- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ateşe üflemek

Sedat MEMİLİ / Yazar
Sırtına, kurbağanın dili yapışmış bir sineğin düşünceleri ne olabilir?
Ne düşünürse düşünsün ne yapabilir?
Umberto Eco’nun “Gülün Adı” romanını bilirsiniz. Bir manastırda, seri cinayetleri çözmeye çalışan bir rahibin, karanlık güçlere karşı verdiği kavgayı anlatan mükemmel bir roman.
Gülmeyi bile insanlığa yakıştıramayan bir zihniyetin dudak ısırtan entrikaları.
Aydınlığın yanında yer alan bir rahip, engizisyon tarafından yakılarak öldürülme cezasına çarptırılır. Direğe bağlanana kadar, böyle bir sonun kendi başına geleceğine inanamayan rahip, kütükler alev alınca, onları söndürmek için üflemeye başlar.
Alevlere karşı tek bir insan üflemesi…
Oysa o rahip önceleri, insanları yakan sistemin dişlilerinden biriydi. Sıra kendine geldiği zaman, çaresizce küçük üfürmelerle alevleri söndürmeye çabaladı.
*
“Bana bir şey olmaz” mantığı, bir şey olmasına davetiye çıkarmaktır.
Çiftçi, “Malımı satamıyorum” diye çığlık attığında esnaf, futbol maçlarıyla ilgileniyordu. Ürününü satamayan çiftçinin içine düşeceği ekonomik krizin kendini ne denli etkileyeceğini düşünemedi. Sanayi Odaları ve Ticaret Odaları başkanlarının demeçlerini inceleyin, ne zaman çiftçiler lehine bir açıklama yapıp, önlem alınmasını istediler.
Şimdi küçük esnaf, elinde kart olana gözü kapalı kredili mal satıyor. Farkında olarak/olmadan, sistemin soygun düzeninin bir dişlisi gibi görev yapıyor.
Bakacağız bakalım; alım gücünün en alt seviyeye düştüğü bu ortamda kendi işletme varlıklarını nasıl koruyacaklar?
Atatürk “köylü Milletin Efendisidir” dediğinde rahatsız olan sözde efendilere sesleniyorum; köylü ekonominin lokomotifi olduğu için efendidir. Köylü köyünde olduğu zaman, kentin varoşları oluşmaz. Köylü köyünde olduğu zaman, bütün kent belediyelerinin işi kolaylaşır ve hizmet maliyetleri düşer.
Bir yandan yangını körükleyip diğer yerden bireysel üflemelerle söneceğini kimse zannetmesin.
*
Geçen gün bir arkadaşım örnek veriyor. Korsanlar, bir gemiyi ele geçirdiklerinde, canlı bir esiri bir ölünün cesedine bağlayıp denize atıyorlar, sonra da o esirin yaşam mücadelesini izleyerek eğleniyorlarmış.
İktidarın sunduğu ve ilkelere uymayan çıkarlar, bedenimize bağlanmış ölü vücutlar gibidir. Bizi daima dibe doğru çekerler.
Alınacak bir ihale, maaşa yapılan küçük bir zam, dilin kahverengi olması karşılığında elde edilen terfi, bir çuval erzaktır bedenimize bağlı ölü vücutlar.
Bu ölü vücutlarla su üzerinde kalınamaz.
Kişisel üflemelerle büyük yangınlar sönmez.
Çünkü zamanında bir bardak su ile söndürülmeyen yangınları tonlarca su ile söndürmek zorunda kalırız.
Sırtına kurbağanın dili yapışmış sinek o son saniyede ne düşünür acaba?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












