- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
Geçen hafta Bağdat valiliğini zorla ele geçiren Bekir Subaşı’nın hikâyesini anlatmıştım. İranlılarla işbirliği yapıp Bağdat valisini öldüren, şehrin muhafızlarından Yüzbaşı Mehmet’i ve oğullarını bir sandala doldurup Dicle’de diri diri yakan zorba. Peki Bekir Subaşı yatağında rahat rahat mı öldü? Yıllar önce Bekir Subaşı’nın zorbalıklarını ilk defa okuduğumda içimden hep dua etmiştim: “Allah’ın şu adam yatağında huzur içinde ölmesin” diye.
Bekir Subaşı’nın daveti üzerine Bağdat taraflarına kuvvet gönderen İran Şahı, Bekir Subaşı’nın Osmanlılarla anlaşarak şehri teslim etmekten vaz geçmesine rağmen Bağdat’a gelerek şehri kuşatmıştı.
Diyarbekir valisi Hafız Ahmet Paşa, Bekir Subaşı’yı ürkütmemek için şehre fazla sokulmuyor ve Mardin’de bekliyordu. Erzurum’da isyan bayrağını çeken Abaza Mehmed Paşa, yeniçerileri şehirden sürmüş ve hâkimiyet alanını genişletmek uğraşı içerisinde idi.
İranlılar’ın Bağdat kuşatması 3 ay sürmüş ve şehirde büyük bir kıtlık baş göstermişti. Şehirde yiyecek kalmadığı gibi sokaklardaki kedi ve köpekler bile tüketilmişti.
İran Şahı Abbas, Bekir Subaşı’nın oğlu Mehmet ile temasa geçerek kendisine Bağdat valiliği sözü vermişti. Buna inanan Mehmet, şehrin kapılarını gizlice açtırarak İran askerini şehre sokmuş ve Kızılbaş tacı giyip İranlıların Bağdat valisi olmuştu. Bekir Subaşı yakalanarak Şah Abbas’ın huzuruna getirildiğinde oğlu Mehmet, Şah Abbas’ın yanında oturmaktaydı. Şah Abbas, Bekir Subaşı’ya:
- “Niçin böyle yaman iş ettin?” diye sorunca:
- “Şahım yaman işi ben etmedim, bu veled-i zina etti” diyerek oğluna sin-kefli küfürler savurmuştu.
Bekir Subaşı’yı demir bir kafes içerisine koyup 7 gün boyunca korkunç işkence yaptılar. Bütün mallarını birer birer söylettiler. Bu işkence sırasında oğlu Mehmet de Şah Abbas’la birlikte şarap içerek işkenceleri seyir etmekteydi. Bütün servetini açığa çıkardıktan sonra Bekir Subaşı’yı bir kayığa koydular, üzerine petrol döküp Dicle’de diri diri yaktılar. Bekir Subaşı, aylar önce Yüzbaşı Mehmet ve oğullarını yaktığı gibi kendisi de diri diri yakılarak öldürüldü (Naʿimâ Tarihi, II, TTK, s. 532). Bağdat kadısı Nuri Efendi ve Cami-i Kebîr Hatîbi Mehmed Efendi, Şiiliği kabul etmedikleri için çeneleri delinerek işkence ile öldürüldüler.
Bağdat’ın ardından Musul ve Kerkük de İranlıların eline geçti. İranlı Karçıkay Han, Mardin taraflarını yağmalamak için gönderildi. Bağdat’ta İmam-ı a’zam Ebu Hanife ve Abdulkadir Geylanî türbeleri yağmalandı ve yakıldı.
Artık Bekir Subaşı’nın oğluna ihtiyaç kalmamış, şehir tam olarak ele geçirilmişti. Şah Abbas, “Kendi öz babasına böyle hayinlik eden adamın bana ne hayrı olacak” diyerek Derviş Mehmet’i Horasan’a sürgün etti.
Bağdat’ı ve Musul’u İranlılardan geri almak için Hafız Ahmed Paşa tam 9 ay uğraşmak zorunda kalacaktı. 30.000 kişilik bir kuvvetle Bağdat kuşatmasını kırmak üzere gelen Şah Abbas Osmanlılar karşısında bir başarı gösteremedi. Orduda yiyecek sıkıntısı son kerteye ulaşmıştı. Şah Abbas’la barış görüşmeleri sürerken asker ayaklandı. Bunu gören İran elçisi durumu Şah’a iletti ve sulh görüşmelerine giden Mustafa Çavuş eli boş dönmek zorunda kaldı. Asker 2 gün daha dayansa Bağdat sulh yoluyla alınmış olacaktı.
Bir hayinin düşmanla işbirliği içerisine girerek kendisini zorla vali tayin ettirmesi, arkasından oğlunun babasına ve vatana ihanet ederek düşman kuvvetlerine kapıları açması devletin başına büyük bir bela açtı. Bağdat, Musul, Kerkük gibi önemli şehirleri tekrar alabilmek için oluk gibi kan dökmek, binlerce şehit vermek zorunda kalındı.
Tarihimizin bu acı olaylarını unutmayalım. Unutmayalım ki bir şekilde tekrar yaşamayalım.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












