- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Baba adam, Dede adam Necdet Ünüvar...

Talat Özyürek / Yazar
İnsanlar siyaset dünyasına girdiği andan itibaren bir yönüyle olumlu, bir yönüyle çok çirkin bir sorgulamaya tabi tutuluyorlar. Resmen MR cihazının içerisine girmiş oluyorlar. Kimisi bu sınavdan alnının akıyla çıkarken, kimisi için resmen bu süreç kâbus oluyor.
Ak Parti Adana Milletvekili Sayın Necdet Ünüvar’ın hayatını da, siyasete girmesi nedeniyle detaylıca öğrenme fırsatı bulmuş olduk.
İyi bir hekim olduğuna, devamında iyi bir akademisyen olduğuna, yaşamına rast gelen tüm insanlar şahitlik ediyorlar. Ak Parti’nin sağlık politikalarına yön veren aktörlerden birisi olması nedeniyle, fincancı katırlarının, hatta sürülerinin ürkmesine neden olan birçok kararda imzası olmasından dolayı, hayatının didik didik edildiği gerçeği ayan beyan ortada dururken, bürokratik ve siyaset hayatından evvelki hayatına dair en ufak bir leke rivayet olarak dahi gündemimize gelmedi.
Sağlık Bakanlığı gibi devasa bütçeli bir bakanlığın, 5 yıl Müsteşarlığını yaptığı dönemde ise artık menkıbe haline gelmiş yaşam hikâyelerinin bizzat öznesi olduğunu hepimiz biliyoruz. İki dönemdir sürdürdüğü Ak Parti Adana Milletvekilliği görevinde gösterdiği vakar ve ciddiyet onu ciddi bir siyaset markası yaptı. Hepimizi utandıran TBMM komisyonlarında var olan küfür ve kavgalar Necdet Ünüvar hocamızın başkanlığını yaptığı komisyonlarda çok şükür hiç olmadı. Muhalefetin saygı duyduğu bir siyasetçi ve ilim adamı olarak, TBMM’nin saygın bir üyesi haline geldi.
Tüm bu anlattıklarım 21 Mart 2015 tarihine kadar, Necdet Ünüvar hocamızın bana örnek teşkil eden kişiliğinin en önemli hasletleriydi artık değil. Necdet Ünüvar 21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü nedeniyle Milliyet gazetesine verdiği ve yazarlık yaptığım adanamedya.com haber portalının iktibas ettiği röportajında, şimdiye kadar benim hiç bilip duymadığım yaşamına ait bir gerçeği bizlerle paylaştı. Evvela o gerçeği sizlerle paylaşayım… Necdet Ünüvar açıklamasında;
“Eylül 2012’de Başbakanımızla birlikte bir program için Azerbaycan’a gitmiştik. Kızım Münevver, 5 buçuk aylık hamileydi. 4 yaşındaki torunum Zeynep’e kardeş bekliyorduk. Dönüş için tam uçağa binecekken eşim aradı; “Kötü bir haberim var. Münevver’in bebeği engelli doğacakmış” dedi.
Şoke oldum. Uçaktan iner inmez kızımın yanına gittim. Kızımın da kafası karışmıştı. Bir hekim olarak Down Sendromu’nu elbette biliyordum ama sendromlu bir çocukla nasıl yaşanır bilmiyorduk. Kızım, bebeğini aldırmak istemedi.
Daha uçaktayken aklıma bir şeyler gelmişti önce eşimle paylaştım. ‘Kendi torunumuzu evlatlık alıp, biz büyütelim’ dedim. Eşimin çok hoşuna gitti. Damadım ve kızıma açıldık, şiddetle reddettiler.
Derken 1 Ocak 2013 günü doğum oldu. Kesin tanıya rağmen içimizde belki sağlıklı doğar umudu vardı. Bebeğin kalp ameliyatı olması gerekiyordu ve yüzde 30 ölme riski vardı.
Bebeğimiz 1,5 aylıkken ağır bir ameliyat geçirdi ve 2,5 ay yoğun bakımda kaldı. Annesi ve babası, Hiranur adına karar verdiler. Zeynep ise kardeşi için hep, ‘Melek ne zaman eve gelecek?’ diyordu. Böylece adı Hiranur Melek oldu. Şu anda kardeşlerin iletişimi çok iyi.
‘İyi ki o kararı verdik’
İşte bu açıklama beni derinden etkiledi.
Kızının engelli çocuğu olacağı için kaygılanan bir baba, kızını mutlu etmek için kendi hayatını alt üst edecek zorlukta bir karar verip bebek yetiştirmeye razı bir müşfik yaklaşım. Ürettiği çözümle engelli torununa sahip çıkan merhamet abidesi bir Dede. Aynı zamanda İslami kaygıların vermiş olduğu vebal hissiyle, nefsine yenilmeyen bir Mütedeyyin Mümin portresi.
Kendimi sorguluyorum. Bir kız babası olarak başıma böyle bir şey gelse, ben aynı kararı verebilir miyim? Tüm makam, mevki, şan, şöhret, para, iş aşkını bırakıp mağdur bir çocuğa ömrümü feda edebilir miyim? Net bir cevap veremiyorum. Necdet Beyin tavrı karşısında insanlık adına, aşk adına, umut adına sevinç çığlıkları atarken, toplumsal kalitemiz ve bireysel muhasebem beni utandırıyor.
Eğer Necdet Beyin teklifine kızı evet demiş olsaydı, bugün Necdet Hoca, birçoğunun imrendiği vekillik ve komisyon başkanlığı koltuğun da, kendi isteğiyle oturmuyor olacaktı.
Necdet Ünüvar yaşadığı hayat boyunca kimileri için örnek bir hekim, kimileri için örnek bir akademisyen, kimileri için örnek bir bürokrat, kimileri için ise örnek bir siyasetçi olmuştur. Bu hasletleri 21 Mart 2015’e kadar benim de örneğim ve önceliğimdi ama artık değil.
Necdet Bey artık benim için örnek bir baba, örnek bir dede, örnek bir Mümin…
Sevgi Saygı Dua İle…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












