- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Amerika ve Bilinçaltı Tahribatı

Talat Özyürek / Yazar
Toplumları silahlar değil, anlayışlar yıkar.
Silahla işgal edilen toplum bağımsızlığına daha kolay kavuşur. Ancak kültürel anlamda kuşatılmış ve işgal edilmiş toplumlar bağımsızlığına daha zor kavuşurlar.
Bu nedenle yıllar önce ABD’de savaş Bakanlığı yapmış olan General Taft: “Toplumları bundan böyle obüsle değil, dolarla işgal edeceğiz” demiştir. O tarihten itibaren de topraklarında güneş batmayan İngiltere’nin dünya egemenliğinde bir gerileme olmuş ve ABD egemenliği başlamıştır.
XX. yy ABD’nin dünyaya egemen olduğu yüzyıl olmuştur.
Gerçekten de ABD, savaşı sembolize eden ”obüs toplarını” değil; bir anlamda “kültürü” sembolize eden doları silah olarak kullanmıştır. ABD egemenliğinin yaygınlaşmasında Hollywood, bir savaş sanayisinden daha çok hizmet etmiştir.
Dünyaya pazarladığı kahramanlar, konular, çizgi filmler ile önce kendi tarih ve kültürünü ihraç etmiş, toplumlara benimsetmiş, işgalin bütün koşullarını hazırlamış ve sonra da kaynaklarına el koymuştur. Bu yöntemle, bazı devletleri tek kurşun sıkmadan işgal etmeyi başarmıştır.
Zafer, bir manada düşmanı öldürüp yok etmek değil, onun iradesini teslim almaktır. Bir düşman eğer iradesini teslim etmemişse, o devleti yıksanız da zafer elde etmiş sayılmazsınız.
Kurtuluş Savaşı ve Nazilerin Varşova önlerinde çöküşü örnek sayılabilir.
XIX. Yy. sonlarına gelinceye kadar önce savaş yapılır sonra düşman devlet işgal edilir ve sonra asimilasyon ile iradenin teslim olması sağlanırdı.
Asimilasyon yani iradenin teslimi sağlanamadığı müddetçe devletler risk altında olurlar. Cihan Hâkimi Osmanlı Devleti, asimilasyon politikası uygulamadığı için, sınırlarında bulunan topluluklar isyan etmiş ve devleti parçalamışlardır.
Eğer, Avrupa’da işgal edilmiş devletlerin yurttaşlarının iradesi teslim alınmış olsaydı, Osmanlı Devleti parçalanmazdı.
Osmanlı Devleti’ne pahalıya mal olan bu deneyim XX. yüzyılın başlarında ABD’nin yep yeni politikasını oluşturmasına sebep olmuştur.
ABD, bu deneyimin ışığı altında önce iradeyi teslim alıp – yani önce kültürel asimilasyon- sonra işgal eylemine girişiyordu. Aksi takdirde Irak’a, Libya’ya bu kadar kolay girebilir miydi?
Elbette bu kültürel asimilasyon için her türlü aracı kullandı. Burada çizgi filmler, atom bombasından daha şiddetli tahribat yapar.
Bilincimize hitap eden bir tehdit ile mücadele etmek kolaydır; asıl tehdit bilinçaltına yapılandır.
Sübliminal diye tanımlanan bilinçaltına gönderilmiş mesajlar, toplum yapısını tahrip niteliğinde kullanılmaktadır.
Şu an çoğu ailelerin evinde var ancak daha birkaç yıl önce “İnternet Cafe” ye girdiğimizde onlarca çocuğun, dünya ile bağlarından kopmuş, çevreye ilgisiz, duyarsız ve bütün dikkatini ekrana vermiş olduğunu görürsünüz. Oyun oynamaktadır ancak oynadığı oyunda insanları kovalıyor, yakalıyor, öldürüyor ve dolar kazanıyor. Çocuğun bilinçaltına kazancın ve zaferin ancak öldürmek ve yok etmekle eşit olduğu imajını veriyor.
Bu kişinin sorunları, bilgi, hoşgörü, anlayış ve uzlaşma ile çözeceğine kimse inanmaz.
Televizyonları tek olduğu yıllarda çizgi filmler ailece izlenirdi. Gündelik yaşamın çelişkileri üzerine kurulu filmlerde öğreticilik de vardı düzeyli bir mizah da vardı. Çizgi filmler insani değerleri ön plana çıkarırdı.
Şimdi çizgi filmler ailecek izlenemiyor, nerede bizi utandıracak sahnelerin çıkacağını kestiremiyoruz. Bunun dışında, hile, entrika, vuran, kıran, yok eden ve zekânın daima karşı tarafı teslim almak için kullanıldığı konular işleniyor. Bunun ardından çocuklar, ne yediklerine bakabiliyor ne de içtiklerine…
Tüketim Toplumu dendiği zaman sadece maddi değerleri tüketen insanlar topluluğunu anlamak eksiktir.
Tüketim toplumu, ahlaki değerleri, aile yapısını, atalar anlayışını, sahip olduğumuz kültürel değerleri tüketen insanlar topluluğu olarak da algılanmalıdır.
Ayrıca bu çizgi filmleri oluşturduğu sektör ile milyarlarca dolarlık pazarlar oluşuyor ve tüketim arz eden sistem, hiçbir işe yaramayan üstelik zararı olan bu ürünleri talep edecek bir toplum yaratıyor.
Atom Bombasının tahribatı, teknik önlemlerle giderilebilir. Ama kaybedilmiş bir neslin oluşturduğu tahribatı tamir için kaç neslin geçeceğini bilemiyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












