• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Akıllara zarar bir arayış..

16.04.2012 12:54
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Yıllarca uğraştılar. Asla vazgeçmediler. Hala da öyle..

Yarım yamalak da olsa binbir çile ve emek ile depolanan değerlerimizin hayatımızdan silinip yok olması ve/ya da etkisiz ve silik bir hüviyete bürünmesi için çok büyük oyunlar oynandı ve sahnelendi. En önemli, vazgeçilmez sermayelerimizden biri olan hafızamız resetlenmeye çalışıldı.

Yap-Boz’a dönüşen hayatımızın biteviye tanzim edilen, iflah olmaz toplum mühendislerimizin çirkinlik ve çirkef kokan hezeyan dolu, alacakaranlıktan öte, zifiri siyahın odaklarında gezinen, menfezlerde ve dehlizlerde planlanan entrika dolu dizayn çalışmalarıyla sürekli muhatap olduk. Evirdiler olmadı, çevirdiler olmadı, devirdiler yetmedi, karıştırıp alabora ettiler, kan kokusunu ve dokusunu yaydıkça yaymak, akıttıkça akıtmak istediler, hala istiyorlar..

Yüzyılı aşkın bir süredir yürütülmekte olan ve kaotik yaşam biçiminden beslenen, kendinden başka her “kimse”yi “öteki” ve basit, cahil, elit olmayan, anlamaz diye niteleyen, hor ve hakir gören, her fırsatta yetersiz kılan, kendine gelmesine asla fırsat vermek istemeyen bir anlayışın manevi ve ruhsal sömürgesi altında çetelemiz tutuldu.

Bir iki dava süreci, kimi tutuklama ve yargılamalar, son zamanlarda şahit olmayı hayal bile edemediğimiz, zevahiri kurtarmak adına da olsa çekilen fotoğraflar, servis edilmeye çalışılan mesajlar; iflah olmaz “virüs”ün yok olduğu anlamına gelmiyor benim için. En azından şimdiki ve yakın gelecek zaman açısından. Doğrusu, buz dağının “görünmesine izin verilen boyutu” nu bile, beni yeterince rahatsız etmeye ve endişe duymama yeterli ve geçerli bir sebep olarak görüyorum.

İç tüzüğü yetersiz bir TBMM’nde oluşturulmaya çalışılan, iç tüzük değişiklikleri yapılmadıkça, üç artı bir, toplam dört aylık bir süre zarfında görev süresi ile sınırlı bir “araştırma komisyonu” nun ihtilal ve muhtıralara ilişkin araştırmaları, zamanın yetersizliği açısından “sembolik” olacağı açıktır. Bütün rağmenlere rağmen, olması gerekene doğru süren yolculuk, yavaş da olsa, yerinde saymaktan hatta durağanlıktan ve/ya da geriye düşmekten iyidir. Bu da olaylara pozitif açıdan bakılan bir perspektif olsun.

Duygularımızın, aklımızın ve geleceğimizin katili olan anlayışların resmi geçidinden doğan bıkmışlık, bezmişlik sendromu, yerini kendine güven ve cesarete bırakırken, doğru ve isabetli karar verme yeteneğini bir kenara bırakmamalı.. Özellikle, uykuya daldırılan ve sevdirilen, uzun sayılacak - bin yıl gibi - bir zaman dilimi düşünülerek narkoz verilen bir toplumun, uykuyu çok sevmeye yeltenmesi beni birey olarak, bu toplumun bir ferdi olarak tedirgin eder. Kim olursa olsun; yaratıcıdan maada, lâ yüs’el ( sorgulanamaz ) olmamalıdır. Sunumlar; sağlıklı işleyen “Teraziler” le tartılarak kabul edilmelidir.

Hayatımızı; geleceğimiz adına sorgulayan, iyilik ve güzellikler doğrultusunda dizayn eden, mutluluk reçetemizin en açık ve iyileştirici ilaçlarını sunan, hastalıklarımızın en net tahlilinin yapıldığı sonuçları elimize veren, Teşhisimizin şaşmaz tespitçisi, tedavimizin en kısa yolunun yol göstericisi, “hata ayıklayıcı”sı, en güzelin müjdeleyicisi ve habercisi; Allah’tır. Kelâmullah Kur’an-ı Kerim’dir. En seçkin yol gösterici ve örneklik Allah’ın sevgili kulu ve güzide elçisi Resulullah’tır.

Bizi bizden daha iyi bilen ve yol gösteren bir yaratıcı varken, başka bir liman aramak, bizi bizden daha çok seven ve düşünen, bizim için endişelenen bir rehber ve yol gösterici Peygamber varken;, Kur’an gibi bir burhan-ı hakikat varken başka çözümler aramak, akıllara zarar bir arayıştır!

Ve son söz Kutlu Kelamın:

 “Andolsun! Size, İçinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” Kur’an-ı Kerim:  9 / Tevbe :128

Sevgi ile kalın..

akt

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hüseyin ağuş
17 Nisan 2012 Salı 00:15
selam olsun
Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin” Kalem Suresi 4

Zaten o, yeryüzünde bulunuş maksadını, " Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim ” buyurarak net olarak ifade ediyordu.

“Andolsun size bir Peygamber geldi ki sizin sıkıntıya uğramanız onu incitir ve üzer. Çünkü o size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” Tevbe Suresi 128

“ Rasulüm biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik” Enbiya Suresi 107

“ Andolsun ki Rasulullah sizin için, Allah’a ve ahıret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir” Ahzab Suresi 21

Alemlere rahmet olarak gönderilen o Yüce Rasul güzel ahlak konusunda şöyle buyurmuştur:

“ Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”

“ Sizin en hayırlınız ahlakça en güzel olanınızdır”

“ Kişi güzel ahlakı ile geceleri ibadetle gündüzleri oruçla geçirenin derecesine yükselir”

“ Su buzu erittiği gibi, güzel ahlakta günahları eritir (yok eder); sirke balı bozduğu gibi kötü ahlakta ameli bozar.”

“ Allah’ım beni güzelleştirdiğin gibi ahlakı mı da güzelleştir”
güzel rahmet peygambere selam olsun.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim