• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

BAHÇELİ VE DEMİRTAŞ’A UYARI…

28.11.2014 08:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

 

Şimdi bu da nereden çıktı demeyin.

Her iki şahsiyetin de birçok görüşlerine katılmıyor olmam, yaşadığım ülkenin etkin siyasetçileri olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bu ülkede yaşayan bir insan olarak bu siyasetçilerin ürettikleri düşünce ve faaliyetleri doğal olarak beni ilgilendirir ve yaşamımı da etkiler.

Henüz başbakanlığa alışmamış olan Sayın Davutoğlu : “Bahçeli’ye meydan okuyorum. Tunceli bu ülkenin bir parçası olarak kalacak. Siz Türkiye’ye hitap ediyor musunuz?  Söylediklerinizi Tunceli’de söyleyin cesaretiniz ve yüreğiniz varsa?  Dönün halka deyin ki  ‘O gün öldürülenler vatan hainidir’ deyin. Bakalım Tunceli’ye girebilecek misiniz?” diye garip bir beyanatta bulundu.

Sayın Bahçeli’de 28 Kasım’da – Bugün- Tunceli’de olacağını söyledi.

Şimdi, önce bir saptama; Eğer Sayın Bahçeli, Tunceli’ye giremiyorsa, bu kesinlikle iktidarın ne kadar beceriksiz ve ne kadar kontrolsüz olduğunu gösterir. İleri demokrasi de bunun kendilerine bir anlamı olabilir, ama gerçek demokrasilerde bu başbakan tarafından iktidarın bir acziyetidir.

İktidar, bazı bölgelerde acizdir ve bunu en yüksek ağızdan itiraf etmiştir.

Tespitime devam ediyorum; Sayın Bahçeli gitmeli mi gitmemeli mi? Be partisinin alacağı bir karardır. Ancak, bunu mahalle delikanlılığı dışında akıllıca yapması zorunludur.

Şimdi tahmin ve uyarım: Son altı yıllarda zaten cumhurbaşkanlığı makamını da sürdürmüş olan Erdoğan, ısrarla başbakanlık makamını da bırakmak istememektedir. Önceki gölge Cumhurbaşkanı yerine, şimdi de gölge başbakan var.

Erdoğan, Davutoğlu’nun Ak Parti’yi bir arada tutma becerisinin olmadığını çok çabuk gördü; - Veya zaten biliyordu ve bunun kamuoyunca da bilinmesini istedi – Bu nedenle zaman zaman Bakanlar Kurulu’na başkanlık etme düşüncesini dile getiriyor.

Son zamanlarda da ard arda yaptığı ve günden değiştiren açıklamaları, yasaklamaları göz önüne alındığında, kaosun AK Parti’ye yaradığını görmüştür. Halkın hassasiyetlerini kaşıyarak gündemde kalmasının bir amacı da şudur;

1 – AK Parti Tabanında Kürt oyları vardır ve bu tabanın BDP ile gönül köprüsü kurmasını engellemek. (Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş öne çıkmıştı.)

2 – AK parti’nin Alevi açılımı ile ilgili bir derdi yoktur ve olmamıştır. Etnik kaşıma ve Kaos, Erdoğan’ın gündem değiştirme adına sık sık sık başvurduğu yöntemdir.

3 – Kaygım şudur ki iktidarın hesabı, Sayın Bahçeli eğer Tunceli’de bir provakasyona uğrarsa, Hassas olan MHP tabanı da diğer illerde BDP’ye karşı duracaktır. Yani daha açık bir ifade ile Tunceli’de MHP’ye yapılacak bir provakasyon, BDP ile MHP tabanını karşı karşıya getirecek ve diğer bölgelerde huzursuzluğa neden olacaktır.

4 – Bu huzursuzluk da AK Parti’nin kendi seçmeninin kemikleşmesi için kullanılacaktır. Çünkü AK parti artık oyunu arttırma gibi bir sorunla değil muhafaza etme gibi bir sorunla karşı karşıyadır.

5- MHP, geçtiğimiz yıllarda – Sn Yılmaz Tankut Adana İl başkanı iken iyi anımsar – Mersin’de yakılan Türk Bayrağı’na karşı nasıl tuzağa düşmeyip soğunkanlılığını koruduysa yine korumalıdır.

6 – BDP’nin o gün sokağa çıkmayıp, MHP’yi sadece devletin kurumlarıyla baş başa bırakma ve MHP konvoyuna karşı sırtını dönme düşüncesinden söz edilmektedir. Bir nevi pasif protestodan söz ediliyor. MHP nasıl önlem alır bilmiyorum.

Bunlar tespit ve tahminlerimdir…

Bir kargaşa olmamasını bütün bu ülkeyi sevenler gibi ben de arzuluyorum.

Her iki lider de ülkem AK Parti’ye haklı bir gerekçe olmamaları adına sınav verecektir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim