• BIST 77.779
  • Altın 128,216
  • Dolar 2,9858
  • Euro 3,3067
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Ankara : 31 °C

"Ak Parti'yi Bu Tip İnsanlardan Korumak Lazım"

10.07.2015 15:35
"Ak Parti'yi Bu Tip İnsanlardan Korumak Lazım"
"Ak Parti'yi Bu Tip İnsanlardan Korumak Lazım"

Ömer Çelik'i eleştirdiği için kesin ihraç talebiyle disipline sevkedildiği yolunda hiçbir tebligatın kendisine ulaşmadığını belirten Ak Parti İl eski Başkanlarından Mustafa Kebude, sert tonda sözler sarfetti.. O'nun da ötesinde açıklaması meydan okur nitelikteydi.

"Ak Parti'yi geri davrananlardan korumak gerekir" diyen Kebude şu görüşlere yer verdi:

BASINA VE KAMUOYUNA​

Bazı gazete ve internet haber sitelerinde şahsımın ve eski ilçe başkanımızın Ak Parti’den “kesin  ihraç” istemiyle il disiplin kuruluna verildiği şeklinde haberler yayınlanmış, Adana eski Milletvekili Ömer Çelik’e yönelttiğimiz bazı eleştirilerden dolayı böyle bir adım atıldığı yazılmıştır. 

Basınımızın, kamuoyumuzun ve sevenlerimizin doğru bilgilendirilmesi amacıyla böyle bir açıklama yapma zarureti doğmuştur. Öncelikle; şahsıma Ak Parti İl Disiplin kuruluna kesin ihraç istemiyle bir dosyanın gittiği şeklinde tarafıma ulaşmış ne bir tebliğat, ne de bir resmi bilgilendirme yoktur. Dolayısıyla elime resmi tebliğat geçtiğinde konunun, varsa nedenleri ve gerekçeleriyle öğrenmiş olacağım. Asıl açıklamamıda o zaman yine kamuoyuyla paylaşacağım. Ancak Ak Parti’nin Disiplin kurallarına ilişkin bazı hatırlatmalarda bulunmak isterim.  

Ak parti tüzüğünün “Disiplin Kuruluna Sevk Yetkisi” başlıklı Madde 112’de bu işin kural ve esasları belirlenmiştir. Buna göre tüzük şöyle hüküm koyar; 

“Madde 112 - Disiplin kurulları, re’sen soruşturma başlatamaz ve yapamazlar. İl disiplin kuruluna sevk yetkisi, il yönetim kuruluna, Merkez Disiplin Kurulu’na sevk yetkisi, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile Merkez Yürütme Kurulu’na, TBMM Parti Grup Disiplin Kurulu ile Müşterek Disiplin Kurulu’na sevk yetkisi, TBMM Parti Grup Yönetim Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na veya Merkez Yürütme Kurulu’na aittir. Disiplin kuruluna sevk kararı, yetkili kurulun üye tam sayısının salt çoğunlu- ğu ile alınır. Karardan önce ilgilisini dinleyip gerek gördüğü inceleme ve araştırmaları, görevlendireceği üye veya üyeleri vasıtasıyla yaptırabilir. İhbar veya şikayet eden, sevke yetkili kurulun üyesi ise, konuyla ilgili toplantı ve müzakerelere katılamaz, kendisine inceleme ve araştırma görevi verilemez. Disiplin kuruluna sevk kararlarının, isnat olunan fiil ile uygulanması istenen disiplin cezasını ve nedenlerini açıklar şekilde gerekçeli olması zorunludur.” Der. Yani eğer böyle bir sevketme kararı varsa, bunun öncelikle il yönetim kurulunca başlatılması, ardından da “sevkedilen kişi veya kişilerle ilgili isnat edilen suç ve fiilleri araştırmak, üyeyi dinlemek” ve kararın mutlaka “isnat olunan fiil ile uygulanması istenen disiplin cezasını ve nedenlerini açıklar şekilde gerekçeli olması zorunludur.” Hükmünü gerekli kılar.  

Şu ana kadar tarafıma ulaşmış herhangi bir tebliğat yoktur. Parti tüzüğü bu incelemeyi ve araştırmayı disiplin kurulunun bir eylemi olarak zorunlu kıldığı halde; Konuyla ilgili İl teşkilatımız tarafından isnat edilen suç her ne ise onunla ilgili şahsıma bir davette olmamıştır.

Bu süreçlerle ilgili tarafıma ulaşmış hiçbir resmi yazı olmadığı için hangi suç ve fiilin isnat edildiği hakkında hiçbir fikrim yok. Ancak yine parti tüzüğümüze göre eğer şahsımla ilgili bu süreç, bu kurallar işletilmeden yapılmış olsa bile asıl “kesin ihraç” kararı tüzüğe göre Genel Merkezimizce karara bağlanacaktır. 

Ak Parti tüzüğünün BEŞİNCİ KISIM, BİRİNCİ BÖLÜM, PARTİ DİSİPLİN KURULLARI  başlıklı bölümünde  yine (SPK, m. 17, 19/7, 25, 53 ila 59)  ilgili hükümlerinde, Parti Disiplin Kurulları’nın  ana görevini  ve bu organların hangileri olduğunu anlatırken şöyle başlar; “ Kanunlara, parti tüzük, yönetmelik ve programına, parti yetkili makam ve organlarının kararlarına aykırı davranışta bulunan partililer hakkında disiplin soruşturması yapmaya ve karar vermeye yetkili ve görevli parti disiplin kurulları şunlardır: (103.1) - İl Disiplin Kurulları (103.2) - Merkez Disiplin Kurulu (103.3) - TBMM Parti Grup Disiplin Kurulu (103.4) - Müşterek Disiplin Kurulu” olarak sıralar. Dolayısıyla bir defa eğer böyle bir süreç başlarsa asıl karar Merkez Disiplin kurulunca alınabilir ve bunun kanuni, idari süreleri ve şekilleri vardır. 

Bir başka noktada basına yansıdığı kadarıyla “kesin ihraç” istemiyle il disiplin kuruluna sevk edildiğim bilgisidir. “kesin ihraç kararı” bir üst başlıktır ve özel hükümleri vardır. 

Tüzüğümüze göre “Partiden ve Gruptan Kesin İhraç Cezası ve Bu Cezayı Gerektiren Haller” başlıklı Madde 117 -  şöyle hüküm koyar; “Parti ve gruptan kesin ihraç cezası verilmesini gerekli kılan haller: 117.1 - Partinin tüzük ve programına, demokrasi, insan hakları ve hukukun evrensel temel kural ve normlarına aykırı faaliyetlere katılmak, destek olmak yahut bizzat aykırı eylem ve işlemlerde bulunmak, 

117.2 - Milletin ülkesi ve devletiyle olan birliğine ve bölünmez bütünlüğüne zarar verici faaliyetler içinde olmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine ve Siyasi Partiler Kanunu’nun dördüncü kısmında yer alan esaslara aykırı eylem veya işlemde bulunmak, 

117.3 - Siyasi Partiler Kanunu’na göre parti üyeliğine engel bir fiilden dolayı kesin mahkumiyetine rağmen partiden istifa etmemekte direnmek, 

117.4 - Yetki ve görevini kötüye kullanarak partinin resmi kayıtları üzerinde tahrifat yapmak veya belgeleri yok etmek, 

117.5 - Parti mal ve parasını zimmetine geçirmek, özel işlerinde kullanmak, 

117.6 - (Değişik:12.01.2002 günlü KKK.m.23)Kongrelerde ve aday yoklamalarında menfaat karşılığı oylama sonuçlarına tesir etmek, parti içi ve dışı seçimlerde hile veya sahtecilik yapmak, 

117.7 – (Ek:05.05.2002 günlü KKK.m.9) Parti Yöneticileri, Üyeleri veya parti tüzel kişiliği hakkında basın yayın araçları ile kamuoyu önünde gerçek dışı haber yaymak, iftira, hakaret, karalama veya küçük düşürücü beyanlarda bulunmak, 

117.8- Geçici ihraç cezasıyla cezalandırılmış olmasına karşın, aynı cezayı gerektiren yeni bir fiil işlemiş olmak, 117.9- (Ek:11.11.2006 günlü BKK.) Parti yöneticileri ve üyelerine karşı şiddet uygulamak, Eylem ve işlemleri, partiden ve gruptan kesin olarak ihraç edilmeyi gerektiren disiplin suçlarıdır.”

Kesin ihraç kararı hiçbir parti yetkilisinin keyfi tutumuyla alınamaz. Ak Parti “MİLLETİN PARTİSİDİR VE ONUN SAHİBİ DE MİLLETTİR” dolayısıyla hukuki ve idari kurallar bir üyenin ancak yukarıdaki maddelerde belirtilen iş ve fiilleri işlediğinde “kesin ihraç” kararını vermeye gerekçe olabilir. 

Değerli Adanalılar, Basın Mensupları ve Sevenlerimiz!

Mustafa Kebude, Milli Nizam’dan başlayarak bu ülkede milli ve manevi değerler sisteminin siyasi arenada temsilcisi olan Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi çizgisinde siyasete başlamış, Fazilet Partisinde İlçe Başkanlığı görevlerinde bulunmuş bir siyasetçidir. Ardından Liderimiz R. Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde kurulan Ak Parti ile milletin sevdası, aşkı bütünleşmiş ve bu siyasi çizgi ülkenin hizmet otobanına dönüşmüştür. Şahsımın bu siyasi harekette aldığı görevler kamuoyumuzun malumudur. İl Başkan yardımcılığından, SKM Başkanlığına, Belediye Meclis Üyeliğinden İl Başkanlığına kadar onurla, şerefle bu siyasi harekette görevler verildi. Üst üste üç ayrı seçimin tüm koordinesini üstlenmiş, teşkilat başkanlığını yapmış bir Ak partili olarak emek verdik, karşılığını da sadece yüce yaradandan bekledik. Mustafa Kebude, siyasi çizgisiyle, nerede durduğu  açıkça belli olan bir Ak Partilidir. Bu partiyi temsil makamlarında Genel Başkanını temsil etmiş, onun bir kentteki en üst makamı olan İl başkanlığı görevini  başarıylaifa etmiştir. 

Görevden ayrılmış olmasına rağmen Ak Parti’ye olan gönül bağını asla kopartmamıştır. Hal böyleyken hangi nedenle “kesin ihraç” gibi bir niyetle il disiplin kuruluna sevk edildiğimiz bilgileri basına düşürülmüştür bilemiyorum. Ak Parti, kuralları ve gelenekleri olan bir siyasi harekettir. Hiçbir şahsın keyfi kararıyla idare edilemez ve yönetilemez. Partiler, yapıları gereği siyasi iç çekişmelerin olduğu kadar siyasi nezaketlerinde işletildiği mekanizmalardır. Bu partiye il Başkanlığı hizmetinde bulunmuş bir ismi, hemde 7 Haziran seçim sonuçlarının tartışıldığı, “nerede hatalar yaptıkkimillet bize olan desteğini azalttı” muhasebenin yapıldığı birdönemde hem parti nezaketine, hem taşıdığımız hak ve hukuk anlayışına, hem siyasi geleneğimize uymayan bir anlayışla böyle bir süreci başlatmayı manidar buluyorum, ayrıca bununla ilgili şahsıma hiçbir resmi tebliğat, bilgilendirme dahi yapılmadan basına ve kamuoyuna haber konusu yapılmasını da ayıpladığımı ifade etmek istiyorum.

Özetle; Ak Parti Milletimizin kendi kurduğu, kendi büyüttüğü ve idare ettiği bir siyasi harekettir. Bu Partinin kural ve hükümleri vardır, keyfi kararlarla bu milleti ve bu milletin fertlerini partiden ihraca kalkışmak, hemde 7 Haziran seçimlerinin muhasebesinin yapıldığı bir dönemde bunu yapmak kendi geçmişine reddiye yazmaktır. Mustafa Kebude“kesin ihraç” hükümlerini ihlal etmemiştir dolayısıyla “kesin ihraç” kararı alınamaz. Tüzüğe rağmen keyfi bir karar çıkarsa hem bu karar hemde bu kararı alanlar hakkında yasal süreçler işletilecektir. Mustafa Kebude, kayıtlı şartlı Ak Parti üyesidir. Ak Partiyle hem resmi bağı, hemde gönül bağı vardır. Ve bu bağa halel getirecek hiçbir fiilde bulunmamıştır. Varsa eleştirilerini parti içinde, parti kuralları çerçevesinde yapmıştır. 

7 Haziran seçim sonuçlarının değerlendirilmesiyle ilgili muhasebemizi elbette yapacağız, en başta bu muhasebeyi partimizi temsil makamında olan il’deki görevlilerimiz yapacak ve parti içi istişare mekanizmasını işletecektir. Aksi takdirde en küçük bir eleştiriyi dahi kabul etmeyen, kendisini tartışılmaz, eleştirilmez kabul ederek hareket etmek seçim sonuçlarının bize verdiği mesajı okumamaktır. Ak Parti, milletten aldığı hak ve yetkiyi millete karşı kibir ve enaniyetlekullanan, milletin gücünü şahsi gücü sanan, milletin taleplerine uzak, siyaseti millete hizmet için değil, hükmetmek için kullanan kişilerin partisi olmamıştır, olmayacaktır. Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun her fırsatta vurguladığı gibi, “Siyaseti hizmet aracı olarak görüyoruz, millete hükmetme aracı olarak değil” diyoruz. 

Bu anlayışla, Aziz milletimize, Adanamıza olan hizmet aşkımız, görev aşkımız fevri hareketlerle söndürülemez.  Buna ne Ak Partinin geleneği izin verir ne de milletimiz izin verir. Fevri davrananlar yaptıkları yanlış ve hasbi tutumlarıyla Ak partiye zarar vermişlerdir. Ak Partiyi bu tip insanlardan  korumak hem milletimizin hemde bu siyasi harekette görev alan temiz insanların en temel görevidir.

Bağlantı

Mustafa Kebude

Ak Parti Üyesi

Ak Parti 2002-2003 / Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı

Ak Parti 2004 / İl SKM Başkanı

Ak Parti 2004-2006 / Halkla İlişkilerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı

Ak Parti 2009-14/ Sarıçam ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi

Ak Parti 2009-12 / İl Başkanı"

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
adana
11 Temmuz 2015 Cumartesi 03:44
03:44
Ak parti adana il başkanı adayımız kozanli işadamı Durmuş ali yıldız
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim