• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Asıl sorulması gereken soru!

22.05.2012 08:52
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Çok değil elli, altmış yıl öncesine kadar havasını teneffüs ettiğimiz bu kent; markası, ulusal bazda etkisi, sosyal hayattaki yeri ve konumu itibariyle tartışılmaz bir derecedeydi. Şimdi öyle mi?

 Eskiye nazaran daha iyi bir duruma gelmesi gereken kentimizin bu gün itibariyle içinde bulunduğu konum ne kadar yeterli bir seviyede doğrusu düşündürüyor. Yetkili mercilerin şimdiye kadar verdikleri sayısı sayısız brifinglere rağmen, sayın Başbakan’ın bile mutlu olduğunu düşünmüyorum. İyi niyetli olmanın, bu kenti iyi niyetlerle yönetmenin tek başına yeterli argümanlardan olmadığını düşünecek olursak; yaşadıklarımızın, polemik/ler bataklığından bir türlü kurtulamayan bu kentin makus talihi olmamalı!

 Bir zamanlar narenciye ve pamuk başta olmak üzere; ülkemizin işçi/istihdam başkenti bir kentten; günümüzde; hava durumu sunumunda bile kimi kanalların sıralamaya dahi almadıkları bir kent olmak.. İstihdamdaki öncü kent olma konumundan, işsizlikte Türkiye birincisi bir kente dönüşmek..

Markalaşmaktan tutun da, yatırım ve istihdam, kentsel dönüşümdeki “geri bırakılmışlık”, tarım alanlarının daraltılarak işlevsizleştirilmesi, gettolaşmaktan kurtarılamamış bir kent, kuzey-güney hattının dengesiz bırakılması, istikrarın sadece şahıslar üzerinde götürülmeye çalışılması, siyasetin ve entelektüelliğin çamura yatırılması, diz boyu geçen polemiklerin, nefes kesecek denli azgınlık derecesinde, burunları dahi tıkayacak şekilde çekilmez boyuta getirilmesi, her yıl yurt dışına yapılan meclis üyeleri ziyaretlerinin, ders alınması gereken şikayet ve deneyimlere rağmen, umursuzluğun dik alası bir şekilde, pervasızca, malzeme olacağı biline biline tepkilere aldırmaksızın aynı delikten defalarca ısırılmaktan haz alırcasına gerçekleştirilmeye devam edilmesi, buna dur diyecek üst merci öngörüsüzlüğü, siyasi yelpazenin sadece birkaç isim ve milletvekilinin etrafında estirilmesi, işsizlik kadar, yönetici enflasyonuna tabi bir kent.. Amaç kusur toplayıcılığı değil elbette.. Bunlar ve daha yüzlercesi bilinen vakıalar. Kangrene dönüşen yığınla sorun.. Bütün bu sorunlarla, iyi niyet ve gayretle mücadele eden insanları tenzih ederim ama, herkesin bulunduğu yer ve konum itibariyle vardığı nokta; üzülerek ifade etmeliyim ki “aynı”!.

 Kentin varoşlarında en sade ve kuytudaki vatandaşa gidip sorsanız, kendisinden başka herkesi suçlar.. Kendisi haklıdır! En tepesindeki insanımıza gidelim, bardağın dolu tarafını göstermek suretiyle, iyi niyet gösterisi yaparak, kendini haklı göstermeye çalışır! O da haklıdır!

 Parti il başkanları, Belediye Başkanları, Muhalefet, İktidar Milletvekilleri, Daire Başkanları, Müdürler, Sanayicilerimiz, Oda Başkanlarımız, Gazeteciler, yazar ve entelektüellerimiz, işçiler, memur ve emeklilerimiz, iş bulamayanlarımız, derneklerimiz, stk’larımız.. Herkes kendine göre, durduğu yerden baktığı zaviye açısından kendini haklı görüyor!.. Herkes haklı!

 Bazen bu durumdan usanmamak mümkün değil.. Sağlam ve emin olduğum bir kaynaktan bana aktarılan bilgiye göre; bizzat sayın Başbakanın bile: “En çok İl Başkanı değiştirmek zorunda kaldığım il” diye şikayet ve serzenişte bulunduğu bir kentin hiç suçlusu yok mu? Başta Sayın Başbakan dahil!

 Herkes mi haklı? Kendimize ne zaman dönüp bakacağız acaba?

Soru şu;

“Bizim hiç mi suçumuz yok?”

 Sevgi ile kalın..

akt

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim