Başarılı Operasyon...

Konuşma metni genel hatlarıyla doğal olarak Başkanın meselelere bakışını, hayat felsefesini, ideolojik tutumunu yansıtıyor. Aktüel Hukuki tartışmalara ayırdığı bölümlerde ciddi bir sıkıntı görünmüyor. Hatta benim beklentilerimin çok üstünde objektif bir metin kaleme alınmış. Başbakanı şiir okuması nedeniyle hapse atılmasına vurgu yapması şık olmuş. Son yılların ve 17 Aralık sonrası zuhur eden Hukuki tartışmaların hemen hemen hepsine vurgu yapması giydiği cübbenin gereğidir.
Tüm olumlu tepkileri bertaraf edecek bazı unsurlar da söz konusu. Uzun konuşması eleştirilebilir ancak Hukukun bu kadar acze düştüğü bir ortamda süreyi aşmasını çok yadırgamıyorum. Şeksiz şüphesiz yadırgadığım konu Van Depremi meselesini dillendirmesidir. Bu durum hakkın kötüye kullanımıdır. Ayrıca kasaba politikası mesabesinde bir davranış olmuştur.
Devasa konuların işlendiği bir konuşma metnine , Van depremiyle alakalı sübjektif bir değerlendirmeyi kaynak yapmak konuşmasını gölgelemiştir. Velev ki Van depremiyle alakalı söylemi doğru olsa bile, orada bu konuyu açması çok sıradan olmuştur. Ne gerek vardı? AYM başkanı Haşim KILIÇ’ın gömlek değiştirme vurgusu nasıl ki manifesto niteliğinde olan konuşmasını gölgelediyse, Van meselesi de bu konuşmayı gölgelemiştir. Hatta kıyas edilmeyecek derce de kötü olmuştur.
Bu konu ayrıca Başbakana fırsat veren bir argüman olmuştur. Krizi FEYZİOĞLU müthiş yönetmiştir. Usulü dairesince kendisini ezdirmemiş, Başbakana da gereken cevabı vermiştir. Sinir harbi noktasında usta olduğunu ispatlamıştır.
Başbakan cephesi..
Bir saat boyunca FEYZİOĞLU'nu dinleyen Başbakanın , konuşmanın son 3 dakikasında vermiş olduğu tepkinin bilinçli, şuurlu ve kafasında planlanmış olduğu kanaatindeyim. Metin FEYZİOĞLU’nun konuşma metni dikkatlice incelendiğinde ,İktidara karşı bir çok konuda ciddi eleştiriler getirdiğini göreceğiz.
TBB Başkanının İktidarı sıkı bir eleştiriye tabi tutacağını tahmin etmek içim ortalama bir zeka yeterlidir. Başbakan daha evvelden tahmin ettiğinden midir? yoksa konuşma esnasında zekasını kullanarak mı planladı bilmiyorum ama parlak zeka ürünü bir çıkış yaparak aynı anda birkaç kuşu değil sürüyü vurmayı başardı Başbakan.
Başbakanın çıkışı tamamen iç politikaya yönelik bir taktik olduğunu düşünüyorum. Gerginlik ve fırça siyasetinin yüzde elli üzerinde olumlu etkisini iyi bilen Başbakan, yine aynı taktiği denedi. Bu durum tabi ki Cumhurbaşkanlığı seçimine de yöneliktir. Mevcut yüzde elliyi radikalleştirme yolunda Danıştay krizi önemli katkı yapacaktır. Bu durum safların daha sıklaşmasına neden olacaktır.
Tezimin en güçlü verisi Başbakanın programıdır. Danıştay toplantısından sonra Afyonda Milletvekilleri ve Ak Parti üst yetkililerine hitap edecek olması, Başbakanın kurgusunu ortaya çıkarıyor. FEYZİOĞLU’nu fırçalayan, Cumhurbaşkanını astı haline getirip Afyona geçen Başbakan ciddi bir sosyal mühendislik projesine imza atmıştır.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Abdullah GÜL'ün hiç bir fonksiyonunun olmadığını, yegane karar vericinin kendisinin olduğunu, Hiyerarşinin kağıt üzerinde kaldığını, Abdullah GÜL ile kapaılı kapılar ardında yapılan görüşmelerde karar vericinin kendisinin olduğunu, vermiş olduğu karalarda GÜL'ün hiç bir dahlinin olamayacağını ve verdiği kararlar da Abdullah GÜL'ün sadece onaya yetkisinin olduğunu Dünya aleme ilan etmiş oldu.
Sinirli olduğunu bildiğimiz Başbakanın böylesi önemli bir gerilimin sonunda Afyon da esprilerle süslü bir konuşma yapması bence mizanseni ortaya koyuyor. Meseleye bu açıdan baktığımız vakit hiç şüphesiz bu gerilimin yegane karlısı Sayın Başbakan olmuştur.
Kaybeden Cumhurbaşkanı …
Sayın Cumhurbaşkanı resmen operasyonu yemiştir. Barolar Birliği Başkanını edepsizlikle suçlayan Başbakan, aynı anda Devlet adabını hiçe sayarak yaş olarak ta, baş olarak ta büyüğü olan Cumhurbaşkanını hiçe saymıştır. Cumhurbaşkanını hiçbir telkin ve tavsiyesi Başbakana işlememiştir. Orada bulunan Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ Başbakana rağmen olay çıkarıp, toplantıyı terk etmesi Başbakana yapılmış bir ayıpsa ve kabul edilmezse, Başbakanın Cumhurbaşkanına yaptığı da aynı durumdur.
Cumhurbaşkanının, Başbakanın arkasından gidip salonu terk etmesi kendisini bitirmiştir. Tutumu akıl ile izah edilemez. Bu durum Abdullah GÜL’ü psikolojik olarak ,halk nezdinde gözden düşürecektir. Aynı zamanda önümüzdeki Cumhurbaşkanlığını seçiminde Ak Parti nezdinde R. Tayyip ERDOĞAN tek isim olmuştur.
Ak Parti tabanı dışında, Ak Partili olmayan çevreler de ciddi sempatisi ve itibarı olan Sayın Abdullah GÜL ,bu operasyon sonucunda tüm kazanımlarını kaybetmiştir. Patron belli olmuştur. Abdullah GÜL bundan sonra ,rakamsal olarak ikinci adam olabilir ama algı itibariyle artık ikinci dahi olamaz.
Operasyon başarılıdır. Sayın Başbakan hünerini birkere daha ispat etmiştir.
Alkışlamak lazım…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












