• BIST 77.779
  • Altın 128,216
  • Dolar 2,9858
  • Euro 3,3067
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Ankara : 31 °C

“Aslında erkekleri eğitmek gerek”

28.08.2014 09:33
“Aslında erkekleri eğitmek gerek”
“Aslında erkekleri eğitmek gerek”

 

Röportaj: Billur Özdoğmuş

Billur Özdoğmuş Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları İl Başkanı Rukiye Çinkılıç ile konuştu. Hem siyasette hem iş hayatında hem de iş hayatında yoğun bir mücadele içerisinde olan, kadın hakları ve sorunlarıyla ilgili çalışmalar yürüten Çinkılıç siyaset, iş ve ev yaşamına ilişkin samimi açıklamalar yaptı. Kadın cinayetlerinin önlenmesi için uzun vadeli eğitimin şart olduğunu dile getiren ama öncelikle toplumsal bakış açısının değişmesi gerektiğini düşünen Çinkılıç, bunun içinde devletin desteğinin şart olduğunu söylüyor ve ekliyor: Aslında kadınları değil erkekleri eğitmek gerek.

“Aslında kadınları değil erkekleri eğitmek gerek”

Bu kez CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Rukiye Çinkılıç’ın evine misafir olduk. Rukiye Hanım bizi çok sıcak karşıladı. Sohbetimiz bittikten sonra mutfakta kahvemizi içerken gündemi konuştuk. Bahçesinde yetiştirdikleri organik meyvelerinden bize ikram etti. Babasının ast subay olması nedeniyle hayatının askeri birliklerde geçtiğini anlatan Rukiye Çinkılıç, bunun kendisinin hayatına çok önemli etkileri olduğunu, Türkiye’nin her yerindeki insanı kendisinden bildiğini ve bunun kimliğine de yansıdığını dile getirdi. Sizin için Rukiye Çinkılıç’a iş, siyaset ve aile hayatına dair sorularımı sordum. Rukiye Hanım da sorularıma samimi cevaplar verdi. İşte siyaset, iş ve ev yaşamını birlikte götüren Adana’nın rol model kadınlarından birisi olan Rukiye Hanım ile söyleşimiz…

 ‘’ADANA HEM YAŞAM KOŞULLARI AÇISINDAN ÇOK RAHAT HEM DE İKLİM AÇISINDAN ÇOK GÜZEL VE TAM YAŞANILACAK BİR ŞEHİR’’

-Rukiye Hanım sizi CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı olarak tanıyoruz. Ama okuyucularımız için daha detaylı soralım. Rukiye Çinkılıç kimdir?

Orta gelirli bir ailenin kızıyım. 3 kardeşiz. Babam emekli astsubaydır ve annem ev hanımıdır. Hayatımız askeri birliklerde geçti. Babamın ast subay olması nedeni ile çocukluk ve gençlik yıllarım sırasıyla Gelibolu, Erzurum, Ankara ve İskenderun’da geçti. Bunun bizim hayatımıza çok önemli etkileri oldu. Türkiye’nin her yerindeki insanı kendimizden biliyoruz. Bu kimliğimize de yansıdı. Her insana aynı yakınlıkta hissediyoruz. Annem ev hanımı olunca rahat ve mutlu bir çocukluk geçirdim. Üniversitede eşimle tanıştım. Eşimle aynı bölümde okudum. Eşimle son sınıfta evlendik. Eş durumundan Adanalı oldum. Ama bu yöreye de yabancı değildim. Dedem çocukluğumda Yumurtalık’ta Kooperatif müdürüydü. 5 yaşından beri biz Adana’daydık. Daha sonrasında babamın tayini İskenderun’a çıktı. Evlendikten sonra da Adana’ya yerleştik. Eşimin ailesi çok sıcak bir aileydi. Bu yüzden Adanalı olmakta çok sıkıntı çekmedim. Zaten yörenin insanı da çok sıcakkanlı. Bilerek ve isteyerek ben Adana’ya yerleşmek istedim. Adana hem yaşam koşulları açısından çok rahat hem de iklim açısından çok güzel ve tam yaşanılacak bir şehir. Serbest avukatlıkla başladım. Daha sonra Adana Büyükşehir Belediyesi’ne 1989 yılında avukat olarak girdim. 2009 yılında 45 yaşında emekli oldum. Serbest avukat olarak eşimle de halen devam ediyorum. İnsanların sorunlarına çözüm bulmak bizleri rahatlatıyor. Şu anda bizim için hukuki çözüm bulmak çok daha önemli. Ülkemizde bugün sıkıntılı süreçler yaşanıyor. Her açıdan destek vermemiz gerekir. 2 çocuğum var. Oğlum Mimarlık Fakültesini bitirdi. Şimdi Londra’da Yüksek Lisans yapıyor. Kızım Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okuyor.

 ‘’EŞ YÖNÜNDEN ŞANSLIYDIM’’

Huzursuz bir hayatımız olmadı. Eş yönünden şanslıydım. Birbirimizin ne ekonomisine ne yakışıklılığına ne de güzelliğine baktık. Sadece ruh hallerine bakarak evlenmiştik. Hayatımızı beraber kurduk. Anlayışlı bir eştir. Her alanda birbirimize yardım ederiz. O nedenle de sıkıntı yaşamadım.

 

‘’CHP RANTA DÖNÜK OLMAYAN, İNSANIN ÖZÜNE BAKAN PARTİ’’

-Neden bir başka parti değil de Cumhuriyet Halk Partisi’ni seçtiniz?

Cumhuriyet Halk Partisi benim için her şeyden önce çağdaşlığın, gelişmenin, aydınlığın ve refahın simgesidir. Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk’ün ülkemizde kadınlara çağdaşlık yolunu açtığını biliyorum. Bu amacı en iyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin dile getirdiğini ve ülkemize bu refahı getireceğine inanıyorum. Ranta dönük olmayan, insanın özüne bakan, engellisinden kadına cinsiyet ayrımı gözetmeyen,  dil, din, ırk ayrımı gözetmeyen ve her türlü hakları veren çok geniş kitleleri kucaklayan bir parti. CHP herkesin kendini bulabileceği, çok rahat ifade edebileceği, katılabileceği ve herkesin yer alacağı bir parti olarak gördüğüm için yer aldım.

‘’KEMAL KILIÇDAROĞLU KADINLAR İÇİN MÜCADELE EDİYOR’’

-Kemal Kılıçdaroğlu nasıl bir Genel Başkan? Kendisini nasıl ifade edersiniz?

Kemal Kılıçdaroğlu deyince aklıma ilk gelen çalışkanlığı, dürüstlüğü ve temiz yüzü. Her zaman bizim için bir önder olmuştur. Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan olduktan sonra ben partiye üye oldum. Biz genel başkanımızla çalışmaktan dolayı mutluyuz. Ne zaman kendisini arasak ulaşabiliyoruz. Ne zaman ziyaretine gitsek uygun olduğu takdirde bizi kabul edebiliyor. Telefonu 24 saat açıktır. Kadınlar için mücadele ediyor. %25 olan kotayı %33’e çıkardı.

Kadınlara örgütte yer verdi. Bizler için kongreler ve kurultaylar düzenleniyor. Kemal Kılıçdaroğlu geldikten sonra ilk defa seçimle kongreyi yaptık ve tüzük değişiklikleri oldu. Bizim için yol açan bir süreçti. Hala,seçimle gelmiş  bir Kadın Kolları Genel Başkanımız Hilal Dokuzcan var. Kendisini de çok sever ve sayarız. Kemal Kılıçdaroğlu, Hilal Dokuzcan ile de birlikte çalışıyor. Kemal Kılıçdaroğlu denildiği zaman özü sözü bir, düzgün, içi dışı bir, çalışkan ve ülkesine katkı koymaya çalışan bir insan aklıma geliyor.

-Basın kuruluşların daha önce yaptığınız bir açıklamada, kadın cinayetlerinin son yıllarda yüzde 1400 artış gösterdiğini vurgulamışsınız. Kadın cinayetlerinin son yıllardaki artışını neye bağlıyorsunuz?

Bu çok üzüntü verici bir olay. Hakikaten bizim aşamadığımız, toplumsal olarak çözüm bulamadığımız bir olay. Birçok nedeni var. Kadına bakış açısı ile doğrudan bağlantılı diye düşünüyorum. Ekonomik nedenleri var. Kadının çaresizliği var. Bir kadın iyi yetişirse ailesine ve çocuğuna da aynı oranda aynı özenle yaklaşır. Kadınlarımız çocukluktan itibaren toplumun büyük bir kesiminde çok baskı altında yetiştiriliyorlar. Öncelikle cinsiyet ayrımcılığı başlıyor. Bu ayrımcılıkla büyümek kadının ve erkeğin karşı cinsin birbirine bakışını olumsuz etkiliyor. Ondan sonra okul hayatı başlıyor. Eğitim hayatında ne yazık ki roller veriliyor. Anne evde işini yapar. Baba da gelir getirir.

 

‘’KIRSALDA KADINLAR HALA ZORLA EVLENDİRİLİYOR”

Zorla evlendirmek halen ülkemizde çok yaygın. Son dönemde kent merkezlerinde biraz azalsa da kırsal kesimde halen çok yaygın. Son yıllardaki artışın ise ekonomik nedenlerin daha fazla olduğuna inanıyorum. Çünkü işsizlik çok fazla arttı. %22’yi geçen bir işsizlik var. Geçim sıkıntıları aile içi kavgalara neden oluyor. Kadın erkek ayrılmaya çalışıyor. Boşanma davalarımızın oranı da aynı oranla arttı. Öldürmelerin birçok nedeni de bundan kaynaklı. Geçimsizlik başlayınca eşler ayrılıyorlar. Ayrılınca erkek yalnız başına hayatını sürdüremeyince suçu kadında buluyor. Kadında suç yok. Bu toplumsal düzende bir kabahat var ve gidişatta bir sıkıntı var. Ama o acısını eşinden çıkartıyor. Ne yazık ki öldürme aşamasına kadar geliyor. Her ikisi için de üzüntü verici bir olay.

 ‘’KADININ ÖLDÜRÜLMESİ HAK GÖRÜLÜYOR’’

-Kadın cinayetlerinin önlenmesi için nasıl bir çözüm önerirsiniz?

Uzun vadeli eğitim. Toplumsal bakış açısının değişmesi. Bunun içinde devletin desteği şart. Aileden Sorumlu Bakanlık kuruldu. Belirli merkezler açıldı. Kadın Sığınma Evleri açıldı. Ama buna rağmen cinayetlerin hızı kesilmedi. Çünkü hala kadının öldürülmesini biz hak olarak görüyoruz. Bu bakış açısını değiştirmemiz lazım. Kadının namusu kendine aittir. Eskiden gelen toplumsallığımızla bakış açımızla namus kavramını ve töre kavramlarını hala üzerimizden atamıyoruz. Bu nedenle öncelikle bu kavramların değişmesi doğrultusunda eğitim gerekir. Eğitimin sadece ders kitaplarında verilmemesi gerekir. Bunun tiyatrolarla, dizilerle, panellerle, söyleşilerle verilmesi gerekir. Orta oyunları mahallelerde yapılabilir. Bunlarla anlatılması ve örnekleme yapılması gerekir. Ağır ceza verilmesi gerekir. Bazı yerler başladı. Sendikaların sözleşmelerinde var. Eşine tokat atana, şiddet uygulayana maaşından kesme var. Bunlar bence daha olumlu yaptırımlar diye düşünüyorum. Gerek ekonomik gerek sosyal yaptırımlarla ancak düzelebilir.

 “KADINLARIMIZIN SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMAYA ÇALIŞIYORUZ’’

-CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanlığını başarıyla yürütmektesiniz. 2012 yılından beri Adana’da kadın sorunlarına yönelik neler yaptınız? İlk üçünü sıralar mısınız?

