- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Anlam hırsızlığı

Sedat MEMİLİ / Yazar
Kesin olan bir şey varsa o da kuşkudur.
Kuşku duymadığımız her şey kuşkuludur.
Size saçma gibi gelebilir ama “hırsızlık nedir? Ne değildir?” konusunda küçük bir inceleme yaparken şunu gördüm.
Hırsızlık, ancak bizim var olduğunu hissettiğimiz bir değerin çalınmasıyla ilgili bir eylemdir. Arabam var ve bunun var olduğunu hissediyorsam, elimden gizlice alınması halinde çalındığını anlarız.
Peki var olduğundan dahi haberimiz olmayan bir değerimizin çalındığını anlayabilir miyiz?
Örneğin umutlarımız, çocukluğumuz, geleceğimiz, neşemiz… Bunların çalınmasının bir bedeli yok mu? Bunlar, bir çeyrek altından daha mı değersiz?
*
Bir de anlam hırsızlığı var.
Hayata verdiğimiz anlam, kullandığımız ölçüler, değer yargıları vs…
Bir zamanlar, Beatles fırtınası eserdi.
ABD’yi haritada bile gösteremeyen, İngilizce diye bir dilin varlığından dahi haberi olmayan güzel insanım, kendisine satılan pikaplarda, Beatles’in 45’lik veya uzunçalarını satın alıp dinledi.
Yaşamında bir kez saksafon görmemiş olanlar, Fausto Papetti’nin parçaları ile “mest olma” numarası yaptı.
Hayatın anlamı nedir? Nelerden zevk alırız? Neler hayatımızı kolaylaştırır neler zorlaştırır? Gibi konularda biz kafa yormadığımız için birileri bizim yerimize kafasını yordu.
*
Televizyon satın alırken ekranı için şu kadar “inç” diyoruz. Borular, araç lastiklerinin boyutları “inç” ile ifade edilir.
“İnç” nedir? İnç, bizim bildiğimiz 2.54 cm’ye eşit bir uzunluk ölçüsüdür.
İyi de bu neden 2.54?
Söyleyeyim efendim. Yalaka bir İngiliz bilim adamı, ölçüler konusunda çalışırken, gidip Kraliçe’nin işaret parmağının 1. Boğumunu ölçüyor. Ne geliyor, 2.54 cm. Evet, yanlış okumadınız. İnç, Kraliçenin parmağının boğumunun uzunluğudur. Foot (Fit de denir) Kraliçe’nin ayak tabanı uzunluğudur.
Biz ölçülerimizde Kraliçenin ayak ve parmak boğumunu merkez olarak almışız.
Peki, hiç sormayız? Biz neden Güneş Takvimini kullanıyoruz da Ay Takvimini kullanmıyoruz? İsa’nın doğumu, (0) oluyor da Hz. Muhammed’in doğumu neden (0) olmuyor. Geçtiğimiz yıllarda “milenyum” diye bir kavram ortaya atıldı. Hepimiz benimsedik. Kimse sormadı, arkadaş neye göre milenyum?
Hz. İsa’nın doğumuna göre milenyum. Ama Hz. Muhammet temel alınsaydı milenyuma daha 600 yıl vardı.
Hepimiz aynı körlüğün peşinden koştuğumuz için gittiğimiz yeri aydınlık zannediyoruz.
Kuşku duymadığımız her şey kuşkuludur derken bunları kastediyorum.
Gerçi biliyorum, bu konu zamansız gibi görünebilir. Ancak öyle değil dostlarım.
Şu an kuşku duymadığımız (gerçekler) bizi uçuruma sürüklemektedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












