Arslanlıoğlu'nun tablosu ve Guernica

Anadolu coğrafyasının çok bilinen bir alışkanlığı vardır. Yeni bir yere girdiği zaman, bir narı alır ve tanelerini ortalığa dağıtır. Nar’da var olan bereketin bu yerlere karışması için sürdürülür bu gelenek. Özellikle babaannem bunu sık yapardı.
Bir yere gideceği zaman kocaman narı alır, öylesine özenle parçalara ayırırdı ki… Sonra tanelerini savururdu. Tabi ardından ev halkı bu nar tanelerini toplamak için birkaç uğraşırdı. Narı toplamak en sevdiğim işti. Bulduğum nar tanelerini temiz veya pis olduğuna aldırmadan kimseye belli etmeden yerdim.
UNUTULAN NAR TANELERİ
Arası aylar geçerdi. Evde dolaşırken ayaklarımızın altından “çıt” diye bir ses gelir. O an unutulmuş bir nar tanesinin üzerine bastığımızı anlarız. Bu gelenek bende mistik bir etki yaratmıştır.
İnsanlık “Nar Taneleri” gibi dağılmıştır yeryüzüne... Bilerek veya bilmeyerek üzerlerine basarız. “çıt” diye ses çıkar. O “çıt” yüreğinizi titretir. Üzerine basmadan önce belki de yüzlerce kez karşı karşıya, yan yana gelmişsinizdir; ne sizden haberdar ne de siz ondan haberdarsınızdır.
Pratik yaşamımda, belki onlarca kez karşılaştığım insanların, derinliği olan bir sanatçı veya acıların yoğurduğu bir insan veya… Veya… Veya…
Bir olay olmadan onun gerçek dünyasını bilemiyoruz. Sistem bize insanların “olduğu gibi” değil de, “görmemizi istediği gibi” sunduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz.
Aynı atmosferi birlikte paylaştığımız insanların, yanlışlığı, haksızlığı bu denli benimsemiş olmalarına şaşar dururum. Rastlantı sonucu tanıştığım Ali Arslanlıoğlu, yaptığı tespit ile kafa karışıklığımı netleştirdi: “ Kurdun kuzuyu yemesine şaşmamalı, şaşılacak olan o kuzunun kurda gönül vermesidir…”
İşte bu cümle, üzerine bastığımız “nar tanesinin çıt sesidir.”
Bir dostumun vasıtasıyla tanışmıştım ama konuşmaya başlayınca, geleneklerimize göre bereket saçan Nar Tanesi olduğunu anlamam ile birlikte dostluk başladı.
ARSLANLIOĞLU’NUN TABLOSU
VE GUERNİCA

Çukurova Belediyesi’nde Başkan yardımcısı… Odasına girer girmez duvarda görmüş olduğum bir tabloya çakıldım kaldım.
Bir tarihin yıkım ve yeniden doğuşunun tablosu idi gördüğüm. Türkiye’nın kuruluş mücadelesini, emperyalizme karşı halk direnişini, cumhuriyetin temelini oluşturan ilkeleri anlatan bir isyanın ve zaferin tablosu idi. Zihnimden Nazilerin bombardıman ile yıktığı Guernica kentinin yıkılışını sembolize eden Picasso’nun “Guernica” tablosu geçti. İspanyol Faşizmi’nin kişi, toplum ve devlette yaratığı yıkımı anlatan tablo idi Guernica…
Guernica bir toplum ve devletin yıkılışını, bu tablo ise bir yeniden oluşu simgeliyordu.
“Bu nereden?” diye sordum
“Bodrum’da çamurların arasında buldum” dedi. “Evet! Evet! Çamurların arasında, ama nasıl ki altın çamura düşmekle değer kaybetmezse bu tablo da değer kaybetmemiş. Görür görmez destansı bir tarihle karşı karşıya olduğumu anladım. Uzman birine yeniden yaptırdım. Bu kadar uğraşmama karşın kimin yaptığını anlayamadım. Tablonun üzerinde bir isim de yoktu…”
Aslında tabloyu belli ki, Mustafa Kemal önderliğinde emperyalizme karşı direnen halk yapmıştı.
Ama Arslanlıoğlu’nun odasında devasa boyutuyla gördüğüm tablonun adı yoktu. Ben ona “Arslanlıoğlu’nun Tablosu” diyeceğim.
“Böyle çalışmalar beni çok etkiler” dedi Arslanlıoğlu “Her karesi, her saniyesi yaşamın bir parçası. Bu tablo bir destanı yansıtmıyor, destanın ta kendisi”
KURTULUŞ DESTAN YAZMADI, DESTANIN KENDİSİ
Konu nasıl açıldı şimdi anımsamıyorum ama “Benim ışığım ve yol göstericim Mevleyi felsefesidir” dedi.
“Zor bir işimiz var, ama yorulmuyorum. Zihnimde bir mistik bir anlayışın huzur veren sükûneti var. Mevlevi felsefesi bana öylesine huzur veriyor ki, ‘uyarıyor arşa uçma kanatların yanar. Yanıt veriyor arşa uçmayacaksam kanat neye yarar.’ Böyle bir yaşam felsefesi ve anlayışı sunan bir felsefede nasıl mutsuz olabilirsiniz. Acı çekersiniz ama mutsuz olamazsınız. Acıyı bile, sizi yaşama başlayan bir olgu olarak değerlendirirsiniz.”
