• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Annemi ve şiirlerimi kaybettim

23.11.2015 09:38
Mehmet Akdoğan / Gazeteci

Mehmet Akdoğan / Gazeteci

Her dostun kaybı acı verir.

Bir dostu sonsuzluğa uğurladığınızda bir dostunuzu kaybetmiş olursunuz.

Her dostun kaybı, bir dostun kaybıdır.

Bir annenin kaybı ise, çok şeyin kaybıdır.

Annemin kaybı ile her gün güç aldığım solgun bakışlı ama dünyanın en güç verici gözlerini kaybettim.

Anılarımı kaybettim; çocukluğumu, türkülerimi ve ninnilerimi kaybettim.

Çok az insan annesini kaybedince şiirlerini kaybeder;

“Gece yarısını saat vururken,  Fırtına sokakta kar savururken

Sen sıcak yatakta uyursun yavrum! / Fakat unutma ki yuvadan mahrum

Kuşlar gibi nice yetimler de var. / Saçak altlarında titrer dururlar!...”

Öyle bir anneydi annem;

Kulaklarımda ninni ve şiirlerle büyüttü bizi.

“Onları hatırla, onlara acı! / Kimi hasta, fakat nerde ilacı? / Kimi aç, bir lokma ekmeği yoktur! / Kiminin yattığı yer bir kovuktur…”

Ben zannediyordum ki sadece benim ve kardeşlerimin annesi… Onu kaybetmekle birlikte, onlarca dostumun da annesi olduğunu anladım. En az benim kadar acı duyan bunca insan arasında annemin değeri ile bir kez daha yüzleştim.

Çok şey kaybettim annemi kaybetmekle… Her görüştüğümde söylemesem bile ninnileri daha dün gibi çalınır kulaklarıma:

“Başaklardan kundağın / Bağ bahçe solun sağın / Yıldızlar oyuncağın / Ağlama güzel çocuk.

Mavili bir nişan mı / Nazarlara derman mı / Göklerden armağan mı / Başındaki şu boncuk?

Uruban yama yama / Gönül koyma akşama / Güzel çocuk ağlama / Annen orak biçiyor…”

Gerçek bir cumhuriyet kadını idi. Dindar ve sanatla barışıktı. Kalbimizi sadece kendi sevgisi ile değil, yurt ve bayrak sevgisi ile de donatmıştı. Anadolu kadını olarak paylaşımcılık ruhu ile besledi büyüttü bizi.

Annemi kaybettim. Türkülerimi de kaybettim onunla birlikte.

Ve şimdi kulağıma fısıldamış olduğu Halit Fahri Ozansoy’a ait şiirin son bölümünü birlikte yaşadık. Belki de bana / Bizlere vermek istediği vasiyeti idi. Belki de insanlığa bir vasiyeti:

“Bir siyah kovuk ki benzer mezara, / Kimi bir kenarda gömülmüş kara. /

Yavrum, böyle düşün kış gecesini! / Kalbin yetimlerin duysun sesini:

Sana hatırlatsın onları kışın, / Sıcak yatağında her uyanışın !”

Evet, artık eminim. Annem bir şairin dizelerinde bana ve insanlığa vasiyetini söylüyordu.

Annemi kaybettim… Annemin kaybı, kaybettiğim çoğu değerle beni yüzleştirirken kazançlarımla da yüzleştirdi.

Ne kadar değerli ve saygın bir ailenin mensubu olduğum ile yüzleştim. Sadece Adana’dan değil Türkiye’nin dört bir yanında, bunca dostumuz, bunca sevenimiz oluşunun ne büyük bir servet olduğunu gördüm.

İyi ki böyle ağabeylerim, eşim, çocuklarım, ağabeylerimin aileleri ve dostlarım… Gerçekten varlar ve onlarla gurur duymaktayım.

Ve bunları görünce de annemin ninnisi çalınır kulağıma:

“Rabbim sevsin başını / Rüzgar silsin yaşını / Babanı kardaşını / Sakarya ufkuna sor.

Oğlusun bir askerin / Ağlama derin derin / Başak tutan ellerin / Birgün albayrak tutar.        

Teşekkür ediyorum değerli ailem,

Teşekkür ediyorum dostlarım,

Annemi kaybettim sizleri yeniden kazandım.

İyi ki varsınız… 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim