- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Andımız kaldırılıyor mu?

Osman PALAMUT / YAZAR
Okullarda okunan öğrenci andının kaldırılmasına yönelik adımlar, ne yazık ki atıldı ve günlerdir kamuoyunda tartışılıyor.
Neden?
Niçin?
Kim kaldırılmasını istiyor?
Ve kimler kaldırılması için dayatmalarda bulunuyor?
Dünya da hangi millete bakarsak bakalım, her milletin kendine has tartışılmayacak hassasiyetleri vardır.
Her milletin kendine özgü kimliğinden kaynaklanan; bir karakter yapısı vardır ve bu değerleri tartışma konusu yapanlar yasayla cezalandırılır.
Bunun aksini kimse söyleyemez.
Örnek mi?
Birçok Avrupa ülkesinde kutsal değerlere hakaret etmek yasa gereği yasak, bizde ise serbest.
Şimdi şu öğrenci andını hep birlikte okuyalım;
“Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem;
Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm;
Yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!”
Bu satırlar arasında yanlış olan ne?
Yanlış olan tek şey; Türk kelimesine yapılan vurgudur ve Türk kelimesine olan tahammülsüzlüktür ama bu açıkça ifade edilemiyor.
Artık bedbahların dayatmaları seslendirilerek, alıştıra alıştıra uygulamadan kaldırılmak isteniyor.
İsteyenlerin başında gelen ise iki yüzlü batı alemi, andımızın uygulamadan kaldırılması için Avrupa’nın öteden beri dayatmada bulunduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.
Dışarıdan batı, içeriden ise terör örgütü yandaşları kaldırılmasını istiyor.
Bunların dışında rahatsız olan yok.
Unutulmamalıdır ki her milletin kendine has, dili, dini ve ismi vardır.
Hiçbir kuvvet bu ülkelerin ne karakterini, ne dilini, ne dinini ve ne de ismine yönelik olumsuzluklarda bulunamaz.
Kaldı ki ölçü olarak ele aldığımız İslam’ın, hangi kuralına ters düşüyor?
Fizilal’il Kuran’ın, konuyla ilgili ayetin açıklamasına bir bakalım;
“Ey insanlar; biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve bir birinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah yanında en üstün olanınız, Allah’tan en çok korkanınızdır. Allah bilendir, haber alandır”
Ayete rağmen ‘Türk Milleti’ ismine olan bu tahammülsüzlüğün tek açıklaması var, bu aziz millete olan tahammülsüzlüktür.
Artık açıkça bu milleti derin bağlarla bir birine bağlayan değerlere saldırılar yapılıyor.
Yıllarca milletin inancına, milletin milli kimliğine tahammülsüzlük gösterildi.
Oysa milli ve manevi değerlerimize yapılan saldırılar karşısında bu millet, çıkarılacak bir yasayla saldırıların hep engellenmesini istedi durdu.
Unutulmasın ki, Milli ve Manevi karakterden yoksun olan bir gençlik, hedefini kaybeden bir gençliktir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












