ALBÜM YAPMAK İÇİN İSTANBUL'A GİTMEK ŞART DEĞİL

Başarılı genç müzisyen ve Aranjör Elyesa Vuran, artık albüm yapmak isteyenlerin fahiş rakamlarla İstanbul Unkapanı’na gitmelerine gerek kalmadığını, aynı çalışmayı kendisinin de elindeki yüksek donanımlı teknoloji sayesinde Mersin’deki stüdyosunda gerçekleştirdiğini söyledi.
ADANA’DA İYİ MÜZİK MERKEZLERİ BEŞ PARMAĞINIZI GEÇMEZ
Müzisyen ve Aranjör Elyesa Vuran, “Dünyanın her yerinde müzik aynıdır değişmez. Çünkü nota aynıdır. Yetişen çocuklar üstün körü müzisyen oluyor bizim şehrimizde. Ben bunları yıkma kanaatindeyim, amacım bu. Yani, kaliteli eğitim. Aranjörlüğümle, stüdyomla, prodüksiyonumuzla, aldığım akademik eğitimle harmanlayıp, bu şehre en iyi sanat merkezini açmak, projelerim arasında” dedi.
ALBÜM YAPMAK İÇİN UN KAPANI TEK MERKEZ DEĞİL
Vuran, “Artık gelişen teknolojiyle birlikte, süre içinde yeni nesil yetişti. Yani bizler yetiştik. Günümüzde stüdyolarda dev masalar görmeseniz de olur. Çünkü, evde çıkan albümle, stüdyoda yaptığınız albüm arasında hiçbir fark kalmadı. Burada önemli olan kurallar var. Nedir bunlar, çalıştığın adam doğru olmalı, teknolojiyi iyi bilip, eğitimiyle, yeteneğiyle bunları birleştirebilmeli. Kısacası doğru adrese gitmelisiniz” şeklinde konuştu.
İYİ BİR ARANJÖR DÖRT DUVAR ARASINDA DA YAZABİLİR
Uzun yıllar aldığı müzik eğitimi ve sahne deneyimlerini, Adana’da iyi bir sanat merkezi açarak, 7‘den 70’e hizmet vermek istediğini söyleyen Elyesa Vuran, bir Adanalı olarak İstanbul standartlarında nasıl hizmet vereceğini, Adana Medya Gazetesi Yazarı Melahat Karataş’a anlattı.
Özgeçmiş
1986 Adana doğumluyum. Müziğe gönül veren bir müzisyenim. Yıllarca müzisyenlik ve organizatörlük yaptım. Lise eğitimimden sonra, Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Müzik Anabilim Dalı mezunuyum. Eğitimimi tamamladıktan sonra tekrar Adana’ya dönerek, projelerimi kendi memleketimde gerçekleştirmek istedim. Çünkü bu şehre gönül verenlerdenim. Şu anda Mersin’de müzik öğretmeni olarak görev yapıyorum. Ancak tek amacım, Adana’ya müzik konusunda ivme katmak. Ayrıca Vuran İnşaat’ın da sahibiyim. Mersin’de ve Ankara’da inşaat sektörüyle uğraşmaktayım.
MÜZİK HAYATINIZ NASIL BAŞLADI, BİRAZ ANLATIR MISINIZ?
ELYASA VURAN: Müziğe ilgim ve merakım ortaokul yıllarımda başladı. Bende bir çok müzisyen gibi önce hobi olarak başladım. Hiçbir zaman bunu meslek edineceğimi, hayatımın en önemli yerini alacağını, insanlara yol göstereceğimi, ekmeğimi müzikten kazanacağımı, tahmin dahi etmemiştim. O yıllarda sürekli babamın başının etini yeyip, bana gitar almasını isterdim. Fakat babam bağlama almıştı. Bıkmadım yine ısrarla gitar isteyip, ağladım. Bu kez de mandolin almıştı. Ardından org aldı fakat ısrarlarım sonucu nihayet gitar aldırmayı başardım. Bizim zamanımızda eğitim alabileceğimiz yerler bu kadar çok yoktu. Ben bu işi bilen komşumuz sayesinde, zor şartlarda öğrendim. Ve böylece müzik hayatım başladı. İlk adımı attıktan sonra, arkası geldi. İşin özü, keyif aldığım hobi olarak başladığım yolculukta, iyi bir yol kat ettiğime inanıyorum.
NASIL BİR EĞİTİM SÜRECİNDEN GEÇTİNİZ?
