- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Alevilik konferansı

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
(04-05 Nisan 2015 İstanbul)
Dr.Ömer Uluçay
"Alevilik: Tarih, Sorun, Tahayyül" adıyla bir Kongre, Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin bir bileşeni olan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından düzenledi (04-05 Nisan 2015 İstanbul/Sİrkecİ, Legacy Ottoman Otel).
Konuşmacı olarak katıldığım bu kongre ile ilgili gözlemlerimi ve düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
Kongreye davet edilmiş Alevi Örgüt temsilcileri (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği), Dedeler, Pirler aydınlar, yazar, araştırmacı, akademisyenler ve ilgi duyanlar, konuyu, konunun sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışacak ve Aleviler kendilerini anlatarak bir sonuca varılacaktır. Alevilerin istekleri, siyasal irade bakımından Parti görüşüne dönüştürülerek savunulacaktır. Ancak bu istekler, Partinin temel ilkelerine aykırı, ayırıcı olmayacaktır.
Kongrenin açılışı, siyasilerin(Selahattin Demirtaş, Sebahat Tuncel) ve örgüt temsilcilerinin konuşmalarıyla yapıldı. Tartışmalar yüksek bir düzeyde ve heyecanla devam etti. Daha önce, devletçe yapılan "Alevilik Çalıştayları" sonuçsuz kalmıştı. Konuşmacılar, bunu gözönüne alarak olumlu bir sonuca ulaşılmasını istiyorlardı.
Türkiye'de sanırım ilk defa Aleviler, örgütlü ve inançsal kimlikleri ile siyasette temsil edileceklerdi. Şimdiye kadar, Alevi birçok siyasetçi TBMM'de görev almıştır. Ancak bireysel olduğu için, toplumu temsilen bir etkinliği olmamıştır. HDP'nin, Alevi Örgütlerine "örgütlü toplum" olarak bir meydan açıyor, Alevilerin kendilerini, ifade, sorunlarını tartışma ve çözüm önerilerini kendilerinin tespit etmelerini ve böylece sonucu parti politikası haline getirmek, Alevi toplumunun doğal haklarını savunmak istediği belirtilmiştir.
Alevi Konferansı, dört grup/atölye şeklinde açık oturumlar yaparak, aşağıdaki konuları tartışıp bir karara vardılar. Grup Raportörleri, ertesi gün genel oturumda görüşülmek üzere bu çalışmaları bir metne dönüştürdüler.
Dört grubun raportörleri, atölye raporları üzerinde yapılan tartışma ve önerileri de dikkate alarak, Kongre Sonuç Bildirisi'ni hazırladılar ve Kongre Divanı tarafından kamuoyuna ilan edildi. Bu tartışmalardan anlaşıldı ki; Alevilik konusunda geniş katılımlı, önceden duyurulmuş, iyi planlanıp programlanmış bir dizi Kongrelere ihtiyaç vardır. Buna işaret edildi.
Alevi Kongresinin Çalışma Konuları/Atölyeleri
1."Tarihsel hafıza ve dünden bugüne kadar Aleviler" ifadesi pek kapsamlı ve tartışmalıdır. Hemen her şey tarihi süreç içinde oluşmakta ve değişmektedir. Genal olarak ""tarih tezi" ve "tarih yazımı" ülkemizde halen çözülmemiş bir sorundur. Tarih resmidir ve alternatif olanların da tarafsız bağımsız olduklarını söylemek zordur. Alevi tarihi, Alevi olmayanlar tarafından yazılmıştır ve bu kaynaklar mehaz olmaktadır. Bu da tartışmanın kaynağıdır. Bu oturumda ateşli, zor tartışmalar oldu. Araştırılmağa ve tartışılmağa muhtaç bir konu olduğu anlaşıldı.
Araştırmacı-yazar Erdoğan Aydın, bu atölyenin bildiri taslağı olarak, önceden büyük bir vukufiyetle hazırlanmış bir metni katılımcılara sundu ve tartışma bu eksende oldu. Aslında bu konu, en belirsiz ve bu nedenle de engebeli bir sahadır. Hazırlanan metin, önemine ve vurgusundan ötürü ayrı bir yazı konusu olacaktır.
Erdoğan Aydın, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Alevilerin dışlandığı, ezildiği, baskıya maruz kaldıkları, sürgün ve katledildikleri, asimilasyonun devam ettiğini bildirdi. Emevi Hükümdarı Yezit b.Muaviye tarafından Hz. Hüseyin'in ve 72 taraftarı ile aile efradının Kerbelâ'da katledildiğini ve bunun zulme direnmenin, hak olduğuna iman ettikleri uğrunda ölmenin şahadet ve örnek olduğuna işaret etti. Emevi ve Abbasi dönemlerinde, Ehl-i Beyt taraftarlarına yapılan zulmü anımsattı.
E.Aydın, Kürt ve Alevi kimliklerine Cumhuriyet döneminde baskı ve asimilasyon uygulandığını bildirdi. Cumhuriyet; Müslüman vatandaşları için, Sünni-Hanefi-Türk kimliğini zorunlu görmektedir
2. "Sorunlar ve çözümler" atölyesinin bildirisini Nuray Sancar Genel Kurula sundu. Sancar, Sünni İnanç dışında kalan Aleviliğin ve diğer inançların sürekli baskı ve asimilasyon altında olduklarına işaret etti. Bu nedenle yapılacak yeni Anayasada, Alevilerin ve ötekileştirilen diğer tüm İnanç gruplarının eşit yurttaşlık haklarından yararlanmalarını ve bunun güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.
3. "Demokratikleşme ve müzakere sürecİ" atölyesinin sunumunu Nurgül Sabancılar yaptı. N. Sabancılar, Özerklik ve yerinden yönetim konularına dikkat çekti. Ortadoğu'da yaşanan savaş ortamını, savunmasız insanlara yapılan katliamları ve IŞİD vahşetini dikkate alarak, Alevi toplumunun güçlü bir şekilde örgütlenmesinin zorunlu olduğuna işaret etti. Sabancılar, ayrıca Alevilerin çözüm sürecinde yer almaları gerektiğini de ifade etti.
4. "Aleviler nasıl bir Türkiye tahayyül ediyor?" Bence burada "tahayyül" yerine "tasavvur" sözcüğü kullanılmalıydı. Çünkü siyaset ve dolayısıyla hak talebi, "hayal" ile değil "tasavvur" ile istenir. Ama olsun, murat anlaşılıyor.
Bu atölyenin bildirisini Günay Kubilay yaptı. Kubilay, "Alevilerin, tekçi, yasakçı, cinsiyetçi, merkeziyetçi, otoriter ve antidemokratik devlet yapılanmasına karşı olduğunu bildirerek, Türkiye'deki tüm halkların, İnançların, kültürlerin, dillerin farklılıklarıyla bir arda yaşayabileceği ve eşit yurttaşlık temelinde ekolojik, cinsiyet özgürlükçü, laik ve demokratik bir Anayasayla bunun mümkün olacağını vurguladı".
*
HDK Alevi Konferansı Sonuç Bildirgesi
4-5 Nisan 2015, İstanbul
Alevi Konferans'ında, dört atölyede, şu başlıklar altında tartışılmıştır:
- Tarihsel Hafıza ve Dünden Bugüne Aleviler
- Sorunlar ve Çözümler
- Demokratikleşme ve Müzakere Süreci
- Alevilerin Türkiye tahayyülü
Dört atölye çalışması sonucunda hazırlanan sonuç bildirgeleri katılımcılar tarafından tartışılmış ve aşağıdaki ortak bildiri oluşturulmuştur.
Alevi İnancının toplumsal tarihi, egemen devletler tarafından kendisine uygulanmış asimilasyon, baskı ve sürgün tarihidir. Bu uygulamaların nedenİ, Aleviliğin, adaletsizliklerle belirlenen egemenlik İlişkileriyle uzlaşamaması, her türlü otoriteyi sorgulayabilmesi ve egemenlik hakkını İnsanın kendisinde görmesidir. İmam Hüseyin’den Baba İlyas’a, Kalender Çelebi’den Seyit Rıza’ya kadar Alevi belleğinin oluşumunda tayin edici roller üstlenen İnanç önderleri de egemenlik İlişkilerini sorgulayan bu adalet ve direnç kimliğiyle belirginleşmişlerdir.
Osmanlı döneminde uygulanan asimilasyon ve katliam politikalarının aynen devralındığı Cumhuriyet döneminde de Aleviliğin bağımsız bir kimlik olarak yaşamasına imkân tanınmamıştır. Esasen “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” belirlemesi çerçevesinde Cumhuriyet de tek millet ve tek din/mezhep ve tek dil eksenli bir tekzipleştirmeye yöneliyordu. Bu yönelimde din, Türkleştirmenin ve toplumu şekillendirmenin aracı olarak kullanılacaktı. Bu yönelimin resmi aracı ise Diyanet İşleri Başkanlığı olmuştur. 1925’te çıkarılan Tekke ve Zaviyeler Kanunu kapsamında Alevilerin kurumlarıyla İnanç ve ritüelleri yasaklanmıştır. Alevilere tek meşru ibadet mekânı olarak cami, tek dinsel önderlik kurumu olarak da Diyanet gösterilmiştir.
Bu yasaklara ilaveten Cumhuriyetin kuruluşuyla başlayan Alevi katliamları; Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi’yle sürmüştür.
Bugün de Ortadoğu ve Türkiye’de yaşanan siyasal gelişmeler kapsamında Aleviler mezhep çatışmaları zeminine çekilmek İstenmekte ve savaş politikalarının kurbanı haline getirilmektedir. Türkiye devletinin de taraf olduğu bu politikalar bölgede bir halklar kıyımı ile birlikte sürdürülmektedir.
Bu sorunlar kapsamında Aleviler, şu talepler ve çözüm önerilerini sunmaktadır:
- Aleviler devlet tarafından kimliklerinin tanımlanmasını değil tanınmasını talep etmektedir.
- Devlet eliyle dinsel tekleştirmenin sevk ve İdare edildiği bir kurum olarak Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) lağvedilmeli; dinler ve İnançlar sivil alana terk edilmelidir.
- Zorunlu ve seçmeli din dersleri kaldırılmalı, eğitimin dinselleştirilmesi anlayışından vazgeçilmeli, anadilinde eğitim talebİ karşılanmalıdır.
- Devletin dinden elini çektiği, dinin de devletin İçinden çekildiği bir özgürlükçü laiklik hayata geçirilmelidir.
- Alevilerin İbadethanelerinin yasal statüsü tanınmalı; el konulmuş ve kapatılmış dergâh ve İnanç merkezleri İnanç sahiplerine geri verilmelidir. Türkiye dışında bulunan Alevi Bektaşi dergâhlarına yönelik İşgalci ve asimilasyoncu politikalara son verilmelidir.
- Alevilere ve diğer din ve mezhep gruplarına karşı ayrımcılık ve ötekileştirme İçeren yazılı ve sözlü söylem ve hakaretler nefret suçu olarak kabul edilmeli; önleyici tedbirler alınmalı ve yasal yaptırım uygulanmalıdır.
- Devlet Aleviliğin bilgisine, kitlesine ve kutsal değerlerine yönelik müdahaleci asimilasyon politikalarından vazgeçmelidir. Bu çerçevede:
- Alevi köylerine cami yapılmasından vazgeçilmelidir. Alevi köylerindeki mevcut camilere din görevlisi atamaları durdurulmalı, önceden atanan din görevlileri geri çekilmelidir.
- Kutsal değerleri ve mekânları tehdit, kültürel yaşam alanlarını yok eden HES, baraj, kalekol vb.lerinin yapımından ve demografik ve kültürel yıkıma neden olan kentsel dönüşüm projelerinden vazgeçilmelidir.
- Kültürel asimilasyonun bir parçası olarak uygulanan yer isimlerinin değiştirilmesine son verilmelidir, değiştirilen İsimler İade edilmelidir.
- Kamusal ve özel İstihdam alanlarında Alevilere kota tanınmalı, İstihdamda fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
- Tarih boyunca yapılan Alevi katliamlarının araştırılması İçin hakikat komisyonları oluşturulmalı; sürgün ve göçmen durumuna düşmüş Alevilerin mağduriyetleri giderilmeli, zararları tazmin edilmelidir.
- Alevi kadınlar İnanç kimlikleri nedeniyle de çoklu bir baskıya ve ezilmeye maruz kalmaktadır. Bunun yanısıra sosyal, kültürel ve siyasal alanda da Alevi kadınların görmezden gelindiği bir gerçektir. Alevi kurumlarından başlayarak tüm örgüt ve siyasal yapılarda kadınların eşit temsiliyetinin ve örgütlenmesinin önü açılacak şekilde etkin mekanizmalar oluşturulmalıdır.
- Ocak dergâh sisteminin bütün geleneksel sürekleri ve İnanç sahiplerinin ana dillerinde tekrar hayata geçirilerek, İnancın kendi öz dinamikleriyle yaşanmasının koşulları sağlanmalıdır.
- Ortadoğu'da yaşanan emperyalist savaşlar, yanıbaşımızdaki IŞİD, El Kaide, El Nusra, Boko Haram vahşetİ ve savunmasız halklar üzerinde yürütülen katliamlar dikkate alındığında Alevi toplumunun güçlü bir şekilde örgütlenmesinin zorunlu olduğu ve zalimlere karşı demokratik kurumlarla ve ezilen halklarla birlikte daha etkin mücadele edilmesi gerektiği açıktır. Türkiye’nin izlediği mezhepçi ve Yeni Osmanlıcı siyaset derhal terk edilmelidir.
- İklime ve Hama'da görüldüğü üzere, emperyalist savaşlar sürecinde katliama maruz kalan Arap Alevileri Türkiye’de de hedef haline getirilmiştir. Bu nedenle ciddi güvenlik kaygıları olan bölgedeki Alevi halklarla dayanışma yükseltilmelidir.
- Alevilerin kültürel hakları tartışılamaz. Bu kültürün nasıl sürdürüleceği ve yaşatılacağı konusunda devletin herhangi bir tasarrufu Aleviler açısından tartışma dışıdır.
- İç güvenlik paketİ adıyla çıkartılan sıkıyönetim yasasıyla hak arama mücadeleleri engellenmekte, devlet saldırılarının yolu sınırsızca açılmaktadır. Gezi Direnişinde olduğu gibi; hak mücadelesi veren kesimlere yönelik saldırılarda öncelikle Aleviler hedef alınmış, Alevi gençleri katledilmiş, Alevi mahalleleri kuşatılmış, Cemevlerine saldırılar yapılmıştır. Bunlara İlişkin hiçbir hukuki süreç de işletilmemiştir. Dolayısıyla bu paketin de benzer sonuçlar doğuracağı kaygısı büyüktür. Aleviler bu sıkıyönetim yasasının derhal kaldırılmasını talep etmektedir.
- Aleviler yürütülen çözüm sürecini desteklemekte, bu sürecin demokratik, özgürlükçü, laik bir ülke hedefiyle geliştirilmesini ve bunun İçin kendi tarihsel birikimleriyle müzakere sürecine dâhil olmayı İstemektedirler.
- Aleviler Kürt siyasal hareketinin çözüm İçin önerdiği 10 maddeyi demokrasi ve barışın gerçekleştirilmesi İçin olumlu görmekte, buna karşılık AKP’nİn müzakere sürecine yaklaşımının olumsuzluğuna dair kaygı beslemektedirler.
- Aleviler eşitlikçi, demokratik katılımcı, özgürlükçü laik, cinsiyet eşitlikçi, özyönetimci ve ekolojik bir anayasanın yapılması İçin mücadelelerini yükselteceklerdir.
- İki gün süren konferansın önemli bir İhtiyacı karşıladığını düşünüyor ve Alevi halkının sorunlarına yönelik çözüm önerilerinin tartışılması ve takibi bakımından İkinci bir konferansın toplanması İhtiyacına dikkat çekiyoruz.
Yapılması öngörülen Alevilik Kongreleri hakkında görüşümüz şöyledir:
Yapılması mutlaka gerekli olan Alevilik Kongrelerinde örnek olarak şu konuların tartışılmasına, sonuçların yayınlanıp kaynak oluşturmasına zaruret vardır: Alevilik tarihi, ibadet itikat ve ayinler; Alevilik teolojisi, felsefesi, edebiyatı, musikisi, folkloru; Alevi erenleri, türbe, yatır, Dergâh ve ziyaretleri; Alevilik kolları, Alevi Ocakları, Pirler ve Dedeler; Alevi kaynakları/kitapları, semah; Aleviler ve birlikte yaşadığı kavimler/halklar ve inançlar; Alevilik ile komşu din/inançlar arasında etkileşim; Alevilik ve siyaset/yönetim; Alevilik ve humanite, sevgi ve barış; Alevilikte kadını yeri ve rolü; Alevilik ülke/devlet/dünya ve evren ve daha birçok konu.
Yasaklanmış, kısıtlanmış, örgün eğitilmemiş, bilimsel olarak araştırılıp sistematize edilmemiş din ve inançlar mağdur, mahrum ve mazlumdur.
Bu yapılmamışlara, egemenlerin sürgün ve kırımlarına rağmen Alevilik; yüce bir dağ, derya-deniz gibidir, güçlü bir inanıştır, özü-sözü Bir'dir ve sağlamdır, Batınından güneş doğmakta, ay parlamakta ve yıldızlar ışıldamaktadır. Bu deyişle Alevilik; sevgi, barış, birlikte yaşama, eşitlik, özgürlük, özgüven, hak için direnmek, rıza ve iman, akıl ve nakil dini/inancıdır. Sahibi elinde dünyaya dikilecek bir "İnsanlık Bayrağı"dır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












