• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Atatürkçü Düşünce Derneği

02.09.2013 09:12
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Atatürkçü Düşü​nce Derneği katliamlar karşısında ne yaptı?

 

Dünya kan gölüne döndü,

Mısır, Suriye, Irak, Filistin, Afganistan ve Pakistan'a baktığımız zaman, masum inanların kanlarının oluk oluk münafıklar tarafından acımasızca akıtıldığını görüyoruz.

Öyle ki;

Bebek, çocuk, genç ve yaşlı ayrımı yapmadan, ellerinde bir çakı bile olmayan savunmasız insanlar öldürülmektedirler.

Bu soysuzluk karşısında, merhamet sahipleri dünyanın her tarafında ayaklanarak gösteriler yapıp zalimleri lanetleyerek insani görevlerini yapmanın mücadelesini vermektedirler

 

Bakın bu soysuzluklar için Mustafa Kemal Atatürk ne diyor:

"Yurtta sulh, cihanda sulh"

Atatürk bu sözleri ilk defa 20 Nisan 1931 tarihinde seçim dolayısıyla millete taahhüt ettiği beyannamesinde dile getirmiştir.

Atatürk kısaca, gerek ülke içerisinde ve gerekse uluslararası alanda barışın tesis edilmesini istiyordu.

Peki Atatürk'ün ismini kullanarak dernekler açan beyler ne yapıyor?

 

Yani Atatürkçü Düşünce Derneğinin ülke genelinde ki sayın yöneticileri, bu sözün ruhuna uygun eylemler yapıp sorumluluklarını gereğini yerine getiriyorlar mı?

Bu söz öyle sıradan ve laf olsun diye söylenmiş bir söz değildir.

Bu gün Atatürk yaşamış olsaydı, Mısır ve Suriye başta olmak üzere, masum insanların kanını akıtan soysuzlara karşı millete öncülük eder, dosta ve düşmana bu milletin kararlılığını gösterirdi.

Ama Atatürk'ün yolundan gittiklerini söyleyip ismini kullananların gündeminde, böyle bir hassasiyet yok?

Bu soysuzluk karşısında, bu hayasızlık karşısında ve insan hakkının hiçe sayıldığı şu ortamda, kitleleri harekete geçirmek için ellerini taşın altına koydular mı?

Hayır,

Neden?

Yoksa ölen yüz binlerce masum insan kendilerini ilgilendirmiyor mu?

Biz mş geçmişte İrlanda'da kıtlık yüzünden ölen masum insanlar için "Bize ne" demedik ve ilk yardımı götüren ülke Osmanlı oldu,

Biz masum Yahudilere karşı işlenen cinayetler karşısında bize ne demedik ve yaklaşık 500 bin Yahudi’yi gemilğı göndererek getirip, kol kanat geren millet olduk.

Peki şimdi hemen yanı başımızda Suriye ve Mısır'da kan gövdeyi götürürken, masumlar katledilirken "Bize ne" mi diyelim.

Bu olmaz beyler.

Kısaca sizler, Atatürkçü düşünce derneği olarak bu acımasız ve ahlaksız hadiseler karşısında, kitlelere öncülük edip harekete geçirmediğiniz için sınıfta kaldınız ve Atatürk'ün kemiklerini sızlattınız.

Sonuç olarak;

"Yurtta sulh, cihanda sulh" boş bir söz değil, sözün gereğinin yerine getirilmesi için, miras bırakılan ve ders alınması gereken bir sözdür.

Bilmem yanılıyor muyum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim