

BASINA BALANS AYARI …
İlk önce, şunun cevabını aramalıyız,
“Basın halkın haber kaynağı ve temsilcisi midir? Yoksa bir takım sermaye odaklarının, halkı yönlendirme aracı mıdır ?” İşte bu sorunun cevabını düşününce, Başbakana hak vermemek elde değildir.
Yerel basın, ekonomik desteklerden yoksun bırakılarak hür iradesini ortaya koyamadığı gibi, ulusal basın mensupları da, sermaye sahibi ve adalet eksikliği bulunan firma sahiplerinin güdümünden dışarı çıkamamaktadır.
Hükümet değil, en yüksek kurumlar dahil, eleştirilebilir, akıl verilebilir, daha iyi hizmet etmesi istenebilir ancak, bugünkü basının yaptığı, toplumun moralini bozacak ne kadar haber var ise, ballandır ballandıra yayınlamakta, halkta yaşama hevesi bırakmamaktadırlar. Bunu yapmaktaki amaçları da bellidir.
Ben ve sitemizdeki yazar arkadaşlarım, hükümeti ve icraatlarını eleştiren yazılar yazdık yazmaya da devam edebiliriz, amacımız sadece ve sadece halkımızın daha iyi hizmet almasını sağlamaktır. Tavsiyelerimiz, önerilerimiz elbette olacaktır ancak, ulusal basından tek bir öneri veya tavsiye çıkmadan, sadece halkın yüreğini dar eden bir takım mesnetsiz ve abartılı haberlerin yapılması, iftiraya varan köşe yazılarının yazılması kabul edilir gibi değildir.
Basın konusunda, hiç unutmamamız gereken şey şudur, “Basın ne bizim menfaatlerimiz için araştırma yapıyor, ne de halkın menfaati adına bir haber yapıyor” sadece ve sadece çok büyük sermaye sahiplerinin, halkı yönlendirmesinde rol oynuyor. Bu gerçek ışığında şu şekilde bir kanun çıkartılmasını yürekten diliyorum ;
Özellikle televizyon haberciliğinde, “Haber saatlerinin en az % 30’luk süresinde, halka moral veren iş yeri açılışları, halk menfaatine yapılan uygulamaların tanıtımı, gibi morali yükselten haberler verilecektir” şeklinde kanun çıkartılmalıdır.
Haber saatleri, büyük çıkar çevrelerinin, halk zihninde verdikleri savaşın arenası haline dönüşmüştür. Dakikalarca süren ve sadece kin ve gözyaşı içeren, görüntüler, toplum mühendislerince neden yasaklaması istenmez, anlaşılır gibi değildir…
Devleti, Orduyu, Hükümeti, Adli yapıyı, Diyaneti kısaca her kurumu, halk adına saygı çerçevesinde eleştirebilir, tavsiyelerimizi arz ederiz, bu yapılması gereken halk adına hizmettir. Ancak bugünkü basının yaptığı, habercilik kabul edilir sınırları çoktan geçmiştir.



