Altın makasın değeri tükeniyor

Berberler olmasaydı, ilk çağlarda yaşayan mağara adamı atalarımızın görüntüsünden belki de kurtulamayacaktık. Adana’da, değeri kavranmamış olan bu meslek dalını icra eden sanatkarlar, hayatlarını idame edebilmek için günde 13-14 saat hizmet vermek zorunda kalıyor. Fazla mesaiye rağmen siftahsız kepenk indirenler bile var. Bunun en büyük nedeni ise belgesiz ve yetkisiz işyeri açanlardan kaynaklanıyor. Dükkanların yan yana ve karşılıklı bulunmasının da bereketsizliğe etkisi büyük. Adana Medya olarak, berberlerin sorunlarını kaleme alıp bir de mesleğin anatomisini çıkardık.
Bir berber bir berbere ‘Bre berber ne olacak sonumuz?’ demiş
Ülkemizdeki tüm erkeklerin ortak noktası: Berber! Aslında biz bu konuya “Berberde yaşananlar berberde kalır” felsefesiyle yaklaşıyoruz ama gördük ki insanlar, özellikle kadınlar bizden detaylı bir berber dükkanı anatomisi bekliyor, orada geçen saatleri merak ediyorlar. Biz de hayatımızın bu en önemli parçalarından birini anlatmazsak olmaz dedik ve sizleri de alıp hep beraber berbere gitmeye karar verdik, zaten anne tabiriyle “saçlar papaz gibi olmuş”tu. Bir berber dükkanını tabelası bile olmasa tanıyacağınız en önemli nokta dükkanın önündeki askıda kurumayı bekleyen ıslak havlulardır. İçeride öyle bir saç yıkama temposu vardır ki sürekli bir havlu kurutması döngüsü de olmak zorundadır. Dua edin de nemli bir havluya denk gelip tadınızı kaçırmayın.
ABİM’Lİ KARŞILAMA CÜMLESİ
Kapı önünde kuruyan havluları geçip dükkana girmenizle beraber ya berber bizzat ya da dükkandaki herhangi bir çırak patlatır “hoşgeldin abim”i. Bu noktada “abim” öyle önemli ve kilit bir kelimedir ki bunu size söyleyen kişiden küçükseniz sevgi ve sahiplenme hissedersiniz, büyükseniz de saygı ve hürmet.
SIRA BEKLEME RİTÜELLERİ
“Şu arkadaşı da alayım hemen sana bakacağım abim” cümlesiyle bekleme töreni başlar. O esnada ister sizden önceki saç kesim işlemine odaklanıp berberlik zanaatinin inceliklerini öğrenirsiniz, ister kenarda sehpa üzerinde duran gazetelerin hafta sonu eklerinde sörf yaparsınız, ister mütemadiyen açık müzik kanalındaki saçma bir klibe dalar vakit öldürürsünüz.
VE BEKLENEN AN: KOLTUĞA KURULMA
Sizden öncekinin “hadi iyi günler” demesiyle beraber berberin “abim seni alalım hemen” cümlesini patlatması bir olur. Tabii son anda önceden randevu verilmiş biri gelip “benim işim 10 dakika zaten” diye koltuğa kurulmazsa. O konforlu, büyük ve ılık koltuğa oturunca yaşadığınız teslimiyet duygusunu hiçbir erkek kolay kolay yaşayamaz, anne kucağı, sevgili sarılması gibidir o teslimiyet…
“NASIL BİR ŞEY YAPALIM ABİM?”
İşte bu soruyu duyduğunuz anda artık geri dönüşü olmayan, gidenin gelmediği o tarifsiz yola çıkmışsınızdır. Zaten siz ne tarif ederseniz edin berber, senelerin otoritesi olarak size kendi yakıştırdığı modeli kesecektir. “Yanlardan azıcık alalım, üstler kalsın.” diyen nice genç o dükkandan Hasan Şaş gibi çıkıp ağlayarak uzaklaşmıştır.
ANA RAHMİNDEKİNE BENZER BİR GEVŞEME
Berberin önce camsil benzeri bir püskürteçle saçlarınızı ıslatması, ardından tarakla onları şekillendirmesi ve sonunda eline makası almasıyla o engel olmayacağınız mayışma başlar. Fonda çalan Demet Akalın’ın da bunda etkisi vardır, şah damarınızdan sıkmak suretiyle üzerinize örtülen o örtünün de, saçlarda dolaşan o ellerin de ama unutmayın uyursanız ölürsünüz!
SÜREKLİ MÜDAHALELERLE BERBERİ KONTROL ETME ÇABASI
Eğer gerçekten hayalinizdeki kesimi yaptırmak istiyorsanız, ilk uyku bastırmasını aştıktan sonra, sürekli “abi şu tarafı biraz daha alalım” ya da “yok yok oraya hiç elleme” gibi yönlendirmeler yapmanız gerekir, aksi halde hararetli bir siyaset tartışmasına dalıp Gandhi gibi berberden çıkmak da var.