“Haklısınız. Ben hep iddia ederim: kolunuza iğne battığı zaman acıması mı daha kötü acımaması mı? Ali bey (küçük dosya tepelerini göstererek) bunca yoğunluk arasında, huzur sizden kaçmıyor mu? Nasıl içinden çıkıyorsunuz?”
“Okulu bitirince devasa bir şantiyenin başında görevlendirildim. (İşin adını söyledi) Ben bu görevi yapamayacağımı düşündüm. Ancak, beni ben yapan kişilerden biri Mahir Yüksel’dir. Beni hem yüreklendirdi hem de yaşamım boyu sadık kalacağım ilkelerimi oluşturdu.
Bana 8 ilke öğretti:
SEKİZ TEMEL İLKEM
Makama saygı; ben şimdi şu masada oturuyorum. Bu bir makamdır. Bu kalıcı ben gidiciyim. Kendi adıma değil, halk adına, hak adına oturuyorum burada. Makam bu masanın temsil ettiği iş ve işlemlerdir.
Yaşa Saygı: Yaşlılar, bizim yaşamak zorunda kalacağımız olayları bizden önce yaşamış kişilerdir. Onlara saygı, insani bir görevdir.
Tecrübeye Saygı: Tecrübe de bir yaşanmışlıktır. Benzer olayları yaşayanların karşılaştığı sorunlar ve çözümler elbette dikkate alınması gerekir ve saygıya layıktır.
Rızkına Saygı: Rızk, gerçek patron ve amirdir. Hatırlayın, jandarma dağda sıkıştırdığı halde İnce Memed’i teslim alamıyordu. İnce Memed’in yeni doğan çocuğunun süt ihtiyacı ortaya çıkınca İnce Memed teslim olmuştur. Rızk, çoluğumuza çocuğumuza yedirdiğimiz helal lokmadır.
Bu dört ilke saygı ile ilgili olan kalan dört ilke için de şöyle dedi Mahir Yüksel: Dört şeyi fazla önemsemeyeceksin dedi. Bunlar da:
Şems-i Şita, yani Kış Güneşi’ne fazla güvenmeyeceksin. Güneş aniden gidebilir. Karşınıza çıkan fırsatların sonsuza kadar süreceğin düşünmeyin.
İltifat-ı Ümera, yani amirlerin iltifatı. Birlikte iş yaptıkların, hoca, müdür, amir, başkan… Sana iltifat ettikleri zaman sakın şımarmayacaksın. Aksine o iltifatlar sana sorumluluk yüklemeli ve seni daha çok ciddi görev yapmaya yönlendirmelidir.
Eşk-ü Nisa, kadının gözyaşları. Bu konuda fazla söz etmeyeceğim. Herkes kendine göre anlayacağını anlar.
Sükunet-i Derya, denizin sakinliği ve sessizliğine aldanma. Hangi saatte dalgaların yükseleceğini ve fırtınaların kopacağını bilemezsin.
Bana bu ilkeleri verdi, değerli Mahir Yüksel, hala bu ilkeleri unutmamaya özen göstermekteyim.”
BİR AY KALP GÖZÜYLE BAKIN
Ali Arslanlıoğlu ile sohbet ilerledikçe, görüşlerinin derinliğini ve ruhundaki sufiliği daha net görmeye başladım. Kendisine geçtiğimiz yıllarda yayınlanmış olan “Tanrılaşan Prens: Buda” kitabındaki mistik görüşlerden söz ettim. Bu arada kitap sözü de vermiş oldum.
“İş ahlakına yansıyor ilkelerimiz,” diye konuşmaya devam etti. Edindiğim en değerli alışkanlıklardan biri de daima ve daima astlarımdan önce iş yerinde bulunmak. Şantiye şefliğim esnasında da bu ilkemden ödün vermezdim. Çalışan işçiler, iş yerlerine geldiğinde beni orada görürler. Bakın burada dahi, sabah göreve gelen çalışma arkadaşlarım arabamın burada olduğunu görürler.”
Şimdi Ramazan Ayına girdik. Öncelikle bütün insanlığın Ramazan’ını tebrik ediyorum. Diyorum ki, orucun aç kalmaktan çok daha öte bir anlamı vardır. Ramazan, nefsin terbiyesidir. İnsan gözdür; görüştür; gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa değeri o kadardır. İnsanlar bir ay boyunca göz pencerelerini kapatıp, kalp gözüyle baksınlar dünyaya. O zaman dünyanın çok daha güzel, daha sorunsuz, daha anlaşılır ve daha yaşanılır olduğunu göreceklerdir. ‘İlahi aşk kalbe tecelli etseydi, ne cennet sevdası kalırdı âlemde ne de cehennem korkusu.’
Bir Başkan yardımcısı veya bir inşaat mühendisi değil, kalp gözü ile gönül gözünü birbirinden ayırt edebilen bir insan tanıdım.
Kendi olabilmeyi başarabilmiş her insan nazarımda “kendini ruhen ve bedenen özgürleştirmiş insandır”
Tanıştığıma memnun oldum Sayın Ali kardeşim…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












