Ankara dev dalgalar arasında

Operasyonlar ve dostlar
Türkiye, IŞİD'e karşı olmak üzere yaptığı operasyonlarda daha çok PKK'yı hedef almıştır. Gözaltına alınanlar ile tutuklananların sayısından bellidir."Havuz medyası" NATO ve Batının tam destek verdiğini yayınlamaktadır. Ama sonuç öyle değildir.
Nitekim NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, terörle mücadele konusunda Türkiye'ye "ellerinden geldiğince" yardım ettiklerini, ancak NATO olarak "güvenli bölge" çalışmalarının bir parçası olmadıklarını söyledi.
Semih İdiz[1] diyor ki, "Batı, Ankara’ya PKK konusunda istediği desteği vermeyecek":Milletvekili Brad Sherman, Türkiyenin tutumu hakkında ABD basınına "Türkiye’nin hem IŞİD hem de IŞİD’e karşı mücadele eden güçlere karşı savaş açtığını belirterek “Sırf IŞİD’in düşmanlarını bombalayabilmek için, bize IŞİD’i bombalama konusunda yardım etmiş olabilirler” demiş ve “IŞİD’in düşmanları” ile elbette ki PKK’yi kastediyor.
Benzeri görüşü, ABD senatörü Dana Rohrabacher de dile getirmiş. "Türkiye’den “karışık sinyaller aldıklarını” bildirmiş:
“İncirlik hava üssünü kullanabileceğimizi açıkladılar. Ben orasını gördüm ve bölgenin güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Ancak Türk güçlerinin aynı zamanda radikal İslamcılarla savaşan Kürt güçlerine karşı düşmanca eylemlerde bulunduğunu görüyoruz. Onun için bir karar vermeliler. Bizimle mi hareket edecekler, yoksa Batı medeniyetini yok etmek isteyen radikal Müslümanlarla mı? Türk hükümetinden şizofrenik sinyaller alıyoruz. Oysa kendi Kürtleriyle uzlaşmalılar[2].”
"Türkiye’nin istediği “güvenli bölge” sahada asker gerektiriyor. Ne ABD ne de NATO buna razı değiller. Türkiye’nin bunu tek başına yapması ise mümkün değil. Yapmaya kalksa bile, asıl amacının Suriyeli Kürtlerin önünü kesmek ve o bölgeyi Esad karşıtı Sünnilerle doldurmak olduğu" açığa çıkmaktadır.
Pentagon sözcüsü Amiral John Kirby, İncirlik’in açılmasıyla, ABD’nin YPG’ye verdiği hava desteğinin etkili ve hızlı hale geleceğini söyledi. Ankara, bu açıklamaya tepki gösterdi.
Erdoğan Endonezya'dan Alevileri eleştiriyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan çıktığı Çin gezisinde, Endonezya’da Milli Güvenlik Enstitüsü’nde öğrencilere hitap etti ve ima yoluyla Alevi örgütlerini eleştirdi[3]:
“Şu anda Müslüman olduğunu söyleyen, fakat farklı mezhepten olduğu için ülkemdeki terör mücadelesinde ateist olanları dahi savunanların olduğunu gördüğümüz bir dünya var. Böyle bir yaklaşım tarzını görüyoruz ama lafa geldiğinde Müslüman'ız diyor ama öbür tarafta terörist, aynı zamanda ateist olan örgütleri bu mezhep farklılığından dolayı savunanları görüyoruz. Bunlara karşı uyanık olmak zorundayız, duruşumuzu buna göre sergilemek durumundayız".
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunduğu Pekin’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve HDP lideri Demirtaş’ın 'Suruç katliamı saraya bağlı gladyo örgütünün işi' sözlerine cevap verdi(30.07.2015):
“Bu aslı astarı olmayan, kusura bakmayın biraz ağır olacak terbiyesizce bir ifadedir. Bir defa cumhurbaşkanlığı makamının bu tür densizliklere alçaklıklara düşmeyecek kadar yüksek bir makam olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Her şeyden önce bu ifadeleri kullanan şahıs, 6-7-8 Ekim 50 kişinin öldüğü o katliamın baş sorumlusudur. Şu ana kadar dokunulmazlık zırhı altında bugüne kadar bu süreci yazık ki getirmiştir, lekelemiştir gölgelemiştir. Ve şu anda da bakın hala Avrupa’nın hatta en son Amerika’nın bir terör örgütü olarak ifade etiği PKK’ya yönelik böyle bir yaklaşımı ortaya koyamamaktadır. Zaten ağabeyi malum dağda yetişmiş dağda bugüne kadar gelmiş olan bir kişi, kendisi de fırsatı bulduğunda herhalde oraya koşar. Zaten zaman zaman oradan malum talimatları alan tipler bunlar. Bir defa bunların ağzından çıkan her kelamı kulaklarının duyması lazım. Her şeyden önce bugüne kadar ülkenin huzur için refahı için çalışan bir Cumhurbaşkanına kalkıp da bu tür yakıştırmaların içerisine girmek olsa olsa sadece kendi üzerindeki o karanlık bulutları dağıtmaya yönelik adımlardır. Haddini bilsin derim. Olay budur”.
Demirtaş, iddiasını sürdürmekte ve bu operasyonların Saray iktidarı için yapıldığını söylemektedir. Ayrıca Cumhurbaşkanlığına ayrılmış "gizli ödeneğin" harcama miktarını sormaktadır.
Ne var ki seçim sathında dahi bu denli sert tartışmalar olmamıştı. Bakıyoruz da bu dil ve söylem ile hangi nezaket ve hazakat ile bu seçilmişler birlik olup Türkiye'nin acil ve dev sorunlarını çözecek. Bu davranış, iletişim kanallarını tıkamaktadır. Akil insanlardan bir grup, tarafları sükûnete davet etmekte ve müzakerelerin devamını istemektedir.
Terör örgütü ve savaş örgütü
Nuray Mert[4], Kürt Özgürlük Hareketi ve demokrasi mücadelesi hakkında diyorki; "Kürtler zamanında, savaşarak hak ve özgürlük mücadelesine giriştiler, büyük bedeller ödediler, bu şekilde siyasi muhatap haline geldiler, bunu kimse inkâr edemez. Ama bir noktada, barış ve demokrasi mücadelesi öne çıktı, dahası önemli bir alan kazandı, iktidarın hesabı bu alanı yok etmek, bu çok açık"
Nuray Mert, "Savaş koalisyonları" adlı bu analizinde çarpıcı bir değerlendirme yapmaktadır. Söyledikleri bir parametre, kıstastır ve sonuçları o kadar farklıdır:
"PKK terör örgütü değil, bir savaş örgütü, Kürtlerin hak ve özgürlüklerini savaş yöntemi ile kazanmaya çalışıyor. PKK ile savaş, terörle mücadele değil, Kürtlerin savaş örgütüne karşı savaş. Ancak, bize dayatıldığı gibi, PKK’ye “terör örgütü”dememek başka, Kürt meselesinin savaşla çözüleceğine inanmak başka, savaşa/çatışmaya destek vermek ise bambaşka işler".
Görülüyor ki, terör yapmak üzere örgütlenmek başkadır. Siyasal bir sorunu çözmek için savaşmak ve bunun için örgütlenmek başkadır. Her ikisinde şiddet olmakla birlikte bunun hedefleri farklıdır. Ama her ikisinde de ölmek ve öldürmek vardır. Savaş örgütünün siyasal bir amacı ve isteği vardır. Bunun bir yönetimi, denetimi, maliyesi vardır. Amaçları açıklanır. Siyaseten ve barış içinde kendisini ifade edemeyince silahlı propaganda ve savaş yapılmaktadır.
[1] Semih İdiz: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/PKK_konusunda_yine_yalniz.html,31.7.2015
[2] önceki kaynak.
[3] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/334993/Alevileri_kizdiracak.html, , 31 Temmuz 2015
[4] Nuray Mert: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/Savas_koalisyonlari.html, 31 Temmuz 2015
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












