• BIST 77.779
  • Altın 128,053
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar

24.02.2016 06:00
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar
Selin Öztekin yazdı

2015 yılının yılbaşı gecesiydi uyumadan önce elime aldığım boş ajandanın arka sayfasına kocaman harflerle hayata gözlerimi kapamadan önce yapmak istediğim üç şeyi yazmıştım.

Birincisi yarım bıraktığım üniversite eğitimimi tamamlamak.

İkincisi roman yazmak

Üçüncüsü karavanla Türkiye turu canım nerede isterse keyfime göre

 

O akşam ileride yapmak istediklerimi düşünüp yazıya dökmek bile içimde bastıramadığım bir heyecanın artmasını sağlamıştı. Başkaları için yaşamayı alışkanlık etmiş birinin kendisi için bir şeyleri istemek kendi evinin buzdolabından gizlice bir şeyler aşırmak gibiydi.

 

Allah’tan vahiy yoluyla isteklerimin yerine gelemeyeceğini bildiğimden ilk adımı 2015 yılında YGS ye girerek yaptım. Sınav sonucu açıklandığında aylarca hazırlanan öğrencilerden daha yüksek bir puan alınca kendime olan güvenim de geldi.

 Bu arada Şubat ayında aftan yararlanıp yarım bıraktığım üniversiteye de kayıt yaptırdım. YGS den aldığım puanın ziyan olmasını istemedim ve dışarıdan devam edebileceğim bir fakültenin Sosyoloji bölümüne de kaydımı yaptırdım.

 

Yani bir koltuğa iki karpuzu sığdırmıştım.

 

Çocuklar ilk başta mutfakta yemek yaparken video kayıtlarını dinleyerek ders tekrarı yapan annelerine alışmakta zorluk çektilerse de zamanla anlamadığım ben bu dersten kesin kalırım yapamıyorum dediğim anda “neyi yapamıyorsun ufaklık” diyerek hızır gibi yardımıma koştular.

 

İki dönemdir final sonuçlarımda % 90 başarıyı yakaladım. Hayallerimin çok daha ötesinde koşar adım gidiyorum. Aslında sadece ben koşmuyorum evde kendim için başlattığım eğitim çocukların da hırslanmasını sağladı. Evimizin kütüphaneden farkı yok. Televizyon sadece haber, spor, belgesel izlemek için belirli saatlerde açılıyor. Okunmayı bekleyen romanlar sırayla okunmaya başlandı. Yıllardır çocuklar için evde uygulamak istediğim düzeni onlar kendiliğinden uygulamaya koydular. Sessizce yol gösterici olmak onlara dokunmadan uzaktan seyretmek gerçekten keyif verici.

 

Mutluyum…

 

İkinci hayalimin uçuk kaçık olduğunu düşündüğümden benim için hep hayal olarak kalır derdim. Yazı yazmayı iç sesimle konuşmayı çok seviyorum sinirlenince yazıyorum. Mutlu olunca yazıyorum.

 

Yazdım!!! Ajandalar dolusu ama yazılarımı  başka birilerine göstermeyi onlarla  paylaşma cesaretini gösteremedim.

Vakti gelmiş demek ki Türkiye’yi derinden sarsan bir genç kızın tecavüz edilerek öldürülmesinden sonra (Özgecan)sinir içinde kadınsı duygularımla yazdığım yazıyı okuyan arkadaşımın böyle yazabiliyor musun? Sorusuna sadece kendim için evet yazıyorum demekle bir yıldır sizlere ulaşabilme imkânım oldu.

 

Yazmak gerçekten cesaret istiyor ben de bana bu cesareti veren can dostuma bir kere daha sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum.

Şu an küçük büyük demeden yazdıklarımı çevremdeki herkesle paylaşıyorum. Onların yorumlarını alıyorum onların bana söylediği her şeyi ilköğretim birinci sınıfa başlayan öğrenciler gibi dikkatle dinliyorum.

 

Mutluyum!!!

 

Romanım hayal olmaktan çıktı kafamdaki taslak oluştu yazıya dökmeye başladım şimdilik ellinci sayfasındayım.

 

Üçüncü hayalimin vakti var (önce çalışıp karavan parası biriktirmem lazım)

 

Evet, gelelim bunları sizlerle paylaşmamdaki ana fikre. “ İnsanı yüce bir varlığın yarattığına inanıyorum, kendini keşfetsin ve kendi eşsizliğinde yücelsin diye.”

 

 “Bazen toplum baskısı bu yaradılışımızdaki kusursuzluğu köreltiyor, bastırıyor gerçekte neyin önemli olduğunu unutup varoluşun anlamını sabote eden sahte bir düzenin içinde yok oluyoruz. Evin, araban, çocuğun, bankada paran oluyor ama kendi kimliğini keşfetmeden ölüp gidiyorsun.” 

 

“Dünyadaki kaynaklar bu kadar zenginken herkese yetebilecekken 8 milyar insan çalışmazsa açlıktan ölebileceğine inandırılarak sürekli çalıştırılıyor. Üretiyoruz, tüketiyoruz 

 

“Ya ruhumuz!!! Sevgiye, sevilmeye ihtiyacı olan ruhumuz bu koşuşturmalı suni yaşam içinde hastalıklı bir şekilde yok olup gidiyor.”

 

Sürekli kendi oluşumuzu erteleyip duruyoruz.

Hata yapmaktan korkuyoruz yanlış anlaşılmak istemiyoruz

Hata yapmadık peki, mutlu muyuz?

Bunun cevabı kendi iç yolculuğunuzda saklı

Ne dersiniz? Bugün kendinizi keşfettiğiniz gün olsun mu?

Kendi farkınızı ortaya koyun

Hiçbir bir konuda geç kaldığınızı düşünmeden hayallerinizi gerçekleştirecek olan kişinin yine kendiniz olduğunu keşfedin.

 

Sevgiyle kalın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim