- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Barış bombalandı hem de Ankara'da

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Barış Mitingine katılacak kitle, Ankara Garı önündeki meydanda toplandı. Günler öncesinden İdari Makamlardan izin alındı. Mitingin selameti için yapılacaklara yardımcı olundu. Devlet toplantı yerinin ve gelenlerin güvenliğini sağlamak, olacak hastalara ulaşmak için kalabalıkta koridorlar açacak, gelenleri üst-eşya taramasından geçirecek, olabilecek saldırılar için önlem alacaktı. Bu her zaman böyledir.
Böyledir de Suruç’ta canlı bomba kalabalığın içinde patladı ve beraberinde 32 kişi şehit düştü. Bu yetmedi, Haziran seçimlerinde HDP’nin Diyarbakır Mitinginde yine bomba patladı ve 4 kişi şehit oldu.
Daha önce, Reyhanlı’da bomba patlamış insanlarımız şehit olmuşlardı. Bu olaylar hakkında yayın yasağı getirildi. İşin sonu nereye vardı, kimsenin bildiği, açıkladığı yok. İnsanlar kör ve sağır bırakılmakta, olayın unutulması istenmektedir.
Her olayı, daha ağır olan bir başka olay izlemektedir.
*
10 Ekim 2015 tarihinde yapılacak EMEK-BERIŞ-DEMOKRASİ MİTİNGİ için Türkiye’nin her bir yanından insanlar, iç ve dış çatışmayı sonlandırmak amacıyla Ankara’da Sıhhiye Meydanında büyük bir toplantı tertiplediler. Katılımcılar Ankara Garının önünde toplanıp, yürüyüş kolunda saat 10.00 da Sıhhiye Meydanına akacaklardı. Yoğun kalabalık ortamında saat 09.00 peş-peşe iki bomba patladı ve Ortalık can pazarına, savaş meydanına döndü. Olay yerinde 60 kişi hemen vefat etti, diğer ağır yaralılarla 128 kişi şehit oldu ve yüzlercesi yaralandı. Yaralılardan vefat edecekler bu sayıya dâhil değil.
Olayın paniği içinde toplumda bir dağılma oldu. Sivil polisler görülmedi, üniformalı-techizatlı olanlar uzakta kaldı. Krizi yönetmek konusunda bir kargaşa yaşanıyor: Ambulanslardan önce zırhlı asayiş arabaları geliyor. Kimi katılımcı ve paniklemiş insanlara gaz sıkıyor, kimi su sıkıyor, bazısı ambulansların gelmesine engel oluyor.
Herkes bildiğini ve gördüğünü söylüyor. Bunun için de şayia artıyor. Bir yetkili meydana çıkıp sakinleştirici bir konuşma-açıklama yapmıyor. Hastaneler böylesine kalabalık bir toplantının hasta ve yaralılarını karşılamak için önceden hazırlanmıyor. Ancak, kısa zamanda sağlık ekibinin toplandığı ifade ediliyor. İyi, güzel de, bu ekibin önceden hazır beklemesi ve iş selamete erince serbest bırakılması gerekirdi. Bir diğeri, kan anonsları. Allah aşkına, hastane önünde kan grupları sayılarak acil ihtiyaç anons ediliyor ve diğer yandan Kızılay yeterli kan stokunun olduğunu bildiriyor. Yetersiz bir durum ve koordinasyon yokluğu. Sağlık Bakanı(Dr. Mehmet Müezzinoğlu) açıklamasında, olay yerinde ölenleri söylüyor, bir kısmının ameliyathanede ve yoğun bakımda bulunduklarını bildiriyor. Yani toplam vefat sayısını bildirmekten kaçınıyor, bu da güvensizlik yaratıyor. Nitekim bildirilen vefat sayıları ile resmen açıklanmış sayılar arasında çok fark vardır.
Sağlık, İç İşleri, Adalet Bakanları ortak bir toplantı yaptılar. İçişleri Bakanı (Selami Altınok) emniyet ve istihbarat yetmezliğini olmadığını, Gar önünde polis kontrol barikatının bulunmadığını, ancak Sıhhiye Meydanında polis kontrolünün yapıldığını söyledi. Bu büyük bir açığa işaret etti. Bunun üzerine bir gazeteci istifa edip- etmeyeceğini söyledi. İçişleri Bakanı, asayiş yetmezliğin olmadığını söyleyerek soruyu geçiştirdi. Bu soru sorulurken Adalet Bakanı (Kenan İpek), müstehzi bir eda ile gülüyordu. Bu tablo izleyenlerin kalbine dokundu ve tepkiler yağdı.
Cenazelere kimlik tespiti yapıldı, tabutlandı ve Sıhhiye Meydanında Şehitleri Anma ve Uğurlama Merasimi yapıldı. Meydanda gözyaşı, öfke ve kırık umutlar vardı. Birlik ve dayanışma vurgulandı.
*
Ankara’da Barışın Bombalandığı gün, PKK-KCK tek taraflı eylemsizlik ilan etmişti. Buna rağmen bomba patladı, Doğuda ilçe merkezlerinde sokağa çıkma yasağı ve çatışmalar devam ediyordu. Türkiye’nin savaş uçakları Kandili bombalıyordu. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan tek taraflı eylemsizlik açıklamaları için “karnımız bu laflara tok” diyordu.
Türkiye sathında HDP mensupları başta olmak üzere siyasi tutuklamalar devam ediyor. Demirtaş, bu olayda devleti suçlamakta ve Başbakan liderlere yaptığı görüşme çağrısını Selahattin Demirtaş’a yapmadığını açıklıyordu. Devlet Bahçeli, görüşmeyi ret etti ve sadece Davutoğlu-Kılıçdaroğlu görüştüler. Kılıçdaroğlu, birçok istekleri yanında, Demirtaş’ın dışlanmamasını, Adalet ve İçişleri Bakanlarının istifasını istemişti. Bunlardan bir sonuç alınmadı. Devlet, üç günlük yas ilan etti.
Bu hayın, tuzak, toplumu bölme amaçlı bombalama neticesi ölü canlar (cenazeler), kırk il merkezine dağıldı. Buralarda da cenazeleri karşılama, defin etme, anma merasimlerinde konuşmalar yapılmaktadır.
Bu kara ve kanlı gün, nasıl aydınlanacak görelim. Bu da geçer… Umudumuz yarına…
Vefat edenlere Allahtan rahmet, yarlılara şifalar, ailelere ve hepimize sabırlar diliyorum.
Unutmayalım ki “söz dokuz boğumdur”. Söyleneni kulak işitsin.
*
ANKARA BARIŞ ŞEHİTLERİNE AĞIT
Türkiye’yi kurduk, hep beraberdik, can ile kan ile
Mustafa Kemal Ankara’ya ilk gelende
Seğmenler ona “hoş geldin” demişti
Gar önünde, işte bu meydanda
“Yurtta barış, cihanda barış” demişti herkese
Barış istedik Mustafa Kemalin Türkiye’sinde
Şimdi etrafımızda ateş çemberi ve içerde kol gezer ölüm
İtirazımız vardır mevcut düzene, kardeş çatışmasına
Hep birlikte, kardeşçe ve demokrasi içinde
Sesimizle, rengimizle var olmaktır dileğimiz, ülkemizde
Kopup geldik her birimiz Anadolu’nun bir yanından
Sanırsın kuvva-i milliye, kuvva-i cumhuriye,
Dört bir yanda rağbet var hasret var akın var demokrasiye
Halk biziz, haklı biziz, sesimiz Hakkın sesi, özgürlük emelimiz
Emperyale karşı var oldu ülkemiz, başkasına asker değiliz
Türkiye’nin dört bir yanından ırmaklar aktı Ankara deryasına
Hıyanet bombasıyla Gar Meydanı döndü kan deryasına
Bedenimizin parçaları dağıldı dört bir yana
Bir sevgili düştü bu yana, öteki öbür yana
Kalbim çarpıyor hala ölü canlar arasında
Ölüm bizim, hak bizim, ülke bizim, halk bizim
Ben ölmüşüm ne gam, gelen evlatlar bizim
Kesilmez hak ve hürriyet avazım
Ben halkım, ben hakkım, zalime olmaz minnetim
İki bombalı hayın elinden yüz otuz can
Barış ve Özgürlük Meydanında
Ankara Garında 10 Ekim 2015 yılında
“Bizler gider olduk, kalanlara selam olsun!”
Yol açık, yürek açık, alın açık, yolcuyuz, kardaşız, haklıyız
Zalim ve münkir idare düşecek, yarınlar bizim olacak
Selam size dostlarım selam size!
Dr.Ömer Uluçay, 12 Ekim 2015
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