KONUŞULAN KONULARIN ÇEŞİTLİLİĞİ
Bu berberine göre değişiklik gösterir tabii ama genç bir delikanlıysa ne ara konunun oraya geldiğini anlamadan “Haydar Dümen” temalı hikayelere dalmış olabilirsiniz. Daha orta yaşlıysa siyaset ve spor banko konulardır, o da mı olmadı havalar, işlerin temposu, saçma gündem haberleri her zaman sığınılacak güvenli limanlardır.
HER MESLEK GRUBUNUN YARDIMINA MUHTAÇ OLMA DURUMU
Ancak berbere mesleğinizi söylerken iki kez düşünmekte fayda var. Avukatsanız muhakkak bulaştığı bir dava, doktorsanız ağrıyan bir yerleri, mimarsanız yeni tutacağı dükkanın tasarımı gibi konularda hep aklını kurcalayan ya da size danışacağı bir konu vardır. En temizi öğrenciyim demek aslında -olmasanız da- gerçi o zaman da “ne okuyodun abim sen” ile başlayan bir garip girdap…Bu cümle berberlerin trend’i takip ettiklerini gösterir. Çizilmemiş bir ense ve faul’ler (kimi yörede favori) tabii ki doğal bir imajı seven metroseksüel erkeğin şanındandır. Dış görünümüne önem veren erkekler sakalını bıyığını da berbere teslim eder öyle berduş gibi gezmez etrafta.
USTURANIN SOĞUKLUĞUNU GIRTLAKTA HİSSETMEK
Bir de sinek kaydı tıraşı seviyorsanız o zaman usturanın soğuk yüzüyle temas edeceksiniz. Düşünebiliyor musunuz, oturtulmuş ve üstünüze deli gömleği gibi bir şey giydirilmiş bir pozisyonda, elinde adeta kahve fincanı tutar gibi serçe parmağı havada olan berber eğilmiş gırtlak bölgenizi tıraş ediyor. Bu sahneyi nasıl analatcaksın kadınlara, nasıl ikna edeceksin onlar kardeş? Böyle bir teslimiyet var mı dünyada?
BAŞLI BAŞINA TRAVMA SEBEPLERİ: YAKMA VE İP KULLANMA
Yahu yıl olmuş 2014 hala çakmakla kulağa giren berber var. Tamam belki o yanık tüy kokusu, çıkan çıtırtılı yanma sesleri hepimizde bağımlılık yaptı ama milenyumu da geçtik artık, ona göre davranmak lazım. Eline doladığı ve bir ucunu dişiyle tuttuğu iplikle kaşa sakala girişen ve suratında dişiyle ipi tutmanın verdiği sapık bir gülümsemeyle size doğru bir ileri bir geri mezdeke tarzı gerdan kıran bir berber ise bambaşka bir sahne, anlatması çok zor bir deneyim, tarifsiz bir gerilimdir. Ağda var, bant var, lazer var arkadaş ipe ateşe gerek yok artık, lütfen.
VE BEKLENEN SORU GELİR: SAÇI YIKAYALIM MI ABİM?
Bu soruyu “yok ben zaten eve gidiyorum” diye cevaplayan fakirlerden değilseniz -ki biz öyleyiz- bambaşka bir macera başlar. Musluk açılır, suyun ılıklaşması beklenir ve “gel hele” komutuyla koltuktan kaykılan gariban müşterinin kafası lavaboya daldırılır. Hiçbir kadın bunu anlayamaz. O su bazen ılığı geçip kafayı yakacak kadar kaynar, ama o el kafanızı o suyun altında kalmaya iter. Ve beklenen an muz kokulu yarım tonu 3 liraya alınmış şampuan! İster hedenşoldırs ister bilendaks kutusu olsun içinden hep muz aromalı bu şampuan çıkar. Berber başınız ağrıyana kadar sizi şampuanlar (genelde durulayıp ikinci bir tur daha şampuanlar) ve hatta yüzünüzü de şampuan köpüğüyle bir parlatır, yetmez parmakları kulakta turlatır falan. Son durulamanın ardından da o ana kadar ensenizde beklettiği ılınmış havluyla kafanızı sizi boğarcasına sarar ve nefes alamadığınıza emin olunca kafanızdan tutarak sizi lavabodan çıkartıp koltuğa geri yerleştirir. Ölmediyseniz artık son bölüme geçebilirsiniz.
GELDİK SONA: NE YAPALIM SAÇA?
Azıcık aklınız varsa “bir şey yapma abi, kurut yeter” der kaçarsınız. Aman ha aman “sevgilimle buluşacağım”, “mezuniyete gidiyorum”, “kardeşimin nişanına gidiyorum” demeyin, sonra kendinizi 90′ların efsane Blue Jean dergisinin kapağındaki birine dönüşmüş bulursunuz. Kafanızdaki jöle veya daha kötüsü wax yahut köpük bir hafta günde 2 tur yıkansanız çıkmaz. Biz uyaralım.
SON DOKUNUŞLAR VE ZÜLÜF DÜŞÜRME
Artık her işlem bitmiş ve siz “öleyim de kurtulayım” moduna girmişsinizdir. Örtü kaldırılır, ufak şarjlı makineyle ense kökleri temizlenir, yüzünüzde kalan son kıllar fırça ya da üfürük yardımıyla vücuttan atılır, enseye yalandan ayna tutulur ve tıraşın başında içe katlanan gömlek yakası tekrar ustaca parmak hamleleriyle eski formuna geri döndürülür. Üzerinizden büyük bir yük kalkmıştır. Son hamle alnınızın çatından (saçın başladığı nokta) berberin orta parmağıyla yaptığı sihirli bir dokunuşla bir Superman zülüfü alna düşürülür. Ve yepyeni bir siz varsınızdır artık!
OLMAZ OLASI İŞ KAZALARI
Kafanızda, ensenizde yani makas alanı tabir ettiğimiz bir bölgede herhangi bir beniniz varsa, 40 yıldır gittiğiniz aynı berbere bile gitseniz onu da bir tıraşlar, sonra da çaktırmadan pamukla tampon yapar. İyi niyetle yorumlamaya çalıştığımız diğer konular ise saçların fazla okşanması, kafa derisine şampuanlarken yapılan tedirgin edici masaj ve berber koltuğunun kolçaklarına koyduğumuz kollarımızın mütemadiyen berberin bel altı bölgelerine temas etmesidir.
SAÇLAR YENİDEN UZAYANA KADAR ENDİŞE ETMEYE GEREK YOK
Az önce öldürülmüş ve yerde cansız yatmakta olan saçlarınızı fırça ve faraşla temizleyen çırak sizin ayağa kalkmanızla fırlayıp ceketiniz getirir, üstünüze başınıza vurup son saçları atmaya çalışır ki böylece cebinizdeki 3-5 lirayı bahşiş olarak kapmayı hedefler. Berber ise “borcum ne kadar” sorusuna sanki son 2 senedir farklı bir cevap verirmişçesine “15-20 lira atsan yeter abim” der. Dükkandan çıkar ve dükkan sahibinin kapının önünde duran 88 model Mercedes’inin camından kendi “yepyeni” yansımanızı süzüp oradan kaçarak uzaklaşırsınız. Bir macera daha böylece sona erer. Avrupa ve Asya’nın hatta Afrika’nın en çılgın ikilisi Ebrulimuharrem’den geliyor şarkımız: Kurtar Ya Rab. Klibinde yurt dışında bir Türk berberine giden Türk olmayan gencin dramı konu alınıyor. Eğer bu güne kadar denk gelmediyseniz böyle bir efsane şarkıyla tanıştığınıza ayrıca sevineceksiniz.
MESLEKİ SORUNLAR BERBERLERİN BOYUNU AŞIYOR
Her sektörde olduğu gibi berberlerinden altından kalkamadığı sorunlar var elbette. Eğitimsiz ve meslekten olamayan kişilerin açıp işlettiği berberlerin, “3-5 liraya traş” pankartları ya da el ilanlarıyla yaptıkları haksız rekabet gerçek berberleri çileden çıkartıyor. Belgesiz ve yetkisiz iş yeri açılışı, bu konuda yerel yönetimlerin yeterince etkin olmaması, kayıt dışı berberlerin rahatlıkla çalışmasına ortam sağlıyor.
ÖZELKÖSE: YAN YANA BERBER DÜKKANLARI AÇILIYOR
Mesleğe 14 yaşında çıraklıktan başlayıp 25 yılını veren ve 14 yıldır da dükkan işleten 36 yaşındaki Adana Berberler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Engin Özelköse, ”Eskiden berberliğin bir önemi vardı. Gelen müşteri berberini beklerdi. Tıraş olduğu kişiyi beklerdi şimdiki gibi değil. Yani herkesin belirli bir ustası vardı. Cumartesi günü beni sırada bekleyen 10’dan fazla müşterim olurdu. Yani eskiden kimse hemen berberini değiştirmezdi. Şimdi bakıyor, berberi kalabalıksa, hemen öbür tarafa geçiyor. Dip dibe dükkan açılmış” diyor. Özelköse, “Adana en fazla çalışan kesim berber ve kuaförlerdir. Sabah 08.00 de kepenk açıp gece 21.00’da kepenk kapatan berber ve kuaför esnafımız tam 13 saat çalışıyor. Çocuğunun derslerindeki başarı ortalamasını bilmeyen, eşlerine vakit ayıramayan berberler, 3-5 kuruş para kazanabilmek için bir yığın sorunla mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.
PAZAR GÜNÜ DÜKKAN AÇILMAMALI
Berber esnafının Pazar günü dükkan açmaması gerektiğini belirten Özelköse, “Berber ve kuaför esnafımızın çalışma saatleri oldukça fazla. Esnaflarımız kendisine ve ailesine zaman ayıramıyor. Hangi okulda çocuğunun okuduğunu bilmeyen, aylardır belki de senelerdir ailesiyle kahvaltı yapmayan esnaf tanıyorum. Esnafımızın iş sağlığı açısından bir gün olsa bile tatili olmalı. Moral ve motivasyon esnafımızın daha verimli çalışmasını sağlayacak düşüncesindeyim” dedi. Özelköse, ''Keşke kapatma kararı alacak bir yetkiye sahip olsak da berberlerin tercihine bakmadan tüm berberleri pazar günü kapatsak. Çünkü berberlerin yüzde 80'i bunu istiyor'' dedi. Özelköse, şunları kaydetti; “Berberler insanlara imaj kazandırıyor. Fakat kendi imajları ayaklar altında. Çeşitli düzenlemeler yürürlüğe girerse, meslek hastalıkları boyutundan da, sosyal sorunlar açısından da bir rahatlama söz konusu olacak.”
BERBER NEDİR?
Berber, erkek saçı kesen; sakal ve bıyık tıraşı yapan meslek erbabıdır. Günümüzde pek çok berber saç boyama ve fön çekimi gibi işlemleri de gerçekleştirmektedir. Türkçe’ye Farsça berber sözcüğünden geçmiştir. Sözcüğün kökeni muhtemelen Latince barba (sakal) sözcüğüdür. Geçmişte berberler sadece saç-sakal kesimi değil; sünnet, hacamat, dişçilik, sülükçülük; kellik, uyuz ve bit tedavisi de yapıyorlardı. Bu durum halen dünyanın bazı gelişmekte olan bölgelerinde devam etmektedir.
BERBERLİĞİN TARİHÇESİ
Berberliğin tarihi çok eskidir. Antik Mısır, Yunan ve Roma medeniyetlerinde berberlerin varlığına rastlanır. Umum berberlerinin yanı sıra geçmişte varlıklı kimselerin şahsî berberleri bulunurdu. Özellikle Antik Mısır'da misafirlerin ev berberini kullanmasına izin vermek misafirperverliğin gereklerindendi. 11. yüzyılda Avrupa'da din adamlarına sakal traşı olma zorunluluğu getirildi. Bu dönemde berberler manastırların bir elemanı haline geldi. Din adamları düzenli olarak kan aldırıyorlardı ve bu işi diğer din adamları yapıyorlardı. 1163'te papalık din adamlarının kan akıtmasını yasaklayınca kan alma ve bazı diğer küçük cerrahi işler berberlere devredildi. Bu dönemden sonra Avrupa'da yaklaşık 6 asır boyunca berberler pek çok küçük cerrahî işlemi gerçekleştirdiler. Bu durum kan alma, yara temizleme gibi işlerin seviyelerinin altında olduğunu düşünen tıp doktorlarını da memnun ediyordu. Sakal tıraşı, modernleşme öncesinde Müslüman dini inancı çerçevesinde hadiste “bıyıkları kısaltın, sakalları uzatın” emriyle fıtrattan görülüp haram, mekruh sayılır, erkekler sakallarını uzatırlar, sakal duası yaparlardı. Osmanlı padişahları içinde de Yavuz Sultan Selim dışında bütün padişahlar sakallıydı. Evliya Çelebi’ye göre ise, İbrahim’e kadar sakal tıraşı yoktu, İbrahim Kabe'de Hacdan sonra saç sakal kesimini başlattı. Muhammed'in 'sakal-ı şerif'ini kesen Selman-ı Farısi olduğu için berber dükkânlarında “Her seher besmele ile açılır dükkânımız, Selmanı Farisidir pirimiz üstadımız” yazan bir levha vardır. Cumhuriyetten önce berberlere 'Perükar' deniliyordu. Osmanlı berberleri seyyardı, kahvede, sokakta tıraş ederler, evlere servis yaparlardı. Sabun, leğen, ustura temel araçlarıydı. Gitgide berberler dükkân açtı. Modern zamanlarda, sakal tıraşı medenilik göstergesi oldu ilk dönemlerde, ve sakal tıraşı olmayana kamusal ve medeni gözle bakılmadı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












