

Hatta zifiri karanlıkların kaynağı sensin …
Şehrimizin mâlî derbederliğe düşmesini sen ve senin bitmeyen projen sebep oldu. Bu faciayı göre göre, sen planladın ve yönettin…
Şehrin planlamasını beceremedin, karmakarışık,
Fakiri de, zengini de aldattın, ellerinden sadakatlerini alıp, iyi insanlara gereksiz düşman ettin…
Şehre gelecek dev projelerin önünde set oldun, yatırımcıyı Adana’ya küstürdün…
Şehri yöneten diğer insanları bezdirdin, iş yapamaz hâle getirip, bu derbederlikten prim yapmaya çalıştın…
Tüm projelerin 5 misline mâl oldu, yaptın yaptın yeniden yıkıp, tekrar yaptın eşin dostun gönendi…
Karanlıkları sen korudun, karanlıklarla hep birlikte oldun, aydın ve aydınlık insanları, maaşlılarına arkadan vurdurdun …
Şehrin sabahı olmadı, olamadı, güneşin önünde perde oldun…
Şimdi karanlıkların yırtılmaya başladı …
Adana’ya nursuz bir sabah gelmeye başladı, karanlık torbandan çıkanlar, hem seni boğacak, hem de moralimizi bir müddet daha yerle bir edecek… Biz, senle ve seninle olanlarla aynı şehri nasıl paylaşmışız diye …
Bir gün şehrimize yaptıklarının hesabını birileri hukuk çerçevesinde senden soracak, bundan eminim… İşte o gün Adana’nın makus tarihi yeniden yazılmaya başlayacak …
Besleyip büyüttüklerin bile artık seni sevmiyor, onlara öğrettiklerinden tiksiniyorlar, senin öğrettiklerin senin sonunu hazırladı, farkında mısın ?
Adanalı ! Bayram günü yakında görünüyor, eğer taraflar daha büyük bir menfaat karşılığı yeniden karanlıkların efendisi ile, derin anlaşmalara varmazlarsa, bu defa yırttık …
Karanlıkların sonu gelip, aydınlıkların hüküm sürdüğü bir Adana’da, gelişme nasıl olurmuş, tüm illere göstereceğiz…
Elbette, karanlıkların efendisinin yerini doldurmak isteyen, stajyer musibetler olabilir, ama bilmeliler ki, gücümüz yerinde iken, onların üzerine güneşi yaklaştırırız, kavrulurlar…
Artık adaletin ılıman gölgesinde yaşamak, karanlıklarla uğraşmamak istiyoruz, bunu istemeyen var mı ?



