacağını ifade edip;
"Milletin iradesinin gasp edilmemesi için mücadele ediyoruz,
Devletin sahibi millettir,
Cumhuriyetin sahibi millettir,
Meclis dışında çözüm arayanlar, çok büyük yanlış içerisindedirler" dedi
Ne kadar da güzel söyledi,
Sayın Başbakan, Milletin gücünün üzerinde bir güç olamayacağını söyledi ama, ne gariptir ki Adana'da öyle değil.
Adana’da milletin gücünün üzerinde, içişleri bakanlığının gücü tezahür etti.
Milletin iradesi ne yazık ki gasp edilerek çöpe atılıp yok sayıldı.
Diğer bir ifadeyle,
Sandıkla gelen, sandıkla değil İçişleri Bakanlığının keyfiyetiyle gitti.
Hem de çifte standart uygulanarak,
Nasıl mı?
Doğu ve Güneydoğu'da bölücülük yapma suçlarından haklarında devam davalar olmasına rağmen, BDP’li belediye başkanları görevlerine iade edilirken,
Adana'da Aytaç Durak'la ilgili, "hakkında sürdürülen davalar var" denilerek görevine iade edilmiyor.
Bu bariz bir şekilde görülen çifte standart değil mi?
Bu nasıl bir uygulama beyler?
Hukuk Doğuda başka, Adana'da başkamı uygulanıyor?
Her iki ayda bir gelen uzatma yazısı, Kasım ayında da geldi ve gelen yazıda yine şartlarda değişen bir şeyin olmadığı gerekçesiyle, iki aylık uzatmanın devamına karar verildi.
Allah aşkına, İçişleri Bakanlığı şu değişmeyen şartları açıklasa da, kamu oyu o şartların ne olduğunu bilse.
Diğer taraftan,
Görevine iade edilmesi için Danıştay’a dava açan Aytaç Durak'la ilgili bakın Danıştay 8. Daire Savcısı ne diyor;
"Yargılama ve soruşturma sürecindeki gecikmelere dayanılarak, belediye başkanlarının sürekli olarak uzaklaştırılması hukuka uygun değildir" diyor.
Danıştay uzatmanın uygun olmadığını söylüyor,
Başbakan;
"Seçimle gelen seçimle gider" diyerek milli iradenin üzerinde bir gücün olamayacağını söylüyor, ama Adana'da halkın sandıkta tezahür eden iradesi yok sayılıyor.
Şimdi sormak istiyorum,
Bu uygulama siyasi bir gasp değil mi?
Sonuç olarak;
Halkın seçtiği bir başkanı görevine dört yıldan bu yana kamuoyuna inandırıcı bir açıklama yapılmaksızın açığa alan AK Parti Adana'da büyük bir yara almadı mı?
Sayın Başbakan'ın okuduğu bir şiir için dört ay cezaevinde yatması ne kadar hukuk dışı bir olay ise,
Sayın Durak'ın da sudan bahanelerle dört yıldan bu yana görevinden uzaklaştırılması, en az o kadar yanlıştır ve bu bağlamda hakkın teslimiyeti noktasında vebal vardır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












