Atilla Menevşe ile Adana sohbeti

ATİLLA MENEVŞE İLE ADANA SOHBETİ
Henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi Kurulmadan önce o vardı.
TBMM Kurulduğunda Ticaret Odası’nın tarihi Adana Ticaret Odası 26 yaşındaydı. Cumhuriyetin Kurulduğu tarihte de 29 yaşındaydı.
Adana Ticaret Odasının tarihi Adana’nın sadece ekonomik değil, sosyal, siyasal ve kültürel tarihini de kapsar.
1894 yıkında “Ticaret ve Ziraat Odaları” adıyla kurulduğunda Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde çok az sayıda bulunan odalardan biriydi. Dünya Pamuk Borsası’nda sözü geçen bir kurumdu.
Adana Merkezli Çukurova’da tarım, ticaret ve Sanayinin gelişmesinin lokomotifi görevini üstlenmişti.
Kurulduğu günden bu güne kadar ticaret erbabı üzerinde etkin bir rol oynamaya devam etmektedir.
Sayın Menevşe ile henüz tanışmamıştım. O günkü Adana Medya Gazetesi’ni aldım ve kendisine takdim ettim. Gazeteyi görür görmez:
“Evet Cumartesi günü, “Adana Batıyor, Bunlar Bakıyor” diye manşet atmışsınız. Hemen söze girdim:
“Başkanım sizden randevu talebimin bu manşetle ilgisi yok. Bu görüşler Sayın Doğan Gülbasar’a aittir. Onun adına konuşma yetkim ve hakkım yok. Ama bana sorarsanız, ben daha sert dedikodular yapıyorum. Hem gazetede hem televizyonda… Ama gazete manşeti için lütfen Doğan Bey ile görüşün.”
“Sizde mi aynı görüşleri paylaşıyorsunuz?”
“Evet. Üstelik Doğan Gülbasar çok nazik. Ben daha şiddetli eleştiriyorum.”
Son yıllarda uygulanan ekonomi politikalarının Adana’ya olumsuz yansıdığı düşünen sadece ben değilim. Adana Ticaret Odası başta olmak üzere odaların sessiz ve ilgisiz kaldığını ve esnafı yalnızlaştırdığını öne sürerek eleştiri oklarını odalara yönelttiklerini biliyorum.
Sayın Menevşe’ye sordum: Adana’da esnaf batıyor, siz yatıyor musunuz? Adana’da kepenk kapatan ve İflas erteleme talebinde bulunan devasa firmalar var. Onlara destek olunuyor mu?”
Kesinlikle öyle bir neden ve öyle bir sonuç yoktur.
Adana’da ticaretin kötüye gitmiş olması bir söylentiden öte geçmez. Adana’da ticaret bütün canlılığı ile devam etmektedir.
Her dönem olduğu gibi bu dönemde de bazı firmaların zor durumda olduğu bir gerçektir. Bu yeni bir durum değil. Ancak basında sanki bu iş yerleri ile ilgilenmiyormuşuz gibi bazı iddialar yer almaktadır.
“İlgileniyor musunuz? Örneğin Kayseri’de bir firma zor duruma düştüğü zaman, başta odalar olmak üzere kentin valisi, milletvekilleri, oda başkanları öne düşüp firmayı koruma altına alıyorlar. ”
“Bakın ben Kayseriliyim. Adana’ya 1975 yılında geldim. Hemen hemen 41 sene olmuş. Genelde madencilikle ilgileniyorum. Kozan, Aladağ bölgelerinde Çinko ve Krom üreten firmanın yöneticiliğini yapıyorum. Firmamızda 1000 kişiden fazla kişi istihdam edilmektedir ve yılda 6 veya 7 milyon dolar civarında ihracat yapmaktayız. Bu firmaların da merkezi Adana’dır. KİT’ler (Kamu İktisadi Teşekküller) de uzun süre müfettişlik yaptım. Gençliğimde Ankara Ticaret Odası’nda da emek verdim. Anlayacağınız bu göreve çekirdekten geldim.
Sayın Fethi Kamışlı döneminden itibaren Yönetim Kurulunda görev yaptım. Ticaret Odaları ve yönetim tarzları konusunda bilgi ve birikimim vardır. Sayın Ali Gizer’in görevden çekilmesiyle bu görevi üstlendim ve Yönetim Kuruluk ile birlikte bilgi ve birikimimi Adana için değerlendirmek gayreti içindeyim.
Sizin dediğiniz anlamda biz firmalarla elbette ilgileniyoruz. Ama bunu bizler basına duyurmadan kendi aramızda yapıyoruz. Örneğin firmalarımız ile ilişkiye geçiyoruz, kendilerinin durumu hakkında bilgi edindikten sonra taahhüt de bulundukları kurumlarla diyalog sürdürüyoruz. İşletmelerin sorunu nerede olabilir? Üretimde, pazarlama da veya finansman da… En temel sorunlar bu departmanlarda yaşanır.
İş sahibi ile görüşmelerimizde sorunun kaynağını belirledikten sonra – veya bunu iş sahibi kendisi belirlemiştir – o sorunu çözme için harekete geçeriz. Üretim veya pazarlama konularında ilgili firmalar ile görüşmelerimizi sürdürürüz. Eğer konu finansman ise varsa alacaklı bankalar ile şifahi görüşmelerimizi sürdürerek, firmanın soluk almasını ve kendini toparlamasını sağlamaya çalışırız.
Ama bunları basının ve kamuoyunun önünde yapmayız. Birilerine yardım yaparken onu ifşa etmenin hem insani hem de ticari açıdan ahlaklı görmeyiz.
Biz Ticaret Odası olarak Abilik görevlerimizi yapmaya çalışırız. Ama bunu kendi aramızda yaparız.
Siz de biliyorsunuz, Adana aleyhine yapılan yayınlar Adana’ya gelecek olan yatırımları engelliyor. Bu açıdan, Ekonominin olumsuz olduğuna dair haberlerin yapılmasını şehrimiz açısından olumlu görmüyorum.
“Sayın Menevşe, Adana’da oda başkanları- şimdi tek tek adlarını saymak istemiyorum – hemen hemen bulundukları konumu siyaset için bir basamak olarak görüyorlar. Gözü siyasette olan bir oda başkanının esnafın haklarını özgürce koruyacağını düşünemiyorum… Siz siyaseti düşünüyor musunuz?”
“Kesinlikle düşünmüyorum. Siyaset benim işim değil. Ayrıca, benim görev yaptığım yerler belli. İnsan yaşadığı kenti kendi birikimine göre katkı koymalıdır. Ben Ticaret ile ilgilenen bir kimseyim. Adana’da ticareti yaşamın iyileştirilmesi, ticari bilincin arttırılması, ihracatın geliştirilmesi ve yaşam standartlarının yükseltilmesi konusunda bir katkım olsun diye uğraşırım. Oda yönetimine gelirken kendi kendime söz verdim; “Bana layık görülen bu makamı siyasete alet etmeyeceğim” diye. Sözümde duruyorum.
“Gelecek dönem aday mısınız?”
“Hayır aday olmayı düşünmüyorum.”
Konu buraya gelmişken, Sayın Menevşe’ye hem şahsımın hem de temsil ettiğim basın kuruluşunun bir armağanı olarak hazırlamış olduğum “Adana Ansiklopedisi’ni” sundum.
Eseri kısaca gözden geçirdi. Emeği geçenleri tebrik etti ve beni kutladı.
Onur duydum tabi.
Ama açıkladığı bir konu beni fazlasıyla mutlu etti.
“Adana Ticaret Odası olarak sadece ekonomik yaşama değil sosyal ve kültürel alanlara da destek vereceğiz. Son yıllarda bu kültürel çalışmaların ihmal edildiğini düşünüyor ve bunun giderilmesi için uğraşıyoruz.
Adana, kentsel ve kırsal yaşamda renkli kültüre sahip bir bölgemizdir.
Ben de sürekli okuyan ve araştıran bir insanım.
Siz de biliyorsunuz, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin önermiş olduğu ve Adana kültürel yaşamına katkıda bulunacak kitapların basımı için üzerimize düşeni yapacağız.”
Sayın Menevşe’de derin bir felsefi anlayış gördüm.
Adana için varlığı kazançlı bir insan kimliği ile karşılaştım.
Evet, başta ben olmak üzere, kurumlarımıza çok değer vermekteyiz. Kurumlarımızdan çok şey bekliyoruz. Bu nedenle gördüğümüz en küçük bir aksamayı gözümüzde büyütüyoruz. Ve nedenini anlamadığımız zaman da eleştiriyoruz.
Konuşunca, farklı bir Ticaret Odası ve farklı bir Oda Başkanı gördüm.
Sonunda medya emekçilerine teşekkür etmesi ve nazik bir insan olduğu aklımda kaldı.
Not: Ticaret Sicili memurluğu ve Yeni Bina ile de ilgili konuşmalarımız oldu. Gelecek yazımızda paylaşacağız…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












