

Tarih 9/03/2010,Saat 11.00-12.00 arası;
Adana Büyük Şehir Belediye Meclisi salonunun önündeyiz.Meclis salonu ,tarihinin en kalabalık günlerinden birini yaşıyor.Muazzam bir kalabalık var,horoz dövüşünü duyan gelmiş.
Adana Büyük Şehir Belediye Meclisi başlıyor.Başkan Aytaç DURAK çantasından bir CD çıkararak basına ve meclis üyelerine dinletiyor.Dinleyince anlıyoruz ki ortam dinlemesi,basit bir kaydediciyle gerçekleştiği kesin.
Bir bayan, bir erkek rüşvet pazarlığı yapıyor,erkeğin sesi hiç çıkmıyor,sanki kayıttan haberdar gibi, ürkekliği sesine yansıyor.Tüm bunları, ‘’bir dönem beni yasal olmayan yollardan dinlediler’’ diyen, Başkan Aytaç DURAK yapıyor.
Kimseden çıt çıkmıyor.Tüm meclis zan altında kalıyor.Felli ,kelli belediye başkanları sus,pus oluyor.Allahtan Bekir Sıtkı ÖZER çıkıp bir şeyler söylüyor,bizde ferahlıyoruz.Dakikalar ilerledikçe rezalet had safhaya çıkıyor.
Başkan DURAK’IN 30 yıllık dostu, mesai arkadaşı,sırdaşı Mustafa TUNCEL’e imaları devam ediyor.Açıkça ve cesurca biz yazalım,DURAK arkadaşlarını rüşvet karşılığı imar rantına bulaşmakla suçluyor.Söylentilerin ayyuka çıktığını,meclis’in bu ithamlardan kurtulması gerektiğini söylüyor.Suçladığı insanların lideri olarak ta Mustafa TUNCEL’i görüyor.
İşte o Mustafa TUNCEL,bir gün önce konuşursam ortalık yıkılır diyen TUNCEL kürsüye geliyor. Benim için, Adana adına umudun bittiği konuşma yada piyes başlıyor.Kamuoyu önünde ağır itham altında bulunan Mustafa TUNCEL,ithamın sahibi Aytaç DURAKLA başlıyor düete.
Karşılıklı espriler havada uçuşuyor,salonda kahkaha fırtınası esiyor.Aytaç DURAK menkıbeleri yüreğimizi dar ediyor.Mecliste tek isyan sesi Ahmet Cevdet YAĞ’dan yükseliyor.Rezilliğe isyan ediyor.
En rahat gurup olan Ak Partide sessizlik hakim.Hayri HAKÖVER kör topal bir şeyler söylemeye çalışsa da, esas aktörlerden ses çıkmıyor.Silik bir tavır takınıyorlar.Samimiyet sınavında sınıfta kalırken,siyasetende yer ile yeksan oluyorlar.
Belli ki, bu mecliste iğrençlik kanıksanmış,rüşvet iddiaları yukarıda anlattığım ciddiyette tartışılıyor.Bu fotoğraf sadece belediye meclisinin değil,Adana’nın iç dinamiklerinin bitişinin fotoğrafıdır.
Şaibeli hale gelmiş ve şaibe iddialarına gerekli cevabı verememiş olan bu meclisin her kararı artık tartışmalıdır.Bir dönem Adananın kayyuma devredilmesi gerektiğini yazmıştım,artık inanıyorum ki, Adana’yı kayyumda idare edemez.
Bu Şehir, her alanda ve anlamda bitmiştir.Ayrıca;Tüm bu olup bitenler Adanalının umurunda değildir.Meclisten çıktığımda bu net olarak gördüm.
Ve
Meclis kapatan Abdülhamit’i,Amerikan mandasını çözüm olarak gören Halide Edip ADIVAR’ı daha iyi anladım.
Daha açık söylemek gerekirse,Bugün DEMOKRASİ’ye lanet okudum.



