- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Baltacı Mehmet Paşa'nın Zaferi

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar
Tarihte büyük bir zafer kazanıp da cezalandırılan çok az komutan vardır. 1711 Prut Zaferi’ni kazandığı halde sürgün edilen Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa da bunlardan birisidir.
Baltacı Mehmet Paşa 18 Temmuz 1711’de Prut nehri bataklıklarında Rus Çarı I. Petro ve Çariçe Katerina’nın yönettiği Rus ordusunu kuşatmaya almıştı. 4 gün süren kuşatma sonunda Çar Petro için iki yol vardı: Ya “ölüm eri” olacak ve kuşatmayı yarıp çıkmayı deneyecekti. Ya da her türlü fedakârlığı yapıp Baltacı ile anlaşacaktı. Çar ikinci şıkkı seçti ve bütün şartları kabul edip anlaşmayı imzaladı.
Fırtınadan kurtulan insan karaya ayak basınca verdiği bütün sözleri unuttuğu gibi, Çar I. Petro da kurtulduktan sonra anlaşma şartlarına uymamakta ısrar etti. Bu durum anlaşmaya karşı olanlara büyük bir fırsat verdi. Anlaşmaya karşı olanların başında 5 yıldan beri Osmanlı topraklarında yaşayan İsveç kralı XII. Şarl vardı.
Ruslardan kaçarak mülteci olarak Osmanlılara sığınan XII. Şarl’ın mültecilik süresi çok uzayınca halk kendisine “Demirbaş Şarl” lakabını takmıştı. Anlaşma yapıldığını duyan Demirbaş Şarl, Sadrazamın çadırına gelmiş ve Ruslara güvenilemeyeceğini, Çar’ın yakalanarak İstanbul’a gönderilmesi gerektiğini öfkeli bir şekilde anlatmaya çalışmıştı. Baltacı ise, Yeniçerilerin bir “ölüm çıkışı” karşısında yeterli direnci göstereceklerinden emin değildi.
Baltacı Mehmet Paşa’nın Katerina’nın çadırına gitmesi gibi iddialar olayı “Kösem Sultan”laştırmaktan başka bir şey değildi. Baltacı’nın Çar’dan rüşvet aldığı da kanıtlanabilmiş değildir. Ancak yardımcısı Kethüda Osman Ağa’nın bu olaydan dolayı idam edilip malları müsadere edildiğinde, “Çariçenin bir yüzüğü ile Rus ve Saksonya damgalı 2.000 düka altını” çıkmıştı (Zinkeisen, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, 5, s.301). Baltacı, önce Midilli’ye sürgün edildi. Sonra Limni adasına geçirildi ve yaşı henüz 50’yi aşmış iken belki de üzüntüden dolayı burada vefat etti.
Baltacı, bu kadar büyük bir zaferi kaldırabilecek çapta bir devlet adamı değildi. Eline hiç ummadığı büyük bir fırsat geçmişti. Rus ordusunu son neferine kadar ortadan kaldırabilir Çarı ve Çariçeyi esir edebilirdi. Bu durum Rusya’nın bitmesi olmayacaktı. Ama bu kadar büyük bir şansı yakalamış kimsenin en azından daha sağlam şartlarda, daha gerçekçi bir anlaşma yapması beklenebilirdi.
III. Mehmet zamanında kazanılan en garip zaferlerden birisi olan Eğri (Haçova) Zaferi nasıl ki hiçbir fayda sağlamayan bir zafer ise Baltacı’nın Prut Zaferi de çok fayda sağlamayan bir zaferdir. Bu açıdan bakıldığında zaferi kazanca dönüştürmeyi beceremeyen Baltacı’nın, idamdan kurtulmuş olması bile onun için bir ödül olmuştur denilebilir.
Sözün özü: Zafer kazanan, zaferin meyvelerini toplamalıdır. Zaferden sonra askerî, siyasî, ekonomik ve psikolojik tedbirler alınmazsa dökülen kan, verilen can, harcanan milli kaynaklar heder olmuş demektir. Zafer kazanımlarla taçlandırılmadıkça gerçek bir zafer değildir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- 15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Bir Demokrasi Şehidi: Cavit Bey04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Sosyal Cinnet: Ankara Üniversitesi’nde 4 eczacı öldürüldü27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Bir Anı: Tatar Dostlarımla Bir Cuma Namazı20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Gabriel Noradunkyan Efendi13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- IV. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu'nun Ardında07 Haziran 2016 Salı 06:00
- “Amid” Adı Üzerine31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir23 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Bağdat’ta Bir Zorba: Bekir Subaşı16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:54
- Bozok sempozyumu'nun ardından12 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












