- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bakanımız Sayın "Güldemet Sarı" ve bakmayanlarımız

Sedat MEMİLİ / Yazar
İmdi...
Şu Adanalı Bakan konusuyla ilgili yapılan açıklamaları dinledikçe ne düşüneceğimi bilemiyorum.
Sayın Fatma Güldemet Sarı’nın bakan olmasını öncelikle kutlayıp kutlamayacağımı bilemiyorum. Kutlama, görevin başlangıcında değil, sonunda yapılmalıdır.
Bu tespit ve görüşlerim kesinlikle Sayın Fatma Güldemet Sarı’nın şahsı ile ilgili değildir. Bakanımızın şahsında eleştirdiğim sistemdir.
Şimdi
1-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi aktif, hatta geçtiğimiz dönemden şaibeli, arsa mafyasının önünde bulunan bir bakanlığa Sayın Sarı’nın getirilmesi düşündürücüdür. Canavarların, haramilerin kol gezdiği bir bakanlığa Sayın Sarı gibi, hanımefendi, ağırbaşlı ve munis bir kişinin getirilmesi ne derece doğrudur bilemiyorum.
2- Zaten Sayın Sarı’nın bu bakanlığa, uysal ve sesini çıkarmayacak bir kişi olduğu için getirildiği görüşü ağır basmaktadır.
3-Sayın Sarı, Adana cadde sokaklarında gezerken asla böyle bir ilgiye mazhar değildi. O zaman kendisine gösterilen yoğun ilginin, şahsından değil bakanlık görevinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu tarz bana çok yapmacık geliyor. Sayın Sarı’nın bu yapmacık tavırlara güvenmemesini saygıya karşılarım.
4-Bir sıfatın varlık nedeni neyse yokluk nedeni de odur. Bakanlığının nedeni Sayın Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğu iddia edilen Sayın Sarı’nın yokluk nedeni de odur. O nedenle, halkına karşı değil, cumhurbaşkanına karşı sorumlu olmasını (onaylamam ama) anlayabilirim.
5- Şimdi, bir bakan Adanalı olunca Adana’ya ayrıcalık yapması beklentisine gelelim. Saçmalığın bu kadarına da pes doğrusu... Bir milletvekili seçilince sadece seçildiği bölgenin değil, Türkiye’nin milletvekilidir. Sadece seçildiği bölgeye hizmet etmesi hem yasal hem de vicdanen uygun değildir. Eğer Adanalı olmak bir bakanın Adana’ya hizmet etmesi gerektiğini gösteriyorsa o halde Adanalı olmayanların da Adana’ya hizmet etme zorunlulukları yoktur.
Sadece Adanalı olduğu için Sayın Sarı’dan hizmet beklemek, Adana’ya hizmet vermeyen bütün bakanların tavrını meşrulaştırmaktır.
6- Şahsen ben yoldan geçerken selam vermediğim – veya bana selam vermeyen - bir kişi bakan olduktan sonra makamında bir çiçekle beklemem. Ancak, ülkesine, milletine karşı sorumluluk içinde görev yapmasını beklerim.
7- Sayın Sarı’ya öylesine baskı yapıldı ki, şimdi Adana’ya bir yatırım yapılacağı zaman Sayın Sarı’nın 2 kat fazla düşünme zorunluluğu ortaya çıkıyor.
8- Şahsen ben Sayın Bakanımızı kutlamıyorum. (Öncelikle bilmeniz gereken şu, Sayın Sarı ile uzun süre komşuluk yaptım. Kendisi ve ailesini tanımaktan onur duyduğum kişilerdir.) Bakanlığını kutlamıyorum. Görev süresinin sonunda, yaptıklarını objektif olarak değerlendirip, kutlayıp kutlamayacağıma karar vereceğim.
Diyeceksiniz ki, “ister kutla, ister kutlama. Ne önemi var ki?”
Şunu bilesiniz ki, Sayın Fatma Güldemet Sarı, sizin yaranmak için söylediklerinizle değil, benim gibilerin tespitleri ve görüşleri ile tarihe geçecektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