ELYASA VURAN: Güzel Sanatlar Fakültesini kazanıp, konservatuvar eğitimi aldım. Fakat Üniversiteye girmek yalnızca gitar çalmak değildi, müzik çok ayrı bir şeydi. İlerleyen yıllarda şunu gördüm ki, müziğin içine ne kadar girerseniz girin, uzay boşluğunda gibi kayboluyorsunuz. Yani ilk müziğe başladığınızda ve çok küçük adımlar attığınızda “müziği öğrendim, artık ben de müzisyenim” derseniz, daha yolun başında kaybedersiniz. Ne zaman sınava girmeye karar verdim ve hazırlanmaya başladım, kendimin bir hiç olduğunu gördüm. Daha sonra, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı hayatım oldu. Üniversite hayatımda ne zamanki profesörlerle, doçentlerle çalışmaya başladım, daha da bu işin zor olduğunu, uzun bir yol olduğunu, ve dipsiz bir kuyu olduğunu gördüm. Yani müzik sonsuzluktu aslında. Eğitimimin yanı sıra konserler, turneler, hayatımda ciddi yer almaya başladı. 2004 yılından bu yana, çeşitli yerlerde aktif sahneler aldım. 2011 yılından itibaren de, sahneyi uğruna inandığım değerler için bıraktım. Evet müziği çok seviyordum, ama gördüm ki müzik sadece sahneden ibaret değildi. Böylece ağırlığı müzik teknolojisine verdim. Zaten bu yöndeki ilgimde, çocuk yaşlarda başlamıştı bende.
HİÇ ÖDÜL ALDINIZ MI?
Evet, çeşitli ödüller aldım. Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu’da marş yarışmalarına katılıp, birinci oldum. 2010 yılında TRT Müzik’te yayınlanan, arajmanı bana ait olan bir parça ile, yılın en iyi sesi ve en iyi klibi seçildim. Şu an aklıma gelenler bunlar.
STÜDYONUZDA NE TÜR ÇALIŞMALAR YAPIYORSUNUZ?
ELYASA VURAN: Müzik hayatımın önemli bir parçası artık, tabi ki devam ediyorum. Aktif sahne hayatım yok, ancak ekstra işlere gidiyorum konser tarzında olan. Şu an ağırlıklı olarak ses sistemi ve teknoloji üzerine çalışıyorum. İnsanlarda kalıplaşmış bir düşünce var, “Şöhret olmak istiyorsam, ya da iyi bir albüm yapmak istiyorsam, İstanbul’a gitmeliyim” Unkapanı gibi saplantıları var. Artık böyle bir şey yok, bunlar çok eskidendi. Farkındaysanız en iyi müzisyenler, en iyi oyuncular, en iyi sanatçılar İstanbul’dan çıkar. Bu konu aynı zamanda Üniversite yıllarımda, tez konumdu. Bakın ilk Üniversite İstanbul’da kuruldu. Tarihte en büyük olayların temeli, İstanbul’da atıldı. Bundan dolayı her şeyin güzeli, her şeyin kalitelisi İstanbul’da yapılmaktaydı. Ama gelişen teknolojiyle birlikte, süre içinde yeni nesil yetişti. Yani bizler yetiştik. Artık stüdyolarda dev masalar görmeseniz de olur. Çünkü, evde çıkan albümle, stüdyoda yaptığınız albüm arasında hiçbir fark kalmadı. Burada önemli olan kurallar var. Nedir bunlar; çalıştığın adam doğru olmalı, teknolojiyi iyi bilip, eğitimiyle, yeteneğiyle, harmanlamalı. Örneğin, ben şu an Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgesine hizmet ediyorum. Arajmanları dört duvar arsında bile yazabilirsiniz. Arajman tamamen işi bilmene ve kullandığın prodüksiyona bağlı. Şu an benim stüdyomda, Türkiye’de kullanılan en üst düzey prodüksiyon kullanılıyor. Her biri Amerika’dan gelme son sistem, marka, cihazlar kullanıyorum. Bunları almak güç olduğundan, birçok müzisyen arkadaşımız bu kaliteyi yakalayamadığından, camiadan eleniyor. Bu tür çalışmalar yaptıran kişi içinde, uğraşan kişi içinde ekonomik güç gerekli. İşine hakimsen ve iyi teknolojiye sahipsen, bir o kadar kaliteli sonuç elde edersin.
BİRAZ DA ÇALIŞMA SİSTEMİNİZDEN BAHSEDELİM Mİ?
ELYASA VURAN: Çalışmalarımı İstanbul ve Karadeniz Bölgesi ile tamamlıyorum. Sağlam bir bütçe ile yola çıkalım dendiğinde, İstanbul’u tercih ediyorum. Fakat kısıtlı bir bütçe ile yola çıkarsam, Karadeniz’de bu çalışmalarımı destekliyorum. Tabi ki seçimlerim tamamen gelen kişilerin ekonomik güçleriyle de alakalı. Çünkü bu da bir nevi ticarettir. Enstrüman çalanların fiyatları da müzisyenden müzisyene değiştiği için, rakamda değişiyor. Az bütçeyle yavan iş çıkartırsınız. Bu yola çıkacaksanız sağlam bir bütçeyle yola çıkıp, başarılı bir sonuç alırsınız.
BU GÜNE KADAR KAÇ ALBÜM ÇALIŞMANIZ OLDU?
ELYASA VURAN: Yaklaşık 15 civarı taşeronluğunu yapmadığım, tamamen kendi imzamla çıkardığım albüm çalışmalarım var. Bir de taşeronluğunu yaptığım albümler var. O da şu demek, biz aranjörler çok yoğun olduğumuzda, paslaşarak birbirimizin işlerini yaparız. Böyle çalışmalarım da mevcut. Türkiye’de birçok albüm ve demo çalışmasına imza attım. Müzikal anlamda Türkiye geneli çalışmalarım devam ediyor. Stüdyom Mersin’de olduğu için, daha çok yakın illerden çalışmalar geliyor. Açıkçası bu denli rağbet olacağını, ben de bilmiyordum. Talepler oldukça fazla ve yoğun.
ADANALI BÖYLE BİR STÜDYONUN VARLIĞINDAN HABERDAR MI?
ELYASA VURAN: Doğrusu Adanalı varlığımdan haberdar değil. Eskiden beni daha çok organizatör ve müzisyen olarak bilirlerdi. Elyesa Vuran deyince, akıllara konserler ve sahneler gelir. Bu anlamda çok hizmet verdim Adanalılara. Uzun zamandır Adana’dan çıktım. Ancak artık Adana, Güneydoğu Anadolu bölgelerine “Elyesa Vuran Stüdyoları” olarak ciddi yatırımlar yapmayı düşünüyorum sanat merkezleri şeklinde. İçinde radyosu olan, sanat derslerinin verildiği, enstrüman, dans, görsel sanatların olduğu, eğitimler vermek istiyorum bu merkezlerde. Adana’da böyle bir çalışmam olacak çok yakında. Çünkü Adananın böyle bir yatırıma ihtiyacı var. Burada işi bilerek yapan sanat merkezi olarak da, aranjörlük olarak da, kesinlikle böyle bir yer olmalı. Şu anki sanat merkezlerine bakın, içler acısı halinde. İyi eğitim veren yerleri saysanız, beş parmağınızı geçmez. En iyi eğitimi ve hizmeti verme konusunda iddialıyım. Bu konuda mütevazi olmayacağım kimse kusura bakmasın. Benim en çok kızdığım şeylerden biri, bu tür yerlerde notasız müzik eğitiminin verilmesi. Dünyanın her yerinde müzik aynıdır değişmez. Çünkü nota aynıdır. Yetişen çocuklar üstün körü müzisyen oluyor. Ben bunları yıkma kanaatindeyim, amacım bu. Yani, kaliteli eğitim. Aranjörlüğümle, stüdyomla, prodüksiyonumuzla, bu şehirde de en iyi albümü yapabildiğimizi göstereceğiz Allah nasip ederse. Artık insanlar fahiş rakamlar ödemesinler albüm yapabilmek için.
BESTE SATIŞI YAPIYOR MUSUNUZ, TALEP VAR MI?
ELYASA VURAN: Bize beste yollayan arkadaşlarımız da var. Ben bu parçaları İstanbul ajanslarıyla çalışarak, arada köprü oluyorum yalnızca. Bu anlamda da yoğun ilgi var. Ancak bu işler için çok emek harcamak lazım.Yoğun çalıştığımdan dolayı, bu anlamda fazla detaya giremiyorum açıkçası.
İstanbul ile Adana arasında büyük fiyat farkı var
İstanbul’da her bütçeye göre albüm var aslında. Ama yer İstanbul olunca, bizim burayla kıyasladığımızda, fiyat üç katına çıkıyor. Burada bir albüm çalışması yapmak, daha uygun açıkçası. Eğer profesyonel anlamda iş düşünüyorsanız örneğin, 6 parçalık bir albümün maliyeti yaklaşık 60 bin TL’dir. Ben bu rakamın altında profesyonel bir albüm çıkacağını asla düşünmüyorum. Çünkü bu iş sanıldığı kadar kolay değil, zaman ve emek isteyen bir iş. O nedenle, bu rakamın altında kimse sıcak bakmaz böyle bir çalışmaya. İyi bir albüm çıkarmak demek, iyi bir ekip çalışması ile olur. Buda dönüp dolaşıp paraya gelir. Ben müziğe alaylı başlayıp, akademik olduğum için, birçok şeyi kendim yapıyorum. Çok şükür Allah bana bunları nasip etti. Dolayısıyla işçilikten kurtardığım için, düşük rakam verebiliyorum bana gelen arkadaşlara. Örneğin, İstanbul’da 60 bine yapılan işin aynısını, burada 40 bine maledebiliyorum. Çalışmalarımda her zaman iddialıyım. Eski filmleri izlediğimizde görüntü kaybı görürüz, bu seste de böyledir. Müzik kulağınız varsa, bunu müzikte de yakalarsınız. Ben profesyonel çalışmaktan yanayım her zaman.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Simdi albüm yapmak isini düsündügümüz zaman aklimiza ne gelir. yanliz albüm yapmakla is bitmiyorki. Örnegim istanbulda bahsettigimiz 60tl icindi genel anlamda klip calismasi da oluyor ve kimisi unkapanin da reklam bile yayinliyorlar ben bunu arastirdim hatta kendim bile unkapanina gittim iki kere. Siz teklif ettiginiz o rakam ile ne kadar sanatci yi destekliyorsunuz bu konuda ?
e-mail: syfeb2003@yahoo.de
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












