• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Ankara'da Kerbela ve Alevilik (3)

05.11.2015 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

6. Alevi inancı, yaşamı kutsar. Evrendeki tüm varlıkların birlikteliğine inanır. Doğaya saygılıdır. Kamil insan, kâmil toplumu savunur.

Doğa bir bütündür ve insan da bunun içindedir. İnsan nasıl kutsal ise, doğa da öyledir. Bu doğaya tapınma anlamında değildir. Ancak, doğanın da bir bütün olarak hak sahibi olduğunu bilmek ve bunu korumak esastır. Ulu dağlar, ağaçlar, kaynak ve akarsular, göl ve denizler sevgi ve saygıyı hak ederler. İnsan ve hayvanat bunlardan yararlanır. Her şeyi insanın emrine vermek değil ve fakat onun adil idaresine vermek esastır. Maden var diye, dağa saldırmak, tarlama su lazım diye, ırmağa el koymak bunlardan beslenen yaratıkları mahrum ve ölüme terk etmektir. Doğa sevgisinde bunlar cinayettir. Bir hayvan neslini tüketmek, gebe ve yaralıyı öldürmek insani sayılmamıştır. Doğanın da kendi içinde bir dengesi vardır. Bunu gözetmek gerektir. Suları kirletmemek esastır, hayat su ile kaimdir. Zedüşt inanancında doğa insan gibi hürmete layık bilinmiş ve korunmuştur. İslamiyet de bunu emretmektedir. Eko-fauna taraftarları da bunun için mücadele etmektedirler. Ama bazı gözü dönmüş, midesi dolmaz insanlar, doğa güzelliklerine kâr için göz dikmekte ve doğada katliamlar yapmaktadırlar. Bunlara karşı mücadele edilmelidir.

 Rize'de yol açmak bahanesiyle, doğayı tahriple, maden işletmesine izin vermeyen köylülerden Havva Kiper ninenin mücadelesi bir bayrak oldu. Şüphesiz başka örnekler de vardır. Ama biz bunu aktarmak istiyoruz:

 "Karadeniz'de 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki "Yeşil Yol Projesi" için Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi Yukarı Kavrun Yaylası’na tepkiler nedeniyle sokulamayan iş makineleri, vadinin arka tarafındaki Samistal Yaylası’na komando birlikleri eşliğinde getirilerek yol çalışması başlatıldı. Durumu haber alınca bölgeye hareket eden yöre sakinleri, arızalandığı iddiasıyla bırakılan iş makinesi yolu kestiği için yaylaya giremedi. İnsan zinciri ile taş taşıyarak yeni bir yol oluşturdu. Samistal Yaylası’na ulaşan grup, iş makinesinin önüne geçerek yol çalışmasını durdurdu ve nöbete başladı.

"Dozerin geçeceği güzergahın önüne elinde sopasıyla oturan Havva Bekar, ''Yaylaların yolu birleşmeyecek. Kesinlikle istemiyoruz. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben halkım halk'' diye isyan etti. 

"Yeşil Yol güzergâhı üzerinde yöre sakinlerinin nöbet tutması nedeniyle çalıştırılamayan iş makineleri, bu kez Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan gelen komando birlikleri nezaretinde Samistal Yaylası'na getirildi. 

"Yaylaya yürüyerek ulaşmanın 6-7 saat süreceğini göz önüne alan yöre sakinleri, iş makinesinin kapattığı yolun kenarına taşlardan dolgu yaparak yeni bir yol oluşturmaya karar verdi. Bunun üzerine genç-yaşlı, kadın-erkek yaklaşık 300 kişi yan yana dizilerek insan zinciri oluşturup taş taşımaya başladı. Kimileri taşları sırt ya da kucağında, kimileri de iterek taşımaya çalıştı. Bazıları da yoldan geçişe engel oluşturan taşları çıkarmak için çaba harcadı. Samistal Yaylası'na ulaşan yöre sakinleri, komando birliklerinin nezaretinde yol açan iş makinesinin önüne geçerek çalışmaya izin vermedi.

"Çalışmanın durdurulması üzerine alkışlarla tempo tutan grup hep bir ağızdan, "Denizi aldınız, dereyi çaldınız, yaylaya gelmeyi kolay sandınız, Rize size yalan, Yeşil Yol katliam, yaylaya dozeri sokturmayız, bas geri bas geri, al da git askeri' dizeleri ile türküler söyledi.

Havva Bekâr: ‘Devlet yok, halk var!'

 (http://onedio.com/haber/rizeli-yesil-yol-a-yine-dur-dedi-543810,11.Temmuz 2015).

 

7. Rızalık Şehri kuramıyla, insanların barış içinde, eşit koşullarda, birlikte yaşamını savunur. Şiddete, savaşlara karşıdır. Bütün inançlara saygılıdır. İnsanlar arasında; renk, ırk ayırımı yapmaz, ötekileştirmez. Yetmiş iki millete bir nazarla bakar. Halklar ve kültürler arasında dostluğu, kardeşliği, eşitliği ve dayanışmayı bir düstur olarak kabul eder ve yaşar.

Alevi, senin dinin sana ve benim imanım bana” demekte ve her inanca saygı istemektedir. İnsanlar arasında birlik istemektedir. Herşey insanın rızası ile olacak. Bu bir kadim anlayıştır. Rıza Şehri, bugünkü anlatımla demokratik yönetilen modern bir şehirdir. Yani burda eski Yunan-Roma şehirleri gibi, haktan mahrum insanlar yoktur. O ki beşerdir, eşit ve hak sahibidir. Evvel zamandan beri, Batın bunu söyler. Bu nedenle, Beyden, Sultandan kaçanlar Pirlere, Mürşitlere, Velilere sığına gelmişlerdir. "Başkasına yaramayan, bizim tavlada eyleşe” diyor Hacı Bektaş. Yani burda şahsın tercihlerine hak verilmiş, toplum korunmuş, yararlı olan seçilmiştir. Zor ve zorbalık yoktur, kötek eğitim aracı değildir. Herşey söz ile. O ki insandır, söz anlayacak ve söyleyecek, yoksa susup dinleyecek. Kılavuzsuz kuş uçmaz, mahcup etmek yok, sevindirmek ve cesaretlendirmek esastır. Gel efendim, gel ha gel.

72 millet efsanesi hep vardır. Hz Âdem ile Hz Havva münakaşasında, Âdemin tohumundan 72 insan türünün çıkmasından ötürü 72 millet denilmektedir. Ayrıca Zerdeştin beline bağladığı hikmet kemeri 72 ipten-çözgüden oluşmakta ve bağlantılarla üç parçaya ayrılmış bulunmaktadır. Avesta 72 bölümdür. Zerdeşt Dininin esası üç unsura dayanmaktadır: İyi fikir, iyi zikir, iyi işlek. Bunun için üç defa yemin edilir. Bunun için nikâhın talakı üçtür. Üçün kutsallıklarıdır bunlar. Daha başkaları da vardır.

Eri erden seçmek yoktur. Eski-yeni, genç-yaşlı, kadın-erkek, çocuk-hasta, zengin-fakir, amir-memur, sultan-geda hiç fark etmez. Gel ha gel. İnsan ol da gel. İnsan olmağa gel. Birlikte yaşamağa gel. Gelenin ve gelmeyenin, bilenin ve bilmeyenin günahı, bilenin, arifin omzundadır-boynundadır. Gel ha gel. Yüreğini yüreğimize, sesini sesimize, emeğini emeğimize kat da gel. Gelen malıyla ve canıyla, güç katar insanlığa.

Meydan açık ve hür, hak bildiğini söylemek, medet ve Mürvet istemek meydanıdır. Muhammed Mustafa’nın, Ali-yel Murteza’nın ve hak için direnen Şahı Şehidan Hz. Hüseyin’in meydanıdır. Hem canlıdır, gerekirse kanlıdır, sevenlerin malıdır, ikrar yiğidin şanıdır. Diyelim Allah Allah…

Hürmet ve sevgi hak için. Aşk meydanında, Dar meydanında, Mihman Meydanında, Kerbelâ meydanında, Görgü Meydanında; hatır iltimas yok. Herkes hesabını burda görür. Kimin isteği varsa meydana döker ve hesabı verilir.”Seni senden soruyorum, kendinle nicesin? Seni sana emanet ediyorum. Emanete hıyanet etme. Verdiğim gibi isterim”. İşte budur Rıza Şehri ve zor zapt olunan Kan Kalesi.

8. Her türlü haksızlığa karşıdır. Biat kültürünü reddeder. Kadının toplumda eşitliğini savunur. Alevilere yönelik katliamlara rağmen kin ve düşmanlık gütmez.

Alevi, Hakka taliptir, ister ve sonra Muhip olur sever. Hakka talip olan, kuldan korkmaz, hürmetten ve sormaktan kaçmaz. Aklı ile muhakeme eder. Aklın kabul ettiğini ister ve ona uyar. Kadın-erkek bir kuşun kanatları gibidir. Bilen, bilmeyene uyar. Sevmeden ve sadık kalmadan olmaz.

Alevilikte sadece “kin güden” düşman bilinir, Yunusun dediği gibi. Ötesi dosttur zaten. Münafık yani iki dilli olmasın yeter.

Buna rağmen neçelem katliamlar yaşadı Aleviler. Cumhuriyet döneminden bazıları şöyle:

Alevi Katliamları:1967-Elbistan olayı, 1971-Kırıkhan olayı,1975-Malatya olayı,1988-Maraş olayı,      1989-Çorum olayı, 1993-Sivas olayı, 1995-Gazi olayları, 2000-2015 Bireysel öldürmeler.

 

9. Kısacası; barış, Alevi öğretisinin mihenk taşıdır. Alevi tarihi ve Alevi yol önderlerinin yaşamı buna tanıktır. Aleviler haksızlığa karşıdır. Alevi öğretisinin kuramcıları olan Pirlerin, Uluların, Velilerin, Ozanların yaşamları, duruşları buna örnektir.

Alevilikte, (Yezit gibi) cihat yok ve fakat Hüseyni Direniş vardır. Hüseyni şartlarda direnmek ve ölmek, şehit olmaktır. Yoksa Alevilik baştan sona Barış-Birlik-Sevgi-Eşitlik inancıdır. Gelişinden beri yol ve yolcu budur ve böyledir. Yol, hatır ve gönülden yücedir." Gönül kalsın yol kalmasın". Çünkü yol hak yoludur ve adalet terazisidir. Herkesin başı yola bağlı. Pir-Mürşit-Talip herkes için böyledir.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim