Allahtan Korkun!
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
matemli adanalı
08 Ağustos 2012 Çarşamba 15:44
imam cafer-i sadık buyurdu:
Ariflerin Allah'a yalvarıp yakarmaları üç temele dayalıdır: Korku, ümit, sevgi. Korku, ilmin; ümit, yakinin; sevgi de marifetin ürünüdür. Korkunun nişanesi (günahtan) kaçıştır; ümidin nişanesi talep etmektir, sevginin nişanesi ise sevileni diğer şeylere tercih etmektir. Kalbinde ilim yerleşen insan korkar; doğru korku meydana geldi mi de (azaba sebep olan şeylerden) kaçar; kaçtığında ise kurtulur. Yakin nuru kalbi aydınlattığında insan faziletleri görür, fazileti görebilen ise o faziletleri ümit eder, ümidin lezzetini tattığında ise insan aramaya koyulur; aramaya muvaffak olan ise sonunda aradığını bulur. Marifet ışığı kalpte tecelli ettiğinde, muhabbet rüzgarı esmeğe başlar, muhabbet rüzgarı esmeğe başladığında, mahbubun gölgesiyle üns eder ve onu (mahbubu) diğer şeylere tercih ederek emirlerini yapmaya koyulur.
Bu üç ilkenin misali, Harem, Mescid'ül Haram ve Ka'be gibidir. Kim Hareme girerse güvende olur, kim Mescid-ül Haram'a girerse, organları, isyanda kullanılmaktan güvencede olur ve kim de Ka'be'ye girerse, kalbi, Allah'dan gayrisinin zikriyle meşgul olmaktan berî olur." (Misbah-uş Şeriat, s. 2-3)
Bu üç ilkenin misali, Harem, Mescid'ül Haram ve Ka'be gibidir. Kim Hareme girerse güvende olur, kim Mescid-ül Haram'a girerse, organları, isyanda kullanılmaktan güvencede olur ve kim de Ka'be'ye girerse, kalbi, Allah'dan gayrisinin zikriyle meşgul olmaktan berî olur." (Misbah-uş Şeriat, s. 2-3)
HÜSEYİN AĞUŞ
08 Ağustos 2012 Çarşamba 15:42
korku ve ümit
Mevlana mesnevide derki: Rahmet ağlamalara bağlıdır. Kul ağladı mı rahmet denizi dalgalanmaya başlar. Gönül darlığı mazlum âhından; ferahlık hizmetten doğar! İnsan bir yandan istek ve arzularına kavuşmayı ümit ederken, diğer yandan bu istek ve arzularına kavuşamamaktan dolayı korku duyar. Geleceği düşünmek ve geleceği ile ilgili kararlar almak, yalnızca insana özgü bir olgudur. Ama insan, geleceğine ilişkin bir karar alırken, kendini güven içinde hissetmek ister. Her iki durum da geleceğe yöneliktir ve insanın tutum ve davranışları üzerinde belirleyici bir rol oynar. Bu nedenle müminin temel duygularından birisi korku, diğeri de umuttur.
Âşıkın maşuk karşısındaki ruhi durumunu belirleyen ve davranışlarını etkileyen bu iki duygu; sevgiliden korkmayı ve Ondan ummayı öğretir. Umarken korkmak, korkarken ummak âşık için bir nehir olur. Akar sevgiliye giden engin denizlere doğru. Ama yolcuyu harekete geçirecek ve yolda ilerlemeyi sağlayacak bir şey olmalıdır. Bunun adı (haf) korkudur
Fareler aslandan korkmazlar, fakat kediden titrerler. Farelere hükmeden kedidir. O huyda olan insan şeklindeki mahlûklar da Allahtan korkmazlar. Fakat yüksek mevkilerde bulunanlardan, zenginlerden, kuvvetli zalimden korkarlar. Allahtan gayrisinden korkmak fare gibi olmaktır. Allahtan korkmaya herkes layık değil. Misk saçan ceylanlar aslandan korkarlar. Fare de kim ki aslandan korksun; o ancak kediden korkar. Hak güneşinin korkusu onlara layık değil. Allahtan korkmak büyük bir şereftir, büyük bir üstünlüktür. Ahmakların Rabbiyse kullardır. En büyük falanca derler. Onun önünde eğilir, ona minnet ederler. Onlar bu temiz kapıya layık değillerdir.(Mesneviyi şeriften).acaba biz hangi katagorideyiz?selamla selamette kalın.
Âşıkın maşuk karşısındaki ruhi durumunu belirleyen ve davranışlarını etkileyen bu iki duygu; sevgiliden korkmayı ve Ondan ummayı öğretir. Umarken korkmak, korkarken ummak âşık için bir nehir olur. Akar sevgiliye giden engin denizlere doğru. Ama yolcuyu harekete geçirecek ve yolda ilerlemeyi sağlayacak bir şey olmalıdır. Bunun adı (haf) korkudur
Fareler aslandan korkmazlar, fakat kediden titrerler. Farelere hükmeden kedidir. O huyda olan insan şeklindeki mahlûklar da Allahtan korkmazlar. Fakat yüksek mevkilerde bulunanlardan, zenginlerden, kuvvetli zalimden korkarlar. Allahtan gayrisinden korkmak fare gibi olmaktır. Allahtan korkmaya herkes layık değil. Misk saçan ceylanlar aslandan korkarlar. Fare de kim ki aslandan korksun; o ancak kediden korkar. Hak güneşinin korkusu onlara layık değil. Allahtan korkmak büyük bir şereftir, büyük bir üstünlüktür. Ahmakların Rabbiyse kullardır. En büyük falanca derler. Onun önünde eğilir, ona minnet ederler. Onlar bu temiz kapıya layık değillerdir.(Mesneviyi şeriften).acaba biz hangi katagorideyiz?selamla selamette kalın.
cihan
08 Ağustos 2012 Çarşamba 11:52
korkmak lazım....
Ağabey, özellikle ""paketlere ambalajlanan iyilikler..."" cümleniz çok dikkatimi çekti ve düşündürdü beni, aklıma,
""onun arabası var güzel mi güzel, şoförü de var, özel mi özel, maalesef ruhu yok.."
şeklindeki şarkı sözleri geldi,
Allah,
rızasını kazanmayı ilk amaç edinebilmeyi nasib etsin
ellerinize, emeğinize sağlı,
selam ve dua ile...
""onun arabası var güzel mi güzel, şoförü de var, özel mi özel, maalesef ruhu yok.."
şeklindeki şarkı sözleri geldi,
Allah,
rızasını kazanmayı ilk amaç edinebilmeyi nasib etsin
ellerinize, emeğinize sağlı,
selam ve dua ile...
Yazarın Diğer Yazıları
SON EKLENEN GALERİLER
ÖNE ÇIKANLAR
1/5
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim
Haber Yazılımı: CM Bilişim


.20160727090929.jpg)