Bu yaklaşımınız ve beğeniniz için öncelikle teşekkür ederim. Birincisi örgüt içindeki kadınlarımızın eğitimini sürekli olarak yapıyoruz. İkincisi mahalle çalışmaları yapıyoruz. Mahalledeki kadınlarımızla buluşuyoruz. Üçüncüsü de onlarla birlikte etkinlikler yapmaya çalışıyoruz. Şiddete uğrayan kadınlarımız ve ekonomik sıkıntılar olan kadınlarımız oluyor. Onların sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyoruz. Bir diğeri de sosyal çalışmalarımız oluyor. Evde kullanılmış ikinci el kıyafetleri toparlayıp temizleyip tekrar ihtiyacı olanlara gönderiyoruz. Hem sosyal hem eğitim hem psikolojik açıdan her türlü çalışmayı yapmaya çalışıyoruz.

 

‘’KADINLARI DEĞİL ERKEKLERİ EĞİTMEMİZ GEREK’’

-Başarılı projelerinizle adınızdan her daim söz ettiriyorsunuz. Peki, önümüzdeki günlerde ne gibi projeleriniz var?

Örgütümüzle 2 yıl boyunca tanıştık. Kadın örgütümüzün örgütlenmesi ağırlık kazanmıştı. Toplumsal çalışmaya yönelik çalışmalarımız ağırlık kazanacak. Düzenli olarak aylık dışa dönük panellerimiz, eğitim çalışmalarımız olacak. Mahallelerle bağlantılarımız devam edecek. Kadınlara hem kadın haklarını hem de sosyal haklarını anlatmaya çalışıyoruz. Aslında biz kadınları değil erkekleri eğitmemiz gerekir. Bence bu dönemde kahvehanelerde, iş yerlerinde erkeklere eğitim uygulamak gerekecek diye düşünüyorum.

‘’HER İNSANIN ÜRETİMDE BULUNMASI GEREKİYOR’’

-Hem bir yandan iş hayatınız devam ediyor, bir yandan da siyasette kadınlar için önemli bir rol modelsiniz. Peki, bu tempoda iş, siyaset ve aile hayatınızı nasıl dengeliyorsunuz?

Gençliğimden bu yana çalıştığımız için bu dengeyi kurabiliyoruz. Çocukların küçük olduğu dönemde belki biraz zorlandık. O dönem Adana’da bakıcı problemi vardı. Kreş çok fazla yoktu. Şimdi çok daha fazla seçenek var. Çocuklar da büyünce eşimle beraber kaldık. Kadın üretimin içerisinde çalışma hayatının içerisinde olduğu zaman çok daha verimli ve çok daha sağlıklı bir ruh yapısına sahip oluyor. Ona inanıyorum. Gerçekten her insanın kadın veya erkek, çocukların dahi küçüklükten başlayarak bir yerlerde üretimde bulunması ve çalışması gerekiyor.

‘’EŞİMLE SAĞLIKLI BİR İLİŞKİMİZ VAR’’

-Yoğun tempolu günlerinizde aile yaşamınız nasıl etkileniyor?

Öğrenciyken bir roman okumuştum. Romanda der ki: Evlilik zemberekle saat özeni ister. Her gün kurmak gerekir. Biz bunu doğal olarak yaptık. Her gün mutlaka yoğun günlerimizde bile balkonumuzda akşam kahve ya da çay içerek sohbet eder günün özetini yaparız. Evlilik biraz güven üzerine gidiyor. Sağlıklı bir ilişkimiz var.

 

-En güzel yaptığınız yemek hangisidir?

Yayla çorbamı ve et kavurmamı herkes çok beğenir.

‘’DÜZENLİ UYKU UYURUM’’

-Her zaman bakımlı ve güzel görünüyorsunuz? Özel bakım sırlarınız var mı?

İş hayatında ve siyasette sürekli olduğumuz için bakımlı olmaya özen gösteriyorum. Çünkü kişinin önce kendine sonra da topluma olan saygısıdır diye düşünüyorum. Kendime uyguladığım özel bir bakım kürüm yok ama düzenli uyku uyurum. Beslenmemize dikkat ederiz. Düzenli yeriz. Doğal ürünler kullanmaya dikkat ederim. Evde yemek pişirmeye özen gösteririm.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim